Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, iyi bir anayasa özleminin dinmediğini söyledi.
Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’ne katılan Erdoğan, “Hukuk devletinin en genel tanımı; bütün kurum ve organlarıyla devletin hukuk içinde kalması ve hukukla hayat bulmasıdır” dedi.
TOPYEKÛN MÜCADELE
“Madem hepimiz bu ülkenin vatandaşlarıyız, öyleyse Türkiye’nin çıkarını, geleceğini ve huzurunu gözetmek mecburiyetindeyiz” ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye kalkınacaksa, büyüyecekse ve muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkacaksa bu ancak topyekûn bir mücadele ile gerçekleşebilir. Başta Yassıada ve 12 Eylül olmak üzere yargı tarihimizin her bir safhasının iftihar tablolarıyla dolu olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Aynı şekilde yakın dönem siyasi tarihimizde Danıştay’ın da hedef alındığı çeşitli provokasyonlara maruz kaldık. 17-25 Aralık’ta olduğu gibi yargı içine sızmış bir örgütün meşru hükümeti devirmeyi amaçlayan hain bir darbe girişimi yaşadık. Bunların hepsi ve daha fazlası halen hafızalarımızdadır.”
SİYASETİN BOYNUNUN BORCU
“Hukuk devletinin, hukukun üstünlüğünün ve iyi yönetim ilkelerinin temel DNA’sı anayasal metinlerdir. Kanun-i Esasi’yi takip eden dört anayasaya rağmen Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir. Kurucu anayasalarımız dışında, son iki anayasanın maalesef darbelerin ve hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür. Bu demokratik ayıbı gidermek Türk siyasetinin boynunun borcudur. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa; demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etme imkanıyla önümüzde duruyor.”
YAPMAK ZORUNDAYIZ
- “Anayasayı; darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp, toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız. Böyle bir anayasayla inanıyorum ki hem hukuku hem demokrasiyi hem devleti hem de milleti aynı anda koruyacak bir üstün hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır.”
Kamu idaresi vatandaşa tepeden bakmaz
- Hukuk devletinin, gün ortasında tam tepeye yerleşen güneş misali aydınlığını her köşeye ulaştırdığını kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: “Adalet ve eşitlik ilkeleri üzerinde neşvünema bulan bir hukuk devleti düzeninde hiç kimse için korku, ümitsizlik, çaresizlik yoktur. Bu düzende kamu idaresi vatandaşa tepeden bakamaz, göz hizasında konuşur. Bu düzende hukuk karşısında eşitlik vardır.”
Her türlü ayrımcılığa son verdik
- Toplumun bir kesiminin kendisini öz yurdunda garip hissettiği dönemlerden; siyasetin ve kamu idaresinin vatandaşla göz hizasında iletişim kurduğu bir olgunluk seviyesine ulaştıklarını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik. Cumhurla Cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile milletin iradesinin aracısız bir şekilde devlet idaresinde belirleyici olmasını temin ettik. İyi yönetim ideali, son 23 yılda hayata geçirilen yasal ve yapısal reformlarla güç ve mevzi kazanmıştır. Daha etkin, daha hızlı ve daha adil bir idari yargı sistemi için çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz.”