Yargılamaların uzamasına neden olan idari ve teknik sorunlara karşı yeni takip modeli devreye alınacak. Hâkimler ve Savcılar Kurulu’ndaki (HSK) tetkik hâkimleri adliyelerle eşleştirilecek. Geciken dosyanın hangi aşamada ve neden beklediği tek tek izlenecek. Tebligat, bilirkişi raporu, keşif veya başka kurumlardan beklenen belgeler nedeniyle tıkanan süreçler için ilgili kurumlar aynı masada buluşturulacak. Sonuçlandırılabilecek hiçbir dosyanın takip eksikliği nedeniyle beklememesi sağlanacak.
HSK yargılamaların makul sürede tamamlanması için yeni çalışma modelini hayata geçiriyor. HSK Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu, İstanbul’da düzenlenen ‘Yargının Etkinliği İzleme ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, yargı süreçlerindeki gecikmelerin sistematik biçimde ortadan kaldırılmasına yönelik yeni dönemin yol haritasını anlattı.
Yeni modelde bir dosyanın kaç yıldır sürdüğüne bakmakla yetinilmeyecek. Dosyanın hangi aşamada beklediği, hangi işlemin yapılamadığı, sorunun çözümünün hangi kurum veya kişinin elinde bulunduğu ve aynı sorunun yeniden yaşanmaması için alınması gereken önlemler belirlenecek. Kuloğlu, yeni yaklaşımı, “Süreç yönetimi, süreç organizasyonu, kurumlar arası koordinasyon ve sonuç alınıncaya kadar sürdürülen etkin takip” sözleriyle özetledi.
HER ADLİYEYE TETKİK HÂKİMİ
Yeni sistemin önemli ayaklarından biri HSK ile adliyeler arasında doğrudan bağlantı kurulması olacak. HSK’da görev yapan tetkik hâkimleri adalet komisyonları ve Cumhuriyet başsavcılıklarıyla eşleştirildi. Tetkik hâkimleri sorumlu oldukları adliyelerde karşılaşılan sorunları takip edecek, gerektiğinde Adalet Bakanlığının ilgili birimleri ve diğer kamu kurumlarıyla koordinasyon kurulmasına katkı sağlayacak.
Sahada ise adalet komisyonu başkanları ile Cumhuriyet başsavcıları sürecin temel aktörleri olacak. Gecikmeye yol açan nokta tespit edilecek, ilgili hâkim veya Cumhuriyet savcısıyla değerlendirilecek ve sorunun çözümünde görev alması gereken kurum belirlenecek.
İhtiyaç halinde üniversiteler, valilikler, belediyeler, tapu müdürlükleri ve diğer kamu kurumlarının temsilcileriyle yargı mensupları bir araya getirilecek. Böylece başka bir kurumdan beklenen bilgi veya işlem nedeniyle ilerlemeyen dosyalardaki sorunun doğrudan muhatabıyla çözülmesi amaçlanıyor.
Kuloğlu, sistemin hâkimin vereceği karara veya yargısal takdir yetkisine müdahale etmeyeceğinin altını çizerek, “Biz, kararın ne olacağıyla değil; karar verilebilmesinin önündeki idari, teknik ve kurumsal engellerin nasıl kaldırılacağıyla ilgileniyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
TEBLİGATTAN BİLİRKİŞİYE ENGELLER KALDIRILACAK
HSK’nın üzerinde durduğu başlıklardan biri de davaların mevzuattan bağımsız nedenlerle uzaması. Yapılamayan tebligatlar, geciken bilirkişi raporları, gerçekleştirilemeyen keşifler, yerine getirilmeyen talimatlar veya başka kurumlardan alınamayan bilgi ve belgeler dosyanın ilerlemesinin önündeki engeller arasında sıralandı.
