Kazlıçeşme'de binler Mursi'ye destek verdi

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı tarafından, Kazlıçeşme Miting Alanında düzenlenen, "Darbelere Hayır, Mısır'a Destek" mitingi başladı.

Ajanslar
Kazlıçeşme'de binler Mursi'ye destek verdi

Başta İstanbullular olmak üzere, Kocaeli, Sakarya, Edirne, Bursa, Yalova gibi çevre illerden gelen binlerce vatandaş, Mısır'da seçimle göreve gelen ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin, ordunun darbesiyle görevden uzaklaştırılmasını protesto etmek için Kazlıçeşme Miting Alanında buluştu.

Miting alanına gelenlere seccade ve üzerinde namaz kılabilecekleri hasırlar dağıtıldı. Vatandaşlar, Kahire'nin Adeviye Meydanı'nda, Muhammed Mursi'yi desteklemek için birarada bulunan Mısırlılar gibi, hasırların üzerinde saf tutarak oturdular.

Kazlıçeşme Miting Alanının ortasına, Hucurat Suresi'nin 10. Ayetinden bir bölüm olan, "Müslümanlar kardeştir" ibaresi, Türkçe, Arapça, İngilizce ve Çince olarak yazıldı. Miting alanındaki vatandaşların da sık sık "Müslümanlar kardeştir" şeklinde slogan attığı gözlendi.

Miting alanındaki vatandaşların ellerinde, Mısır'ın seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, Müslüman Kardeşler'in kurucusu Hasan El Benna, merhum başbakan Necmettin Erbakan, Osmanlı padişahı ve İslam halifesi 2. Abdülhamid, Mısırlı yazar ve düşünce adamı Seyyid Kutub'un fotoğraflarını taşıdıkları görüldü.

Miting alanı Saadet Partisi bayraklarının yanı sıra Türk ve Mısır bayraklarıyla süslenirken, vatandaşların ellerindeki Türkçe ve İngilizce olarak yazılmış, Muhammed Mursi'yi destekleyen, Mısır ordusu aleyhine dövizler dikkati çekti.

Cansuyu Derneği tarafından iftariyelik ikram edildi.

Mitingin, Kahire Adeviye Meydanı'nda bulunan Mısırlılar'a da canlı olarak izletildi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, "Mısır'da Mursi'ye ve İhvan'a büyük bir haksızlık yapıldı. Haksızlığa, hukuk alet edildi" dedi.

Karamollaoğlu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı tarafından Kazlıçeşme Meydanı'nda düzenlenen "Darbelere Hayır, Mısır Halkına Destek" mitinginde yaptığı konuşmada, her zaman mazlumların yanında olduklarını belirterek, Mısır'da ordunun yönetime el koymasını kınadı.

Mısır'dan önce Afganistan ve Irak'ta da benzer durumların görüldüğünü ve Müslümanlar'ın zulme maruz kaldığını dile getiren Karamollaoğlu, "Bunların müsebbibi, Batı emperyalizmi ve siyonistlerin emrinden ayrılmayan siyonist işbirlikçilerdir. Mısır'da Mursi'ye ve İhvan'a büyük bir haksızlık yapıldı. Haksızlığa, hukuk alet edildi" diye konuştu.

Karamollaoğlu, kapitalizmin çökmeye mahkum olduğunu anlatarak, "Bunu siz gerçekleştireceksiniz. Bunu silahla değil, orada yaşayan insanların kalbine hükmederek yapacaksınız" ifadelerini kullandı.

Temel Karamollaoğlu, İslam dünyasında insanlarda bir uyanış başladığını, yönetimlere artık dindar kişilerin talip olduğunu ve bunun Batı'yı korkuttuğunu ifade ederek, Kazlıçeşme Meydanı'nda bulunanlardan, Mısır'da meydanlarda toplananlar için dua etmelerini istedi.

