Kanada'nın Toronto kentinde önceki gün başlayan ve dün sona eren G-20 zirvesine görüş ayrılıkları damgasını vurdu. G-20 liderler zirvesi öncesinde transatlantik ortaklar, basın üzerinden ekonomi politika odaklı mücadeleye girişti. Özellikle ABD Başkanı Barack Obama ile Almanya Başbakanı Angela Merkel'ın, finans kriziyle mücadele ve ekonomik büyümenin sürdürülebilir olması konularında yaşadıkları görüş ayrılıkları, zirvelerin çetin müzakerelere sahne olmasına neden oldu.
TARAFLAR BÜYÜK MÜCADELE VERDİ
Banka vergileri, ülkelerin kemer sıkma politikaları ve bu politikaların ekonomik büyümeye etkilerinin ana gündem olduğu Zirve'de Barack Obama, G20 ülkesi liderlerine, yoğun tasarruf önlemleri ve harcamaların kısıtlanmasının iktisadi büyümeyi engelleyebileceği konusunda uyarıda bulundu. Angelina Merkel ise Avrupalılar olarak sürdürülebilir büyüme için tasarruflar ile bütçe açıklarının kapatılmasını savundu. Bankalara küresel vergi konusunda ise Almanya'nın yanında Fransa ve İngiltere yer alırken, Obama'ya Kanada destek verdi.
ZİRVE ABD'NİN KONTROLÜNDE
Merkel, G-8 liderleriyle de çıkış stratejisine odaklanmak gerektiği konusunda anlaştıklarını kaydetti ve “Ancak bu
çıkış stratejilerini uygulamak konusunda farklı hız ve pozisyonlar tercih edilebilir” açıklamasını yaptı. Merkel ile Obama, sadece açıkların düşürülmesi planları konusunda mutabakata varabildiler.
Ortak nokta başka bahara
Dün akşam sona eren zirvede özellikle bankalara küresel vergi ve tasarrufların durgunluğa yol açacağı konuları tartışıldı. Daha çok ABD ve Almanya eksenli tartışmalara sahne olan görüşmelerde şu konularda karara varıldı:
* Devletlerin bütçe açıkları 2013 yılına kadar yarıya indirilecek. Bu borçların toplam ekonomik çıktı içindeki oranı da 2016'ya kadar stabilize edilecek.
* Kırılgan ekonominin büyüme baltalanmadan düzeltilmesi formülü bireysel olarak ülkelere bırakıldı. Ülkeler ortak politika izlemeyecek.
* Sonuç bildirgesinde hiç bir ülkenin ekonomi politikasına özel bir öneriye yer verilmeyecek.
* Zordaki finansal kurumların kurtarılmasına harcanan bütçe için planlanan bankalara vergi uygulaması ülkelerin kendi inisiyatifine bırakılacak.
* Fransa, Almanya, ABD ve İngiltere'nin bastırmasına karşı Kanada'nın karşı çıkması sonucunda bankalara küresel vergi fikri rafa kalktı.
* Küresel kriz 3 farklı ekonomik iyileşme getirdi. Asya'nın büyümesi kükrüyor. ABD zor yürüyor. Avrupa ise adımlarca geride kalıyor.
Bunlar Torontolu olamaz
Bu yıl dördüncüsü düzenlenen G-20 Zirvesi yine hararetli protestoların gölgesinde geçti. Gösteriler sırasında polis otoları ateşe verilirken, dükkânların vitrinleri kırıldı ve en az 130 kişi gözaltına alındı. Toronto Emniyet Müdürü Bil Blair eylemleri, “Şimdiye kadar sokaklarımızda hiç bu denli şiddete ve taşkınlığa şahit olmamıştık” sözleriyle değerlendirdi. İnsanların herhangi bir konuyu protesto etmelerinin, en doğal haklarından biri olduğunu ifade eden Toronto Belediye Başkanı David Miller ise, "Yüzleri maskeli, yakan yıkan insanlar var. Bunlar Torontolu olamaz. Zaten 200 kişi civarındalar. Olanlardan üzgünüm" dedi.
1 milyar dolar durduramadı
* Protesto çağrısı yapan örgütler, eylemlere en az 10 bin kişinin katılacağı tahmininde bulunuyordu. Ancak yoğun yağışın da etkisiyle eylemlere 5 bin civarında kişi katıldı. Güvenliği 19 bin polis sağladı.
* Kanada G8 ve G20 Zirveleri'nin güvenliği için şimdiye kadarki en yüksek bütçeyi ayırarak, yaklaşık 1,1 milyar dolar harcadı.
* Eylemlere aralarında küreselleşme karşıtları, çevreciler, sendika ve kadın hakları savunucuları ve ülkelerindeki çeşitli insan hakları ihlalleri ve adaletsizliği protesto eden mülteciler katıldı.
* Eylemciler tel örgülerle çevrili güvenlik bölgesine yürüyüşleri sırasında özellikle uluslararası markalara ait dükkânlara saldırdı. Eylemcilerin “kapitalizme geçit yok” sloganları attığı gözlendi.