Önceki gün İstanbul'da sona eren Altın Takı Fuarında, Türk kuyumcuları dünyanın değişik ülkelerinden sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Türk kuyumculuk sektörünün dünyaya açılmasında etkin rol oynayan iş kadını Şermin Cengiz'in başarı öyküsü dikkatlerden kaçmadı. Türkiye'de ilk altın takı fuarı düzenleyerek, kuyumculuk sektörünün yurt dışına açılmasında büyük hizmetleri olan Şermin Cengiz, “Bu günlere gelmek çok zor oldu, ama bunu kuyumculuk sektörü ile hep birlikte başardık” dedi.
“FUAR DÜZENLEYECEĞİM DEDİĞİMDE GÜLDÜLER...”
Altın Takı Fuarı'na bu yıl 698'i yerli 445'i yabancı olmak üzere toplam bin 53 firma katıldı. Bu rakamlar önceki yıllara göre rekor anlamına geliyor. Bu yıl 24.'sü düzenlenen fuarda, firmaların en son tasarımları görücüye çıkarırken, yerli ve yabancı takı sektörünün buluşmasını sağlayan Rotoforte Fuarcılık'ın sahibi Şermin Cengiz, sektörün bu günlere gelmesinin gizli kahramanı oldu. 1980 sonrası Turgut Özal'ın dışa açılım politikası ile birlikte Kapalıçarşı'nın da kabuğunu yırtma süreci yaşadığını söyleyen Cengiz, fuar düzenleme macerasıyla ilgili olarak şunları söyledi:
KADINLARIMIZ ALTINI YENİDEN KEŞFETTİ
“1986'da Kapalıçarşı'yı kapı kapı dolaşarak fuar düzenlemek istediğimi söyledim. O zamanlar esnaf fuarın ne demek olduğunu bile bilmiyordu. Ben anlattığımda ise, 'sen kapalı bir alanda dükkanları yan yana dizeceksin. Kapalıçarşı'da zaten dükkanlar yan yana, bir başka yere gitmeye ne gerek var. Burası da bir fuar' dediler. O yıl İstanbul'da 38 katılımcı ile ilk fuarı çok küçük bir mekanda düzenledik. Zaman içinde her yıl katılımcı sayısı katlanarak arttı. 1995'ten sonra markalaşmanın da hız kazanması ile fuara Anadolu'dan da katılım gerçekleşmeye başladı. Bugün fuar kendi alanında dünyanın 4. büyük fuarı.”