-"Mısır'daki darbe, küresel sermayenin zulmüdür"

Memur-Sen Genel Başkan Vekili Günay Kaya da kimden gelirse gelsin, kime yapılırsa yapılsın Memur-Sen'in zulmün karşısında olduğunu söyleyerek, Filistin, Doğu Türkistan, Afganistan, Suriye ve Arakan'daki zulmü kınadıklarını ifade etti.

Günay Kaya, Mısır'ın geleceğini karartmaya yönelik kirli oyunu bozmak, Mısır halkının iradesine karşı yapılan zorbalığa son vermek ve Ortadoğu ile İslam dünyası üzerinde oynanan karanlık oyunları ifşa etmek için Kazlıçeşme Meydanı'nda toplandıklarını belirtti.

Bazı kesimlerin, Türkiye'nin çevresindeki ülkelerle ilgilenmesinden rahatsız olduğuna dikkati çeken Kaya, "Biz kaosu önlemek için ilgileniyoruz, siz karıştırmak için ilgileniyorsunuz. Biz demokrasiye sahip çıkmak için alanlardayız, siz darbeleri desteklemek için. Dost ve kardeş ülke Mısır'da yapılan darbeyi, hukuksuzluğu nefretle kınıyoruz. Halkın özgür iradesiyle ortaya koyduğu tercihine yapılan darbeyi ve darbecileri lanetliyoruz. Mısır'daki darbe, küresel sermayenin Mısır halkına zulmüdür. Başta ABD olmak üzere, AB, BM, NATO, darbeye 'darbe' diyememişlerdir. Bir kez daha iki yüzlü, çifte standartlı ve sahte bir duruş sergilemişlerdir. Batılı devletleri ve uluslararası kuruluşları, insaflı olmaya ve vicdanlı davranmaya çağırıyoruz" diye konuştu.

Kaya, Mısır'da yönetime el koyan ordunun yöneticileriyle, onlara destek verenlerin yargılanmasını ve Mısır halkının geleceğine sahip çıkarak direnişine devam etmesini istedi.

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Selman Esmerer ise Mısır'da ordunun yönetime el koymasını kınayarak, Mursi'nin serbest bırakılmasını istedi.

İslam dünyasının ramazana yine kan, gözyaşı ve ölümle girdiğine değinen Esmerer, "Artık, yapanın yanına kar kalmayacak. Her yer Mısır, her yer direniş" dedi.

"Kıyam eden Mısır halkını desteklemek, onlara selam ve dua göndermek için biraraya geldik" diyen Esmerer, Mısır'ın tek meşru devlet başkanının, seçimle işbaşına gelen Mursi olduğunu söylerken, "Selam olsun Adeviye'ye, yiğit Mursi'ye, İhvan'a ve Mısır halkına' ifadelerini kullandı.

Esmerer, Refah sınır kapısının ve tünellerin açılmasını isteyerek, "Halkına kurşun sıkan ordu, Mısır ordusu olamaz, olsa olsa İsrail ordusu olur" dedi.

Batının 60 yıldır, Mısır'ı idare ettiğini, bu ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürdüğünü söyleyen Esmerer, Mısır'ın küresel güçlere teslim olmaması nedeniyle darbe yapıldığını dile getirdi.

Mısır ve diğer İslam coğrafyasında olup bitenleri "Hak-Batıl mücadelesi" olarak değerlendiren Esmerer, "Kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz" diye konuştu.

Mısır İhvan-ı Müslim Genel Sekreteri İbrahim Münir, "Mısır halkı, barışçıl eylemlerle asla yılmadan, eğilmeden, bükülmeden direnişine devam edecek" dedi.

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı tarafından, Kazlıçeşme Meydanı'nda düzenlenen "Darbelere Hayır, Mısır Halkına Destek" Mitingi'nde konuşan Münir, mitinge gelen herkesi, İhvan ve Mısır halkı adına selamladı.

Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye karşı batılıların da desteğiyle işbirlikçiler tarafından darbe yapıldığını belirten Münir, "Bu hainliği yapanlar, dışarıdan talimat alarak böyle bir cürette bulunmuşlardır" ifadesini kullandı.

