İlk kez tam kadro

Yargıtay’ın iki ayrı dosyayı birleştirdiği Hrant Dink davasında tetikçilerle kamu görevlileri aynı duruşmada ilk kez buluştu.

Yeni Şafak Mustafa Sait Özkan

19 Ocak 2007'de Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davada dün bir ilk yaşandı. Cinayete ilişkin Ogün Samast ve Yasin Hayal'in yargılandığı ana dava dosyası ile kamu görevlilerine yönelik açılan 26 sanıklı davayı Yargıtay'ın birleştirmesinin ardından, cinayete karışan sanıklarla eski polis şefleri aynı duruşmada ilk kez buluştu. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya aralarında dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, İstihbarat Dairesi C Şubesi Başkanı Ali Fuat Yılmazer, ve Dink davasından hükümlü Yasin Hayal'in de bulunduğu sanıklar hakim karşısına çıktı.

ÖNLEM ALINMADI

Duruşmada yoklamanın ardından dosyaya gelen evraklar okundu. Mahkeme, Bakırköy ve Şişli Emniyet Müdürlüklerine 'Hrant Dink'in evi ve işyerinde güvenlik önlemi alınıp alınmadığını sormuştu. İki emniyet müdürlüğünden mahkemeye gelen yazıda, Dink'in evi ve işyerinde güvenlik önlemi alınıp alınmadığına ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığını belirtildi.

C5'İ DOĞRULADI

Ali Fuat Yılmazer tahliye talebinde bulunmak için söz aldı. Hakkında 8 tane dava olduğunu 4'ünden tutuklu bulunduğunu söyleyen Yılmazer, Dink soruşturmasının 28 adet idari soruşturma konusu edildiğini ve hiç birinde suçlanmadığını ifade etti. Yılmazer, İstihbarat C Şube Müdürlüğü yaptığı süre içerisinde kurduğu C5 bürosunun varlığını yalanlamayarak, “Gizli olmaksızın yönetmelik değiştiği için bu büronun adı C2 iken C5 oldu. İstanbul'a gittikten ve Ergenekon soruşturmasından sonra azınlıklara yönelik tehditler bıçakla kesilir gibi kesilmiştir” dedi.

MUMCU VE ZENİT TAHLİYE EDİLDİ

Mahkeme tahliye taleplerini aldıktan sonra ara kararını açıkladı. Emniyet Amiri Özkan Mumcu ve polis memuru Muhittin Zenit'in ileride suç vasfının değişmesi ihtimaline dayanarak, adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak tahliyelerine karar verildi. Firari Coşkun Çakar ve Ahmet İskender hakkındaki yakalama kararlarının sonucunun beklenmesine karar verildi.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/04/20/02/14/resized_06957-86c43aa9zxzxzx.jpg

ÖLDÜRÜLMESİNİ İZLEDİK

Ali Fuat Yılmazer'in avukatının 'redd-i hakim' talep ettiği duruşmaya, tahliyesini talep eden Muhittin Zenit'in sözleri damga vurdu: “Dink'i diğer cinayetlerden ayıran şey, öldürüleceği hakkında 11 ay önce devletin arşivine net bir bilgi girmiş olması. Zaten bundan önce ölüme götüren süreç birileri tarafından yakılmış, benzin dökmüşler. Kişisel olarak söylemiyorum. Devlet olarak da bile bile öldürülmesini izledik. Bu adamın ölümüne göz yumduk...” Polis muhbiri Erhan Tuncel'in kendisine hiçbir bilgi vermediğini ileri süren Zenit, “Cinayet günü Trabzon'dan ayrılmıştım. Cinayet oldu, TV'lerden gördüm” dedi.

CERRAH VE UZUN DA GELDİ

Duruşmada tutuksuz sanıklardan eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, eski İstanbul İstihbarat Daire Başkanı Sabri

Uzun, eski Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Faruk Sarı, dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay, eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler, Mehmet Ayhan, Şükrü Yıldız, Hasan Durmuşoğlu, Onur Karakaya ile Erhan Tuncel de yerini aldı. Bir sonraki duruşma 24, 25, 26 Mayıs tarihlerine ertelendi.

Bir kere bile niye almadınız!

Tutuklu sanıklardan Özkan Mumcu, cinayetin işlendiği tarihte askerde olduğunu belirtti. “15 aydır tutukluyum ve cinayet tarihinde askerim. Dink ile ilgili istihbari bilgiler geliyor. Bunları İstanbul'a bildiriyoruz. Ben komiser yardımcısı olarak görev yaparken bir yıl önce McDonalds'a bombalı saldırı yapan Yasin Hayal'i de anbean takip ediyoruz” diyen Mumcu'ya sanıklardan Osman Hayal oturduğu yerden tepki gösterdi. Hayal, “O zaman bu adamı (Yasin Hayal'i) bir kere bile niye emniyete (gözaltına) almadınız?” diye bağırdı.