Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in vefatının 34. yılı vesilesiyle Zeytinburnu Belediyesi tarafından “Anma Gecesi” düzenlendi. Kısakürek’in yakın çevresinden gazeteci yazar Mehmet Şevket Eygi’nin konuşmacı olarak katıldığı programda Üstad’ın edebiyat, fikriyat ve şahsiyeti hakkında konuşuldu. Bir kişinin ölümü üzerinden 50 yıl geçmeden aşırı tenkide tabi tutmamak gerektiğini vurgulayan Eygi, “Dergâhlarda derviş olmak için çile çekmek gerekir. O, dönemin rejimi yüzünden çok çile çekti. Büyük Doğu dergisinin bir sayısının kapağında kulak resmi var diye İsmet İnönü’ye hakaret ettiğini söylediler ve onu hapse attılar” dedi.
KALABALIKLAR İÇİNDE YALNIZDI
Merkezefendi Kütüphanesi’nde gerçekleşen etkinlikte Eygi, 1951 yılında tanıştığı Necip Fazıl’la ilgili şunları söyledi: “Şair ruhunu her zaman korudu. Büyük insanların kaderi yalnız olmaktır. Üstad, kalabalıklar içinde bir yalnızdı. Gençlerin evine gelip misafir olmasına, sohbet etmelerine çok sevinirdi. Hazreti Ali, ‘Bana bir harf öğretenin kölesi olurum’ diyor. Biz Necip Fazıl’dan bir değil, çok harf öğrendik.” İslami camiada gevşeme olduğuna dikkat çeken Mehmet Şevket Eygi, dinleyiciler arasında yer alan çokça liseli gençlere nasihatlarda bulunduktan sonra konuşmasına son verdi.
Gazeteci olmak isteyen 'Büyük Doğu' okusun
Mehmet Şevket Eygi, Büyük Doğu ile ilgili şunları söyledi: “Derginin ilk sayısı bir harika. O zamanlar matbaalar bugünkü kadar gelişmiş değil. Cihan harbi devam ettiği için kağıt da bulunmuyor. Üstat, şairliğini, kültür seviyesinin yüksekliğini o birinci sayıda göstermiştir. Harika bir tasarım ve mizanpaj. Gazeteci olmak isteyenler yahut kültür boyutunu geliştirmek isteyenler Büyük Doğu’nun 1943’te çıkan sayılarını tetkik etsin.”