Münir, Mısır halkının Kazlıçeşme'de verilen destekten mutluluk duyduğunu ve desteğin mücadelelerine güç kattığını dile getirdi.

İbrahim Münir, batı dünyasının Mısır'da demokrasi karşısında yenildiğini, demokrasiye tahammülsüz olduklarını gösterdiklerini anlatarak, askeri yönetimin, darbe sonrasında çok sayıda kişiyi tutukladığını ve halka ateş açtığını ifade etti.

Mısır halkının yaşlısıyla, genciyle, kadınıyla, erkeğiyle caddelere ve meydanlara döküldüğünü aktaran Münir, "Mısır halkı, barışçıl eylemlerle asla yılmadan, eğilmeden, bükülmeden direnişine devam edecek" dedi.

Münir, şöyle devam etti:

"Adeviyye Meydanı'nı dolduranlar, sizlerin vereceği destekle direnişlerini sürdürecekler. İnanıyoruz ki bu direnişin sonucunda galip gelecek olan halktır, galip gelecek olan barış ve Mısır'ın yeniden özgürlüğüdür."

Şehitlerin kanlarının yerde kalmayacağını vurgulayan Münir, şehit kanlarının hakkını savunacaklarını bildirdi.

Sıkıntıların gelip geçici olduğunu ifade eden Münir, "Aslolan bizim dik durmamız ve direnişe devam etmemizdir. Ey dünya duyun ve bilin ki Mısır'ın seçilmiş, meşru Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'dir" şeklinde konuştu.

Münir, konuşmasının sonunda Mısır halkına desteklerinden dolayı alandakilere teşekkür etti.

- Awang: "Büyük bir İslami uyanış görüyoruz"

Malezya Kelantan Eyaleti Başbakanı ve İslam Partisi Genel Başkanı Abdulhadi Awang da Malezya'dan, Mısır, Arakan, Filistin, Suriye ve dünyanın diğer yerlerindeki Müslümanlarla dayanışma için İstanbul'a geldiğini ifade etti.

Müslümanların tek bir vücudun azaları gibi olduğuna dikkati çeken Awang, bir Müslüman'ın acısının diğeri tarafından hissedildiğini kaydetti.

Awang, mübarek ramazan ayının idrak edildiğini anımsatarak, taviz vermeden hak yolda mücadele etmek gerektiğini vurguladı.

Tarihte pek çok başarının ve zaferin ramazanda yaşandığını belirterek, bu ramazanda da büyük zafer elde edilmesi temennisinde bulunan Awang, "Maalesef yeryüzünün pek çok köşesinde Müslümanlara yeni bir hayat nizamı, yeni bir sistem dikte edilmeye çalışılıyor" dedi.

İslam'ın hayatın içinde yer almasını istemeyenler olduğunu ifade eden Awang, Müslümanların yabancı bir sistem dayatmasıyla karşı karşıya bırakıldığını dile getirdi.

Awang, "Tüm bu tehlike ve sıkıntılara rağmen Allah'a şükürler olsun ki, yeryüzünün hemen her noktasında büyük bir İslami uyanış görüyoruz. Tüm Müslüman halklar, kendilerine dikte edilmeye çalışılan yeni yaşam biçimine karşı başkaldırmaya başladılar" diye konuştu.

Siyonist ve emperyalist güçler tarafından İslam dünyasında oyunlar oynandığını anlatan Awang, şunları söyledi:

"Şuurlu Müslümanlar olarak, asla ve asla onların oyununa gelmeyeceğiz. Dayatmalara karşı barışçıl yollarla direnişimizi, varlığımızı, birliğimizi sürdüreceğiz."

Awang, Mısır direnişinin zaferle sonuçlanması temennisinde bulundu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kalamak, "Bu kara darbe, bu kirli müdahale, bu kanlı oyun, Mısır halkına yapılmış bir ihanettir. Tarih bu ihaneti asla affetmez" dedi.

