Kemik yaşı davası da garabete dönüştü

İslami camiaya saldırı aracına dönüşen H. K. Gümüşel dosyasında hukuk skandallarının ardı arkası kesilmiyor. Gümüşel’in küçük yaşta evlendirildiği iddiasıyla açılan dava Yargıtay tarafından bozulurken, ‘kemik yaşı’ davası da hukuk garabetine dönüştü. Daha önce ana davanın sonucunu bekleme kararı alan İstanbul Anadolu 20. Ağır Ceza Mahkemesi, bu fikrinden vazgeçip sanık avukatlarının katılmadığı duruşmada apar topar hüküm tesis etti. Mahkeme, ortada hiçbir delil ya da tanık yokken H.K. Gümüşel’in çelişkili beyanlarını esas alarak Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli’yi 5’er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Haber Merkezi
Mahkeme, Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli’ye ceza verdi.

H. K. Gümüşel’in küçük yaşta evlendirildiği iddiasıyla açılan dava görülürken 2012'de düzenlenen kemik yaşı raporunun gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla ikinci bir dava açılmıştı. İddianamede doktorlar hakkında “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği”, Yusuf Ziya Gümüşel, Kadir İstekli, Mehmet Emin Marankoz ve hastane çalışanı K.Ş. hakkında ise “kamu görevlisinin azmettirilmesi suretiyle resmi belgede sahtecilik” suçlamaları yöneltilmişti.

Yusuf Ziya Gümüşel

APAR TOPAR KARAR VERİLDİ

Dosyaya bakan İstanbul Anadolu 20. Ağır Ceza Mahkemesi, ‘ana davanın’ kararını bekleme kararı almıştı. Ana davada Yargıtay’dan bozma çıkıp Yusuf Ziya Gümüşel hakkında ev hapsi kararı verilince mahkeme apar topar fikir değiştirdi. Bekleme kararı nedeniyle mazeret bildiren sanık avukatlarının katılmadığı bir duruşmada, son savunmalar alınmadan, diğer tüm sanıklar hakkında zaman aşımı gerekçesiyle beraat kararı verildi. Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli ise 5’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak karar öncesinde bir dizi hukuk garabeti yaşandı.

PERSONELİ TEŞHİS EDEMEDİ

Öncelikli olarak karar tamamen H. K. Gümüşel’in çelişkili beyanları üzerine temellendirildi. Soruşturma sürecinde her şeyi hatırladığını iddia eden Gümüşel, kemik yaşının tespiti sırasında röntgenini çeken personeli fotoğraftan teşhis edemedi. Daha önceki ifadesinde personelin eşkalini veren Gümüşel, kendisine gösterilen birden fazla resim karşısında yalanı ortaya çıkmasın diye “Hatırlayamadım” cevabını verdi.

KADIN MUAYENE ETTİ YALANI

H.K. Gümüşel daha önce verdiği ifadede, olay günü kendisini kadın sağlık çalışanının muayene ettiğini öne sürdü. Ancak iddia edilen tarihte hastanedeki ilgili bölümde kadın çalışan bulunmadığı ortaya çıktı. Ayrıca H.K. Gümüşel, ifadesinde kendisi yerine kemik testine giren kızı röntgen odasında gördüğünü, pantolonunun dizine kadar sıyrık olduğunu iddia etti. Ancak uzmanlar, kemik testinin kol ve bilek grafisi ile yapıldığını, pantolon çıkarmaya gerek olmadığını belirtiyor.

SAHTE DEDİKLERİ BELGE ORTALARDA YOK!

Dava sürecinde bir diğer ilginç gelişme ise H.K. Gümüşel’in 2012 yılında muayene edildiği Haydarpaşa Numune Hastanesi’nden gelen yazı oldu. Mahkeme hastaneden sahte olduğu iddia edilen raporun aslını ve kemik testi grafilerini istedi. Ancak hastane, “Su baskını sırasında evrakların zayi oldu” cevabını verdi. Sahte olduğu iddia edilip dava konusu yapılan evrakların ortada olmaması akıllarda soru işareti yarattı.

HİÇBİR TESPİT YOK AMA CEZA VAR!

Mahkemenin kararın gerekçesinde kullandığı ifadeler de ‘pes artık’ dedirtti. Gerekçede “kemik testine giren kızın kimliğinin tespit edilemediği” ve “röntgen teknisyeninin kimliğinin tespit edilemediği” açık açık vurgulandı. Suçu işlediği, azmettirildiği iddia edilen kişileri tespit edemeyen mahkeme, sanıklara ‘azmettiricilik’ suçundan ceza verdi.

Dosyada yargılanan ve heyet raporunda imzası bulunan doktorlara ilişkin karar da kafa karıştırdı. Mahkeme, “görevi ihmal” suçunu işlediklerinden bahisle doktorlar hakkındaki davayı zaman aşımından düşürdü. Ancak suçu işlediği iddia edilen doktorlar hakkında düşme kararı veren mahkeme, Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli’ye ceza verdi.

OLMAYAN HTS KAYDI CEZA GEREKÇESİ OLDU!

Mahkeme, hiçbir somut delilin olmadığı dosyada adeta kararına gerekçe olsun diye HTS kaydı uydurdu. Dava sürecinde sanık Mehmet Emin Marankoz ile Kadir İstekli arasında olay günü ve yakın tarihe ilişkin hiçbir HTS kaydı bulunamadı. Ancak mahkeme, iki ismi irtibatlandırmak için 6 ay içerisinde farklı tarihlerde yapılan 90 görüşmeyi delil diye gerekçe saydı. Ayrıca Kadir İstekli’ye ait olmayan ve hastanede baz veren bir telefon numarası sanki sanıklarla irtibatlıymış gibi dosyaya kondu. İstekli ve Marankoz’a ceza verirken bu uydurma HTS kayıtlarını kullanan mahkeme, hiçbir HTS kaydı olmayan Yusuf Ziya Gümüşel’e de ceza vererek ibreyi şaşırdı.

ISRARLA ADLİ TIP’A SEVK EDİLMEDİ

Dava sürecinde H.K. Gümüşel’in gerçekten hastanede doğup doğmadığı bile netleştirilmedi. Doğum belgesinin aslı Özel Fatih Hastanesi ve nüfus müdürlüğünden talep edilmedi. Gümüşel’in gerçek yaşını ortaya koyan heyet raporu ile doğum raporu arasındaki çelişki giderilemedi. Gerçek yaşın tespiti için H.K. Gümüşel’in Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesi yönündeki talepler hep reddedildi. Sanık avukatları, bunca hukuk skandalının yaşandığı davanın İstinaf Mahkemesi tarafından bozulmasını ve bu adaletsizliğin giderilmesini talep ediyor.