AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üç yıldan fazla bir süre Selam Örgütü adı altında Mavi Marmara şehitlerinin ailelerinin telefonlarının dinlendiğini belirterek, 'Şu açaklığa bakar mısınız, şu ihanete bakar mısınız. Sizden bunları dinlemenizi, takip etmenizi kim istedi? Ne adına dinlediniz, neye hizmet etmek için dinlediniz' dedi. Erdoğan, partisinin, Burdur ve Uşak mitinglerinde, konuştu. Çok ciddi bir saldırıyla karşı karşıya olduklarını dile getiren Erdoğan, 'Bu saldırı Türkiye'nin istiklaline, Türkiye'nin bağımsızlığına yapılıyor' diye konuştu.
SAVCI İHANETE KAYITSIZ
Binlerce kişinin dinlendiğinin ortaya çıktığını hatırlatan Erdoğan, 'Savcıya soruyorum, 'Sen hangi ülke adına dinlemeleri yaptın', polise de soruyorum, tabii polis derken tüm polisleri kastetmiyorum, bu işi yapanları kastediyorum, o dinlemeleri, sen hangi ülke adına yaptın, benim ülkemin en mahrem bilgileri başka ülkelerin adına çalışan casuslar tarafından dinleniyor, servis ediliyor ve bu ülkenin savcısı hakimi hala buna kayıtsız kalıyor. Yanıma polis olarak gelen bizim yetiştirdiğimiz emniyet müdürü, ofisimin en mahrem yerine böcek yerleştiriyor ve beni dinliyor' dedi.
TABANDAKİLER SAMİMİ
Başbakan Erdoğan, 'O paralel yapının mensubu olan, tabandaki, samimi, halis çok insan var. Zekatını veriyor, bunlara veriyor. Ne diye? 'Çocuklarımızı yetiştiriyorlar, samimiler, dinimizi öğretiyorlar'. Bunlara böyle inandılar ama öyle çıkmadı. Bu yapının tabanındaki kardeşlerimin bu ihaneti, Türkiye'nin sırtına saplanmak istenen bu hançeri artık görmelerini rica ediyorum.' şeklinde konuştu. MHP tabanına da seslenen Erdoğan, 'MHP bu kirli komplonun aracı olmamalıdır. MHP susamaz. Bu ihanete karşı sessiz kalamaz' dedi.
MENDERES'E YAPILANAN AYNISI
54 yıl önce 27 Mayıs öncesinde ve sonrasında ne yapıldıysa aynı senaryonun AK Parti'ye karşı uygulanmaya çalışıldığını ifade eden Erdoğan, 'O gün hangi manşetler atıldıysa aynı manşetler atılıyor. O gün merhum Menderes ve arkadaşlarına hangi iftiralar atıldıysa bugün de montaj ses kayıtlarıyla aynı iftiralar atılıyor, o gün nasıl sokaklar hareketlendirildiyse gençler sokaklara döküldüyse vandallık nasıl körüklendiyse bugün de tıpatıp aynısı yapılmak isteniyor' dedi.
Siyaset istiyorsan gel ülkende yap
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'Ey hoca, eğer bir yanlışın yoksa Pensilvanya'da durma. Senin vatanın Türkiye ise buyur Türkiye'ye, vatanına gel. Siyaset de yapacaksan çık meydanlarda siyaset yap ama bu ülkeyi karıştırma, huzurunu bozma. Ulusal güvenliğimizi tehdide yönelik birçok provakatif eylemlerin içinde bulunma' dedi.