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı tarafından, Kazlıçeşme Meydanı'nda düzenlenen "Darbelere Hayır, Mısır Halkına Destek" Mitingi'nde konuşan Kamalak, Mısır halkının, Cumhurbaşkanı Mursi'nin, Muhammed Bedii'nin, Mehdi Akif'in gözünün ve yüreğinin, Seyyid Kutub, Hasan el-Benna ve Necmettin Erbakan'ın manevi ruhaniyetinin, Mısır'da yönetime el koyanların da gözlerinin Kazlıçeşme Meydanı'nda olduğu söyledi.

Kazlıçeşme'de yükselen sesin Tahrir'de, Rabiatul Adeviyye'de yankılandığını belirten Kamalak, "Bu miting, özgür Mısır için yeni bir ışık, yeni bir umut oluyor. Bizler, Saadet Partisi olarak, Mısır halkının hür iradesiyle işbaşına gelmiş, Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye yönelik işbirlikçi askeri darbeyi, nefretle lanetliyoruz. Bu süreçte demokrasiden değil, cuntadan medet umanları, Mısır halkından değil, darbeden yana tavır alanları şiddetle kınıyoruz. Kendi ikbal ve istikballeri uğruna, sabah namazı kılarken 53 masumu katletmekten çekinmeyenleri bütün nefretimizle telin ediyoruz" diye konuştu.

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy'un bir şiirini okuyan Kamalak, şöyle devam etti:

"Bu kara darbe, bu kirli müdahale, bu kanlı oyun, Mısır halkına yapılmış bir ihanettir. Tarih bu ihaneti asla affetmez. Bu darbe bir ihanettir. Çünkü bu darbenin arkasında, Büyük Ortadoğu Projesi vardır. Bu darbenin arkasında, İslam ülkelerini bölüp, parçalamaya çalışan ırkçı siyonizm ve küresel emperyalizm vardır. Bu darbenin arkasında, sömürgeci Amerikan kapitalizmi vardır. Bu darbenin arkasında, daha fazla silah satmak ve daha fazla kan akıtmak isteyen silah baronları vardır. Bu darbenin arkasında, Afganistan'da, Irak'ta, Libya'da, Suriye'de yaptıklarını, şimdi de Mısır'da yapmak isteyen haçlı güruhu vardır. Bu darbenin arkasında Filistin'e giden bütün yolları kapatarak, Gazze'de soykırıma devam etmek isteyen İsrail vardır. Nitekim Mısır'daki darbecilerin yaptığı ilk iş, Gazze'nin tek nefes borusu olan Refah sınır kapısını kapatmak olmuştur."

Kamalak, Mısır'da ordunun yönetime el koymasından sonra bütün dünyada darbecilerin ve darbe destekçilerinin maskelerinin düştüğünü, her fırsatta demokrasi havarisi kesilen batının ikiyüzlülüğünün bir kez daha ortaya çıktığını kaydetti.

- "Onların tek derdi menfaattir"

"Hüsnü Mübarek'e 50 yıl katlanıp, Muhammed Mursi'ye 1 yıl tahammül edemeyenlerin gerçek yüzleri görülmüştür" diyen Kamalak, "Çünkü onlar için önemli olan, demokrasi değildir. Onlar için önemli olan, insan hakları ve özgürlük değildir. Onların tek derdi; menfaattir, kaba kuvvettir, sömürgeciliktir. Bir damla petrol için bin insanı öldürmekten çekinmezler. En acımasız diktatörlere destek vermekten çekinmezler. Binlerce masumun katledilişine göz yummaktan çekinmezler. Ülkeleri işgal etmekten çekinmezler. Çünkü onlar kandan ve kaostan beslenirler" dedi.

