Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası İslam Sanatları Fuarı, Ankara’da dünyanın dört bir yanından sanatçıları ağırlıyor. Klasik üslupla modern yorumların bir araya geldiği eserleriyle Eda Funda Özkan da fuarda sanatseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Türkiye'nin Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri’nde yer alan ebru ustası Fuat Başar’ın öğrencisi olan Özkan, sanatını Küçük Ayasofya’dan Ankara’ya taşıdı.
HAT YAZISI 2 YILDA TAMAMLANDI
Fuarın bu denli etkileyici olacağını beklemediğini dile getiren sanatçı, “Londra’da modern sanatlar eğitimi aldıktan sonra yine klasikten şaşmadan yağlı boya üzerinde hatları bozmadan eserler yapmaya başladım. Biliyorsunuz gençler evlerinde artık daha rahat daha modern şeyler istiyorlar” dedi. Fuarda büyük ilgi gören “Kûfe-i Şerif” adlı eseri hakkında konuşan Özkan, şunları söyledi: “Bugüne kadar 114 adet hilye-i şerif yaptım. Başlangıçta yüz taneydi ama sayı zamanla arttı. Bu eser, Hazreti Ali’nin ağzından Peygamberimizi tarif ettiği metne dayanıyor. Osmanlı döneminde bu metin genel hatlarıyla şekillenmiş, dönemin kufi ve mağribi yazılarıyla yazılmış. Ben de bu geleneğe bağlı kalarak, tamamen altınla hazırladığım eski tarz bir kufi hilye-i şerif ortaya koydum.” Özkan, Hilye-i Şerif, Esma’ül Hüsna, İsmi Nebi ve Aşere-i Mübeşşere’nin yer aldığı eserinde, hat yazısının hocası Fuat Başar tarafından iki yılda tamamlandığını belirtti. Yazım sürecinin ardından tasarım ve uygulamanın 7 ay sürdüğünü ifade eden sanatçı, çalışmada 24 ayar altın kullanıldığını da sözlerine ekledi. Özkan’ın standını ziyaret eden Fuat Başar ise “Dünya’da ilk on tezhipçiyi say deseler Eda’yı onların içinde gönül rahatlığıyla sayarım” ifadelerini kullandı.