Darbecilerin yargı önüne çıkarıldığı Ankara Adliyesi, 12 Eylül döneminde idamla edilerek ya da işkence ile öldürülen gençlerin ailelerin akınına uğradı. 12 Eylül 1980 darbesinin ertesi günü oğlu Cemil Kırbayır'ı kaybeden 104 yaşındaki Berfo Kırbayır da, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın gelmediği mahkemeye ambulansla getirildi. 'Berfo Ana' ismiyle tanınan Kırbayır, davaya destek olmak için geldiğini belirterek, Kenan Evren'e şöyle seslendi: "Hiç mi korkmadın? Hangi Müslüman bunu bir başka Müslümana yapar? Allah, evini yıksın. Ellerim yakanda.” Berfo ananın, “31 yıldır evimin kapısını kilitlemiyorum. Belki bir gün çıkar gelir, kapıyı kilitli bulmasın diye açık tutuyorum. Oğlumun tek bir kemiğine bile razıyım. Senden oğlumun mezarını istiyorum” şeklindeki sözleri yürekleri dağlamıştı.
ALLAH'A ŞÜKÜR BUGÜNÜ GÖRDÜK
Doğunun Başbuğu olarak adlandırılan ülkücü hareketin önde gelen isimlerinden Yılma Durak da, darbe sürecinde yaşanan zulümlerden Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın sorumlu olduğunu belirtti. Darbe döneminde hapishanelerde ağır işkenceler gördüğünü ifade eden Durak, “Vücudumda işkenceden ötürü çürük olmayan yer yok. Yargılamalar çekilen zulmü ortadan kaldırmayacak. Ancak dönemin mağdurlarına bir teselli olacak. Allah'a şükür ki bugünleri de gördük” diye konuştu. 180 ülkücü adına 12 Eylül davasına müdahillik talebinde bulunan avukat Osman Başer ise kendisinin de darbe mağduru olduğunu ifade ederek, “Cezaevinde 6 yıl kaldım. Hukuksuzluğa karşı mücadele etmek için hukuk fakültesini bitirdim, avukat oldum. Şimdi 12 Eylül zihniyetinden arkadaşlarımla birlikte hukuk önünde hesap soracağız” dedi.
İŞKENCECİLER DE YARGILANMALI
Mamak Askeri Cezaevinde 16 gün ağır işkencelerden geçen Ramazan Akgün ise, işkencecilerin de yargılanması gerektiğini söyledi. Akgün, “Eşim avukat. Beraber 12 Eylül davalarının tüm dosyalarını inceledik. Halen 10'a yakın ülkücü arkadaşımız hapishanelerde çürüyor. Türk milleti, TBMM, hükümet, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri kısacası toplumun her kesimi müdahil olarak 12 Eylül'ü zaten mahkum etti. Bu mahkeme malumun ilanını yapmalıdır”diye konuştu.
EVREN YÜREK ACISINI BİLMEZ
12 Eylül döneminde Manisa'daki bir davanın ardından idam cezasına çarptırılan Halil Esendağ'ın annesi Mürvet Esendağ da, Ankara Adliyesi'ne gelen annelerdendi. Oğlunun askere silah, polise de taş atmadığını ancak idamla yargılandığını anlatan Esendağ, "Şahitsiz, ispatsız hücrede yatırdılar. Bizimle görüştürmediler. Benim çocuğum ispatsız, şahitsiz idam edildi. Bunu yapanları Allah'a havale ediyorum" ifadelerini kullandı. Darbeden sonra doğum gününde idama mahkûm edilen Ali Aktaş'ın annesi ise Ganime Aktaş, Kenan Evren için, “Kendi baba olamadı bilmez yürek acısını. Kendi anasını düşünseydi yakmazdı anaların yüreğini" dedi.
'ÖZGÜRLÜĞE GİDİYORUM' DEDİ
Kenan Evren'in, anaların kalbini dağladığını, babaların da yüreğini yaktığını ifade eden Ganime Aktaş, “Oğlumun mahkemesine daha 3 gün vardı. Oysa o mahkemeye bile çıkarılmadan idam edildi. Son kez göremedim onu, son satırlarını 25 yıl sonra okudum. Ben oğlumun cezasını boğazındaki ip izinde tanıdım, o elinde kelepçe ile yargılanacak” dedi. Ali Aktaş'ın kız kardeşi Nusel Gezgin ise idamdan 1 hafta önce ağabeyini ziyaret ettiğini belirterek, “Ağabeyim her ziyaretinde idam edileceğini söylüyordu. Mahkemeye 3 gün kala doğum gününde idam edilmesi tesadüf değil, olamaz da. İdam günü bağırarak 'özgürlüğe gidiyorum' demiş. Onu bu acı özgürlüğe gönderen cuntacı hükümet yargılanmalı, bu gösteriş için olmamalı” şeklinde konuştu.
Kurumahmutoğlu'nun ailesi müdahil
Darbecilerin yargılandığı davaya, 1987'de Mamak Askeri Cezaevi'nde namaz kılarken başına dipçik vurularak öldürülen Hüseyin Kurumahmutoğlu'nun ailesi de müdahil oldu. 12 Eylül 2010 Anayasa Değişikliği Referandumu döneminde, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında, hikayesini gözyaşlarıyla anlattığı Kurumahmutoğlu'nun ağabeyi Hüseyin Kurumahmutoğlu, müdahil olmak isteyenler arasından kura ile seçildi. Ali Kurumahmutoğlu, daha önce de 12 Eylül darbecilerinin yargılanması için "Anayasal düzeni silah zoruyla darbe yaparak ortadan kaldırmak" suçundan darbeci generaller Kenan Evren, Tahsin Şahinkaya, Sedat Celasun, Nejat Tümer ve Nurettin Ersin hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Kurumahmutoğlu ailesinin avukatı Mustafa Remzi Toprak, kurada başvurularının kabul edilmesinden mutluluk duyduklarını belirterek, darbecilerin cezalandırılması için sonuna kadar mücadele edeceklerini dile getirdi.