Mustafa Kamalak, Mısır'ın İslam dünyasının en önemli ülkelerinden olduğunu ve Mısır'da kurularak diğer İslam ülkelerine de yayılan İhvan hareketinin ise son 100 yılın en önemli sosyal hareketlerinden biri olduğunu söyledi.

- "İsrail'den güçlü bir devlet istemiyorlar"

Batı, küresel emperyalizm ve ırkçı siyonizminin kendilerine hizmet edecek işbirlikçi uşaklar aradığını vurgulayan Kamalak, şunları kaydetti:

"İslam coğrafyasında İsrail'den daha güçlü bir devlet istemiyorlar. Etrafımız acı örneklerle doludur. Artık oyunu görmeliyiz. Müslüman ülkeler, adım adım parçalanıyor. Bunun için her türlü mezhep farklılığı kışkırtılıyor, etnik farklılıklar tahrik ediliyor. İşbirlikçiler eliyle, coğrafyamız hızla büyük bir savaşın içine itiliyor. Bütün bu yaşananlar bizlere şunu haykırmaktadır: Bütün dünya, İslam aleminin birliğine, bütünlüğüne olan ihtiyacı haykırmaktadır. Bütün İslam alemi, Türkiye'nin önderliğine, rehberliğine olan ihtiyacı haykırmaktadır. Türkiye ise Saadet Partisi'ne olan ihtiyacını haykırmaktadır. Bugünkü zalim köle düzeni yıkılmalıdır. Yeni bir dünya düzeni kurulmalıdır. Yeni bir dünyayı, adil bir sistemi ancak ve ancak Müslümanlar kurabilir. Çünkü yüce yaratıcının bütün kulları için gönderdiği barış kitabı, Kur'an-ı Kerim, Müslümanların elindedir. Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber'in sünneti de Müslümanların elindedir."

Kamalak, bütün İslam ülkelerinin güçlerini birleştirmeleri ve bir an önce "İslam Barış Gücü"nü kurmaları önerisinde bulundu.

Mısır'dan alınacak dersin açık olduğunu anlatan Kamalak, "Türkiye'de 28 Şubat neden yapıldıysa, Mısır'daki darbe de ondan yapılmıştır. Erbakan'a karşı tanklar neden yürütüldüyse, Mursi'ye karşı ondan yürütülmüştür. İslam aleminin temel problemi, bağımsızlık problemidir. Hem Menderes, hem Erbakan, hem de Mursi başarısız değil, başarılı oldukları için, işbirlikçiliği reddettikleri için hedef olmuşlardır" diye konuştu.

- "Mısır ordusu derhal kışlasına çekilmeli"

Mısır'da yönetime el koyan ordunun yöneticilerine de seslenen Kamalak, şunları kaydetti:

"Süngü ile iktidara gelebilirsiniz ama süngünün üzerinde duramazsınız. Mısır ordusu derhal kışlasına çekilmeli ve asli görevi olan kendi vatan sınırlarını koruma görevine geri dönmelidir. Darbeciler ve onların işbirlikçileri, şunu iyi bilmelidirler ki; sadece Mısır'ı değil bütün İslam coğrafyasını hedef alan sinsi ve kirli bir oyunun figüranı olmaktadırlar. Bir an evvel, bu vahim hatadan dönülmelidir. Mısır halkının meşru iradesiyle işbaşına gelmiş olan sayın Muhammed Mursi'ye görevi derhal iade edilmelidir. İslam ülkeleri ve tüm uluslararası kuruluşlar, bu antidemokratik darbeyi reddetmeli ve açık bir dille sivil iradeden ve meşru başkan Mursi'den yana tavır almalıdır."

Konuşmaların ardından, başta meydanlarda toplanan Mısır halkı olmak üzere, tüm Müslümanlar için dua edildi.

İftar vaktinin gelmesiyle Cansuyu Derneği'nin dağıttığı yemeklerle iftar yapan katılımcılar, meydana serdikleri hasır ve seccadelerde toplu halde akşam namazını kıldı. Namaz sonrası yapılan duanın ardından, miting sona erdi.