ELİNE MONTAJ VERDİLER
Kılıçdaroğlu'nun iftiralara devam ettiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: 'Şimdi bu iftiralarla ilgili de arka arkaya mahkemeler açılacak. Çok mahkemeler açılacak. Yasaların içerisinde. Bu bir defa ayağa kalkamayacak. O mecali dahi kendinde bulamayacak. Bunların hiçbirinden ders almadı. Şimdi de Okyanus ötesinden CHP'nin Hocası bu Genel Müdür'ün eline bir montaj ses kaydı verdi. Evet. Önceki rezaletlerden ders alamayan Genel Müdür şimdi de eline tutuşturulan bu montajla işi idare etmeye çalışıyor. Çünkü bu senaryoda Hocası ona bu görevi verdi. 'Sen belge sallayacaksın' dedi. 'Biz buradan montaj yapacağız sen gideceksin grup toplantılarında, meydanlarda bizim montajlarımızı anlatacaksın' dedi.'
YANLIŞIN YOKSA DURMA
Başbakan, 'Ey hoca, eğer bir yanlışın yoksa Pensilvanya'da durma. Ulusal güvenliğimizi tehdide yönelik birçok provokatif eylemlerin içerisinde bulunma. Şimdi okyanus ötesindeki hocayla CHP genel müdürü, el ele, kol kola şu anda Türkiye'yi bir kaosa sürüklemenin gayretindeler' dedi.
Devlet okulu size yeter
Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Geçen gün, bu paralel yapının bir gazetesi var. Böyle dayatmayla, zorla satarlar. Dayatmayla, 'dershaneye üye olacaksın gazete almak mecburiyetindesin' derler. Öyle değil mi? Ben size bir şey söyleyeceğim. Bırakın bunların dershanelerini, bırakın bunların okullarını falan. 'Bize devletin okulları yeter' deyin, biz size her türlü hizmeti vereceğiz. Hafta sonlarında anne baba eğer yavrusuna takviye istiyorsa hafta sonlarında da takviye dersler vereceğiz. Ücretsiz. Takviye dersine giren öğretmenlerimiz bedellerini alacaklar. Bunlara milletçe ders verilmesi gerekiyor.'
Neden medet umuyorlar
Erdoğan, 'Bir tane gazete, sosyal medya çıkmış bugün bir haber yapmış duydunuz mu? Ben yoğun bakımdaymışım. Duymadınız mı? İşte yoğun bakımda buraya geldim' ifadelerini kullandı. Dün Milli Güvenlik Kurulu'nda olduğunu hatırlatan Erdoğan, 'Hemen bir yoğun bakıma soktular beni. Yoğun bakımdan çıktım, şimdi buradayım. Buradan da Uşak'a gidiyorum. Uşak'ta da aynı şekilde bekliyor beni vatandaşlarım. Artık nelerden medet umuyorlar. Ya montaj ya iftira işte ya öldürecekler ya kaldıracaklar kendilerine göre. Allah'ın verdiği canı kimse Allah'tan başka alamaz, bunu biliniz' diye konuştu.
'Paralel'e Risale Dersi'
Alanda, 'Bedüizzaman'dan 'Paralel'e Risale Dersi' başlıklı bir pankart da yer aldı. Said-i Nursi'nin Hutbe-i Şamiyye'den sözlerinin aktarıldığı pankartta, 'Şimdi cemiyetimiz, bir hükümet-i meşruadır. Hükümet içinde hükümetin zararı görüldü. Seviye-i irfan bir olmadığından fırkalarda husumet, tasasup ve taraftarlık intac eder. Tabii o kuvveti istimal ile siyasete karışacak ve umumi idarede herkesce lezzetli olan tahakkümatı yapacak, sahib-i ağraza müsaid bir zemin olur. Binaenaleyh, bizdeki fırkaları şimdiki hal ile devamı gayet muzırdır. Lakin bir şirkete veya münevverü-l fikir ve bitaraf mabeyninde tenkidat-ı siyasetten veya ehl-i ilim mabeyninde nasihat ve irşaddan menfaat olabilir. Şimdiki hükümet-i meşruamız asıl büyük cemiyettir.. (Hutbe-i Şamiye 98..s) Başbakanımızı ziyaret eden Bediüzzaman'ın talebeleriyle gurur duyuyoruz' ifadeleri kullanıldı.