Sıcaklarla birlikte el-ayak-ağız hastalığı da yayılmaya başladı. Özellikle çocuklar arasında hızla yayılan bu hastalığın en büyük kaynaklarından biri ise ortak kullanılan yüzme havuzları. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca, hastalığın genellikle Coxsackie A16 ve Enterovirüs 71 virüslerinden kaynaklandığını belirtti. Arıca, “Son günlerde acil servislere bu hastalık şikayetiyle başvurularda artış yaşanıyor. Özellikle yüzme havuzlarında bulaş riski son derece yüksek” diyerek uyarıda bulundu.
HALKA AÇIK HAVUZLARA DİKKAT
Hastalığın bulaşıcılığının yüksek olduğunu belirten Arıca, “Virüs, ağız içi, el ve ayakta döküntülerle kendini gösteriyor. Tükürük, burun akıntısı, dışkı ve döküntü temasıyla kolayca bulaşıyor. Havuzlar, oyuncaklar, masa-sandalyeler, kapı kolları gibi yüzeyler virüsün yayılmasına zemin hazırlıyor” dedi. Arıca, “Özellikle çocukların yoğun bulunduğu halka açık havuzlar risk taşıyor. Enfekte bir çocuğun havuza girmesiyle virüs suya geçiyor ve diğer çocukların ağız, burun veya göz yoluyla vücuda girmesi kolaylaşıyor” diyerek aileleri uyardı.
VAKA SAYISI HER YIL ARTIYOR
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl dünya genelinde 15-20 milyon vaka bildiriliyor. Arıca, “Çin, Hindistan, Vietnam gibi ülkelerde dönem dönem salgınlar yaşandı. Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2023 yılında yaklaşık 7 bin, 2024'te ise 12 bine yakın vaka kaydedildi” diye konuştu. En fazla vakanın İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyükşehirlerde görüldüğünü aktardı.
HİJYEN KURALLARI AKSATILMAMALI
Hastalığın çoğu zaman hafif seyrettiğini belirten Arıca, Enterovirüs 71 virüsünün bazı durumlarda merkezi sinir sistemini etkileyebileceğine dikkat çekti: “Bu durumda menenjit, ensefalit ya da kalp kası iltihabı gibi ciddi komplikasyonlar görülebilir. Döküntü geçene kadar çocukların en az 7-10 gün havuza girmemesi gerekiyor. Havuz işletmeleri ise klorlama ve hijyen kontrollerini aksatmamalı.”
BELİRTİLER CİDDİYE ALINMALI
Hastalığın genellikle ateş, boğaz ağrısı ve iştahsızlıkla başladığını söyleyen Arıca, ağızda aft benzeri yaralar ve el-ayak tabanında döküntülerin görüldüğünü belirtti. “Ateşin iki günden fazla sürmesi, bilinç değişikliği, havale, şiddetli halsizlik, kas ağrısı, solunum sıkıntısı gibi durumlar acil tıbbi müdahale gerektirir. Aileler bu belirtileri ciddiye almalı” ifadelerini kullandı.