Kuloğlu, bu nedenle gecikmenin yalnızca süresinin değil sebebinin de ölçülmesi gerektiğini vurguladı:
“Bir dosyanın yalnızca ne kadar süredir devam ettiğini bilmek yeterli değildir. Neden devam ettiğini de bilmemiz gerekir. Dosya hangi aşamada bekliyor? Hangi işlem yapılamıyor? Sorunun çözümü kimin elinde bulunuyor? Benzer gecikmelerin tekrar yaşanmaması için hangi tedbirin alınması gerekiyor? Ölçemediğimiz gecikmeyi yönetemeyiz; sebebini belirleyemediğimiz gecikmeyi ise ortadan kaldıramayız.”
HELİKOPTERLE KEŞİF, YURT DIŞINA YAKIN TAKİP
Yeni çalışma modelinin örneklerinden biri “Sıfır Kadastro Dosyası” çalışması oldu. Yıllarca, bazıları onlarca yıl devam eden kadastro dosyaları tek tek incelendi. Her dosyanın neden sonuçlandırılamadığı ve hangi ihtiyacın karşılanması gerektiği belirlendi.
Ulaşılması güç bölgelerde yapılması gereken keşifler için gerektiğinde kamuya ait helikopterler dahil ulaşım imkânları devreye sokuldu. Yıllardır gerçekleştirilemeyen yurt dışı tebligatlarında ise Adalet Bakanlığının ilgili birimleri ve adalet müşavirleri sürece dahil edildi. Kuloğlu, “Sorun yalnızca yazıyla sorulmadı, işlem sonuçlanıncaya kadar takip edildi. Neticede yıllarca devam eden ve neredeyse çözülemez olduğu düşünülen dosyaların karara bağlanabildiğini gördük” ifadelerini kullandı.
HEDEF ‘SIFIR GECİKMELİ YARGI’
Yeni dönemin ana hedefi ise “Sıfır Gecikmeli Yargı” olarak belirlendi. Bu hedef, bütün dava ve soruşturmaların aynı sürede tamamlanması anlamına gelmeyecek. Dosyanın niteliği, taraf ve delil sayısı gibi unsurlar dikkate alınacak ancak çözülebilecek bir idari sorun nedeniyle dosyanın beklemesine izin verilmemesi amaçlanacak.
Kuloğlu hedefi şöyle açıkladı:
“Amacımız, sebepsiz yere bekleyen, takip eksikliği nedeniyle uzayan, organizasyon yetersizliği yüzünden ilerlemeyen ve çözümü mümkün olduğu hâlde çözümsüz bırakılan hiçbir dosyanın kalmamasıdır.”
Alo Adalet 135 Hattı ile Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları da bu sistemin parçaları olarak kullanılacak. Gelen bildirimler ve sahadan tespit edilen sorunlar üzerinden gecikmenin nedeni belirlenecek ve çözüm sonuçlanıncaya kadar takip edilecek.
ATAMALARDA HİZMET PUANI
Yargı süreçlerinin hızlandırılması çalışmalarına personel politikası da eşlik edecek. HSK Genel Kurulunca kabul edilen yeni sistem kapsamında görev yerlerinin çalışma koşulları ve zorluk derecesi, hâkim ve savcıların görev yapma isteği ile hizmet süreleri esas alınarak hizmet puanı oluşturulacak. Atamaların hizmet puanına göre daha şeffaf ve tutarlı yapılması, yargı mensuplarının görev yerlerindeki memnuniyet ve motivasyonunun artırılması hedefleniyor.
Kuloğlu, gecikmelerin sistematik biçimde sona erdirilmesini hedeflediklerini belirterek, “Olağan dışı hâle gelmiş sorunlar, alışılmış ve olağan yöntemlerle çözülemez. Biz de hukukun sınırları içinde aklın, teknolojinin, güçlü koordinasyonun ve kararlı takibin bütün imkânlarını harekete geçirmek zorundayız. Çünkü hedefimiz yalnızca geciken dosyaları sonuçlandırmak değil, gecikmeyi sistematik olarak sona erdirmektir” dedi.