27 Mayıs 1960'da Türkiye'de ilk askeri darbe yaşandı. Bu darbeden önce 1923'de kurulan genç Türkiye, değişik dönemler yaşamıştı. Tek adamlık, milli şeflik dönemlerinden geçmiş, 1946'daki kara lekeli seçimleri yaşamış ve 'gizli oy açık tasnif' olarak yapılan ve gerçek demokratik seçim olarak 14 Mayıs 1950 seçimlerini de yaşamıştı.
Celal Bayar'ın genel başkanlığını yaptığı Demokrat Parti seçimleri kazanmış, Bayar istifa eden İnönü'nün yerine Cumhurbaşkanı olmuş, Adnan Menderes de başbakanlığa getirilmişti. 1960'a kadar yapılan üç seçimi de Demokrat Parti kazanmıştı. Menderes de halkın sevgilisi olarak başbakanlığını sürdürdü. Ta ki Türkiye tarihine kara leke olarak geçen 27 Mayıs 1960'a kadar. Yassıada'da kurulan kukla mahkemenin 'idam' kararı sonrası 17 Eylül 1961'de saat 13.21'de Adnan Menderes'in ayağının altındaki sehpaya tekme vuruldu ve o, öldürüldü.
BERİN HANIM İLE HAYATINI BİRLEŞTİRDİ
Adnan Menderes 1929'da İzmirli Evliyazadelerin kızı olan Berin Hanım ile evlendi. Adnan Menderes üç erkek çocuğa sahip oldu. 1930'da doğan çocuğuna 'Yüksel', 1938'de doğana 'Mutlu', 1946'da doğan küçük oğluna ise 'Aydın' ismini koydu. Bir başbakan çocuğu olmak bir çocuk için bir genç için önemliydi ama babası idam edilen bir başbakan çocuğu için ise çok zordu.
1930 doğumlu Yüksel Menderes, 1 Mart 1972'de evinde havagazını açık bırakarak intihar etti. Ortanca oğul Mutlu Menderes ise 8 Mart 1978'de 40 yaşındayken Ankara'da bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Hayatını annesi Berin Menderes'e adayan Aydın Menderes ise, annesinin ölümü yaklaşana dek evlenmemeyi tercih etti. 1995 yılında ise 'pazara kadar değil, mezara kadar' sloganıyla Refah Partisi'nden milletvekili olan Menderes, aynı yıl ağır bir trafik kazası geçirdi ve felç oldu. Kalan ömrünü felçli bir halde geçiren Aydın Menderes'in başına gelenler de bu ailenin çileli kaderinin son halkası oldu. Tıpkı Türkiye için olduğu Menderes ailesi için de 27 Mayıs 1960 tarihi, felaketin ve ıstırapların başladığı tarih oldu.