"YUNANİSTAN'IN ELİ KANLI"
Cumhurbaşkanı Demirel'in açıklamalarıyla Türk-Yunan ilişkileri iyice gerginleşti. Yunanistan'ı 'yasadışı devlet' ilan eden ve son bir şans tanıyan dün de Atina'yı eli kanlı olmakla suçladı. DTP lideri Cindoruk, "Devlet süreci başlattı" yorumunu yaparken, dış politika uzmanları Türkiye'nin haklı tavrını sonuna kadar sürdüreceğini belirtiyorlar.
YUNAN MGK'SI TOPLANDI
Yunanistan'a verdiğimiz gözdağı Atina'yı hareketlendirdi. Yunanistan'ın MGK'sı olan KYSEA dün öğle saatlerinde acilen toplandı. Askeri yetkililerin ve dış politika uzmanlarının da yeraldığı toplantıda, Türkiye'nin sert çıkışı karşısında izlenecek strateji tartışıldı. Toplantı sonucunda ortaya çıkan durum Ege'deki krizi iyice tırmandırabilir.
'AVRUPA İFLAS ETTİ'
Avrupa Konseyi'nin bildirisine sert bir cevap veren Türkiye, "Uluslararası hukuku utanç verici bir şekilde ihlal eden Yunanistan'dan hesap sorulmasını" istedi. Özel bir oturum yapan Alman Parlamentosu da, "Apo konusunda Almanya'nın iç politikasının değil, Avrupa'nın dış politikasının iflas ettiğini ifade etti.
Atina'nın eli kanlıdır
Cumhurbaşkanı Demirel, yasadışı devlet ilan ettiği ve son bir şans tanındığını kaydettiği Yunanistan'a karşı sert tavrını dün de sürdürdü. Demirel, Atina'yı eli kanlı olmakla suçladı
Subic Bay- Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Filipinler devlet televizyonuna verdiği demeçte, terörist ve yasadışı ülke olarak tanımladığı Yunanistan'a karşı yaptığı sert açıklamalarını dün de sürdürdü. Demirel, Yunanistan'ın, Türkiye'de işlenen cinayetleri desteklediğini bildirerek, "Kim bu masum insanları öldürenlere destek olursa hepsinin eli kanlıdır. Böyle insanlık olmaz'' dedi.
Filipinler'e yaptığı resmi ziyareti tamamlayan Demirel, Türkiye'ye dönerken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Demirel, Yunanistan'a ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine, "Yunanistan, sizin ülkenizde işlenen cinayetleri destekliyor. Bu ayıp değil mi? Bu ayıp. Çok ayıp kardeşim. Bu kadar hesapsızlık, kitapsızlık olmaz'' dedi
Beni mecbur etme
"(Meşru müdafaa hakkımızı saklı tutuyoruz) diyorsunuz. Biraz açar mısınız bunu?'' sorusuna Cumhurbaşkanı Demirel, "O kadar açığına da mecbur etme beni. Meşru müdafaa anlaşılır bir şey'' karşılığını verdi. Demirel, "Yunanistan ne yaparsa kendini affettirebilir'' sorusunu yanıtlarken, "Uluslararası meselelerde devlet gibi, millet gibi, adam gibi hareket etme vardır. Yani uygar bir devlet gibi hareket etme vardır. Ben ne diyorum? (Bunlar uygar devlet gibi hareket etmiyor) diyorum. Bunu demeyelim mi?'' dedi.
Demirel, "sorunun sona ermesi için Lavrion Kampı'nın kapatılmasının şart olup olmadığının'' sorulması üzerine, "Ben sadece bunu düşmanlık olarak ilan ediyorum. Ondan öteye bir şey söylemiyorum'' diye konuştu.
Avrupa'nın sorunu
"Avrupa ülkelerinin Türkiye'nin tutumunu anlayıp anlamadıkları'' sorusuna Cumhurbaşkanı Demirel, "Avrupalı'nın anlayıp anlamaması benim sorunum değil. Dünyada aklı eren herkesin önüne böyle bir mesele koysanız, (Bu ayıp) der'' yanıtını verdi. Demirel, "Dünya bu konuyu niye görmüyor?'' sorusunu, "Görmüyor, o da ayrı bir ayıp. Yani dezenformasyon veya önyargı var. Yahut bizim kafi derecede meseleyi anlatamamamız var. Hepsi var bunun içinde, bir tane değil'' diye yanıtladı.
