Kızılay'ın depolarındaki yeni yardım malzemelerinin hurdaya ayrılarak satışa sunulduğu ve deprem bölgesine gönderilmeyen yüzbinlerce malzemenin çürümeye terk edildiği ortaya çıktı. Kanal D'de önceki akşam yayınlanan Uğur Dündar'ın hazırladığı Arena programı, Kızılay'daki yolsuzlukları görüntüleriyle belgeledi. Kızılay Etimesgut Merkez depolarında hurdaya ayrılan ambalajı açılmamış tıbbi malzemeler dudak uçuklatacak cinstendi. Gizli yapılan çekimlerde, deprem bölgesinde ilk günlerde büyük ihtiyaç duyulan soğutma dolapları, ambalajı içindeki enjektörler, çeşitli tıbbi malzemeler seyredenlerin kanını dondurdu.
Diğer taraftan Kızılay'ın yurtdışından ve içinden gelen yardım malzemelerini değil bölgeye göndermek, depolarda tasniften bile aciz olduğu, gıda, giyim ve sağlık malzemelerini çürümeye terkettiği anlaşıldı. Avrupa'dan 1939 yılındaki Erzincan depreminde ve 1983'teki Erzurum depremlerinde gönderilen malzemelerin paketlerinin bile açılmamış olması kurumdaki çürümenin en iyi örnekleri teşkil ediyor. Müdür yardımcılarının mesai saatinde parasına okey oynaması dikkat çekti. Müdür Erdoğan'ın çürüyen tıbbi malzemeler için ileri sürdüğü, "Genelkurmay için ayrılmış harp stoklarıdır. Hiçbir zaman dokunulamaz." demesi, kabahatini TSK'nın arkasına saklanarak gizleme çabası olarak değerlendirildi.
Kızılay Yönetim Kurulu üyeleri ile işadamları arasında bağlantı kurduğu belirtilen Süleyman Alkış isimli boyacı vasıtasıyla iki müdür yardımcısına ulaşan Arena ekibi onlarla görüştü. Yardımcılardan biri kendilerini döviz bürosu sahibi olarak tanıtan ekibe 350 milyon Markı Sterlin'e çevirmeleri halinde yüzde 4'ünü (13 milyon mark) paylaşma teklifinde bulundu. Bu arada Kızılay'ın, yöneticilerinden hizmetlilerine kadar her kademesinde sergilediği çirkin görüntü, İçişleri Bakanlığı müfettişlerini harekete geçirirken, depremzedelerin dava açabileceği ve mahkemelerden yüklü tazminat alabileceği belirtildi. ------- Geri OKU ------------------
-------------------------