İstanbul Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari gemi çarpıştı. Kaza, dün gece saat 03.15 sıralarında Silivri denizinin 18 mil (35 km) açıklarında gerçekleşti. Kocaeli’den Aliağa’ya giden motor yağı yüklü tanker “Alsu” ile İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli’ye 4 bin 199 ton rulo sac, metal ve inşaat demiri taşıyan “Tuğberk İmamoğlu” gemisi çarpıştı. 03.26’da ise Tuğberk İmamoğlu isimli gemiden uydu COSPAS-SARSAT uydu sistemiyle acil durum sinyali alındı.
GEMİ 11 DAKİKA BATTI
Gemi sinyal alındıktan 11 dakika gibi çok kısa bir sürede hızla battı. Kazanın meydana geldiği bölgede deniz derinliğinin yaklaşık 800-900 metre olduğu tespit edildi. Batan gemideki tamamı Türk 10 denizciyle irtibat tamamen kesildi. Deniz yüzeyinde içi boş bir denizci filikası ve can kurtarma botu bulundu. Kazaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma başlattı.
SON UYARI: “ALSU İSKELEYE KIR…”
Ortaya çıkan telsiz kayıtlarında Alsu ve Tuğberk İmamoğlu kaptanlarının görüştüğü rota belirlediği tespit edildi. Ancak Alsu’nun anlaşılan rotayı uygulamadığı ve iskeleye kırmadığı telsiz kayıtlarında duyuldu. Çarpışmaya saniyeler kala Tuğberk İmamoğlu gemisinin kaptanı Yaşar Kayhan, Alsu tankerine "Alsu" diye seslendi. Tankerden "Evet" yanıtı geldi. Çarpışma rotasına girildiği anlaşılan o kritik saniyelerde Tuğberk İmamoğlu gemisinden büyük bir panikle, "Alsu, iskeleye kır!" uyarısı yapıldı. Manevranın gerçekleşmemesi üzerine sesini yükselten Tuğberk İmamoğlu gemisinin kaptanı, "Alsu, iskeleye kır demiştim" ifadelerini kullanarak yapılan hataya dikkat çekti. Bu hayati uyarıların ardından Alsu tankeri cephesinden gelen son yanıtta ise sadece "Alsu, Tuğberk İmamoğlu. Tamamdır, tamam" sözleriyle iletişimi sonlandırdı. Bu diyaloglardan kısa bir süre sonra dev gemi dakikalar içinde içindeki mürettebatla birlikte Marmara'nın derin sularına gömüldü.
ÇOK KISA SÜREDE SU ALDI
İmamoğlu Denizcilik Şirketinin sahibi Tahsin Doğruyol’un yakın arkadaşı ve sigortacısı Emin Yaşacan, Yeni Şafak’a yaptığı açıklamada, “Bu tür gemilerin geliş-gidiş şeklinde otoban gibi kendi rotaları olur. Marmara’da da bu rotalar bulunuyor. Bizim gemimiz ve diğer gemi kendi sistemleri içerisinde ilerlerken gece yarısı farklı değerlendirmelerle farklı yönlere dönmüşler ve maalesef çarpışma gerçekleşmiş” dedi. Kazanın ardından geminin çok kısa sürede su aldığını belirten Yaşacan, geminin taşıdığı ağır yük nedeniyle çarpışmanın sonuçlarının ağırlaşmış olabileceğini dile getirdi. Geminin 11 dakikada battığı yönündeki bilginin ise kesin olmadığını belirten Yaşacan, “Ben 2-3 dakikada bile batabileceğini düşünüyorum. Muhtemelen 11 dakika, geminin gözden kaybolma süresidir. Su alması ve personelin dışarı çıkması için fırsat bile kalmamış olabilir” diye konuştu.
Kazada ihmal var
- Kaza sonrası gemideki mürettebattan tek bir kişinin dahi kurtulamamasının en büyük soru işareti olduğunu belirten uzun yol kaptanı Ender Kara, “Biz bu gibi durumlarla çok karşılaşıyoruz. Denizde asla inatlaşma diye bir şey yoktur. Normal şartlarda köprü üstünde mutlaka bir vardiya zabiti bulunur. Gece 00.00–04.00 vardiyası 3. kaptan tarafından tutulur. Bir kaza olduğunda genel alarm verilir, güvertede ve makine dairesinde bulunan personel tahliye için harekete geçer. Bu kazanın gerçekleşmesinde büyük bir ihmal olduğu çok açık. Personel hatasından kaynaklandığı görülüyor. Telsizle konuşulduğu halde böyle bir şeyin yaşanması karşı kaptanlar sorgulanmalı. Ancak mürettebattan bir kişinin bile kurtulamaması gerçekten düşündürücü. Mutlaka bir kişinin çıkması gerekirdi. Çünkü hepimiz acil durumlara hazırlıklı olarak eğitim alıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kayıp mürettebat için denizde ve havada seferberlik
- İstanbul Valisi Davut Gül, kaza sonrası kriz merkezinde yaptığı açıklamada "Türk bayraklı iki gemimiz çarpıştı. Silivri'ye yaklaşık 18 mil uzaklıkta olay yeri. Bunun neticesinde gemilerimizden birinin battığını düşünüyoruz. İçerisinde bulunan 10 mürettebattan haber alamıyoruz" dedi. Gül, "Şu an denizde arama faaliyetlerinde bulunan 18 yüzer unsur, 5 helikopter, 2 İHA, 1 uçak, bir de denizin altında arama yapan Deniz Kuvvetlerine ait gemimiz var" bilgisini paylaştı.
Haber vermeden kaçtı
- Batan gemi Tuğberk İmamoğlu'nun sahibi Tahsin Doğruyol, yaşanan süreci anlattı: "Kaza saat 03.10 civarında meydana geliyor. Alarm sistemleri devreye giriyor. Acil durumlarda gemimizin Ankara’ya bilgi verdiği bir sistemimiz bulunuyor. Bu sistem üzerinden sinyal geliyor ve biz de bu şekilde kazadan haberdar oluyoruz. Kaza olduktan sonra karşı gemiden herhangi bir bilgilendirme yapılmıyor. Bunun üzerine VTS’yi (Gemi Trafik Hizmetleri) aradık. Gemimize ulaşamadığımızı ve kendilerindeki geminin hareket kaydını sorduk. Onlar da bize saat 03.42’de haber verildiğini söylediler. 30 dakika kimseye haber verilmiyor. Kaptanımız karşı gemiyi 2 kez arayıp uyarmış. Bizim gemimiz rotasındaydı, karşı gemi çarpıp kaçtı” dedi.