Dağı boşaltmak lazım
Demirel, "Bu konuda üzerimize düşeni yapacak mıyız?'' sorusu üzerine de şunları söyledi: "Türkiye, bu terör işini bitirmek mecburiyetinde. Bu terör işi daha senelerce süremez. Onbeş senede Türkiye'ye çok pahalıya malolmuştur. Türkiye bu noktadan öteye bu işi bitirmek mecburiyetindedir. Zaten çok akılcı adımlar atılıyor. Türkiye şimdi kendi dengeleri ve huzurunu bozmadan dağı boşaltmalıdır. Dağlardaki çocuklarını çekmelidir. Bu çocuklar da bizim çocuklarımızdır. Bunlar kandırılmış çocuklardır. Terörist yapılmışlardır ve bunlara cinayet işlettirilmiştir. İşte bu çocukları dağdan çekmek, dağı boşaltmak lazımdır. Ve bunu çok başarıyla yapmak lazım. Türkiye'de yeni birtakım acılar meydana getirmeden yapmak lazım. Adım adım yapmak lazım ve bunu yaparken de çok soğukkanlı davranmak lazım.''
Ne diyecek adam canım?
"Çıkışınızdan sonra ABD veya Avrupa'dan herhangi bir hareket geldi mi, gelmesini bekliyor musunuz?'' sorusuna Cumhurbaşkanı Demirel, "Ben, (Bakalım sen ne söyleyeceksin?) gibi beklentinin içinde değilim. Yapılmış bir hareket var orta yerde. Benim sözlerim o harekete karşıdır. Ne diyecek adam canım?'' karşılığını verdi. Yanıtını bir fıkra anlatarak sürdüren Demirel, şöyle devam etti: "Şimdi adam girmiş kümese, yumurta çalacak. İki yumurta, iki piliç, iki de tavuk alıp koymuş ceplerine. Hakime gitmiş demiş ki (Avukat tutacağım). Hakim demiş ki (Sen ne yapacaksın avukatı? İşte vaziyetin belli. Avukat sana ne yapacak, ne söyleyecek?) Adam da (Hakim bey ben de onu merak ediyorum) demiş. Ben merak etmiyorum. Ben söyleyeceğimi söyledim. Kim bu masum insanları öldürenlere destek olursa hepsinin eli kanlıdır. Böyle insanlık olmaz. Ayıp bu. Böyle uygarlık da olmaz. Böyle bir hadisenin emsali yok. Zaten bu terör denen olay dışardan destek almadıkça kolay kolay barınamıyor. Türkiye, bunun dış desteğini kesme mecburiyetiyle karşı karşıyadır.''
Kırkpınar güreşleri
Demirel, 1 Ekim'de TBMM'nin açılışında da aynı şekilde konuştuğunun belirtilmesi üzerine, "1 Ekim'deki konuşmada haklıydım, burada da haklıyım. Türkiye'nin hukukunu koruyoruz, hiç endişe etmeyin'' dedi. "TBMM'deki konuşmanızın ardından Suriye sınırında bazı gelişmeler olmuştu. Tanklar sınıra kaydırılmıştı. Şimdi Ege'de bu tür şeyler yapabilir miyiz?'' sorusuna Cumhurbaşkanı Demirel, ''Haziran'da Kırkpınar güreşleri olur'' diyerek esprili bir yanıt verdi.
Demirel, "Yunanistan konusundaki sözlerine bir tepki geldi mi? Bu konuda uluslararası bir girişiminiz oldu mu?'' sorusuna, "Ben uluslararası birtakım adamlara, yerlere, devletlere taraf mıyım? Ben Türkiye'nin hukukunu savunuyorum. Yumurta piliç hikayesini anlattım. Ne diyecek adam bana?'' yanıtını verdi.