Koşaner'in itirafı Balyoz iddianamesinde

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Balyoz soruşturmasının üçüncü iddianamesini oybirliği ile kabul etti. 'Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etme' suçundan 64'ü tutuklu 143 sanık için 15 ila 20 yıl hapis cezası istenen iddianamede, eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in Balyoz planının sızdırılmasıyla ilgili 'Her şeyimizi çaldırmışız' dediği internete düşen ses kaydı da delil oldu.

Mürsel Karadeniz
Koşaner'in itirafı Balyoz iddianamesinde

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Ayar'ın hazırladığı 264 sayfalık üçüncü Balyoz İddianamesini oy birliğiyle kabul etti. Koramiral Deniz Cora, Korgeneraller Korcan Pulatsü, Ziya Güler ve Rıdvan Ulugüler ve Abdullah Can Erenoğlu ile Tuğgeneral Kubilay Baloğlu, Tümamiral Mücahit Şişlioğlu, emekli Korgeneral Rasim Arslan, HAVELSAN Genel Müdürü Ömer Faruk Yarman'ın da aralarında bulunduğu 64'ü tutuklu 143 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, sanıklar için 'hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etme' suçundan 15 ila 20 yıl arasında hapis cezası istendi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, davanın Balyoz soruşturmasının ilk davası ile birleştirilmesi konusundaki istemin iddianamenin okunmasının ardından kararlaştırılmasına hükmetti. Duruşma tarihleri olarak 26, 27, 29 ve 30 Aralık tarihleri belirledi.

HER ŞEYİMİZİ ÇALDIRMIŞIZ

İddianamede, eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in internete düşen ses kaydındaki Balyoz belgeleri ile ilgili sözlerine, 'Açık kaynaklardan temin edilen ses kayıtları' başlığı altında yer verildi. Koşaner'in daha sonra kendisine ait olduğunu kabul ettiği ses kaydındaki Balyoz ile ilgili, “Suç olan kısmı da işin içerisinde olabilir, onu burada kaydı-ihtiyatla sayıyorum. Ama bunlar hep bizim aleyhimizdeki kişilerin eline çok güzel malzeme verdi. Maalesef namerdin eline malzeme verdik” şeklindeki sözleri delil dosyasına girdi. 2003 yılında 1. Ordu Komutanlığı'nda yapılan seminerin tüm kayıtlarının imha edildiğini ve her şeyi iddianameden öğrendiğini anlatan Koşaner, “Şimdi bizi üzen taraf arkadaşlar 1. Ordu'da her şeyimizi çaldırmışız. Her şeyimizi. Seminerle ilgili seminerle ilgili neyimiz var neyimiz yok çaldırmışız. Yetkisiz kişilere ulaşmış konuşmalarımız dâhil. Esas rezalet bu. Nasıl bu olur yav, nasıl bu olur. Ne konuşuyorsak var adamların elinde. Sıkıntı burada. Bu rezilliği yapmışız” demişti.

Oraj Darbe Planı faliyete geçirildi

Üçüncü 'Balyoz Planı' iddianamesinde, dönemin Hava Harp Akademisi Komutanı Korgeneral Korcan Pulatsü'nün, Harp Akademileri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına'nın direktifi doğrultusunda bir Harekat Planlama Grubu oluşturduğu ve 'Oraj Hava Harekat Planı' hazırlık çalışmalarına başladığının anlaşıldığı kaydedildi. İddianamede, Korg. Pulatsü'nün, 'Oraj Hava Harekat Planı' kapsamında görevlendirilecek özel personel olarak belirlendiği, 'Harekat Planlama Grubu oluşturulduğu ve 'Oraj Hava Hareket Planı' hazırlık çalışmalarına başladığı, direktif gereği konunun gizliliği sebebiyle tebligatın birinci ve ikinci kademe personele kişiye özel olarak yapıldığı ifade edildi. Şüpheli Korgeneral Ziya Güler'in, plan kapsamında sıkıyönetim görevlerinde kullanılacak personel olarak belirlendiği ifade edilen iddianamede, ayrıca alışveriş merkezlerini denetlemek, İMBK'nin işlemlerini dondurmak, İDO seferlerini iptal etmek, Fatih Üniversitesi'nin eğitime devam edip etmeyeceğine karar vermek ve azınlık ve partikhanelerden sorumlu personel atanarak Sıkıyönetim Komutanlığına bağlamak amacıyla sorumlu birer personel belirlendiği iade edildi ve bu isimler verildi. İddianemede şüpheli Namık Kurşuncu'nun da Fenerbahçe Stadyumununu önce toplama merkezi, daha sonra açık hapishane olarak kullanılanmasını sağlamak üzere görevlendirildiği belirtildi.

Fatih ve Beyazıt rastgele seçilmedi

3. iddianamede şüpheli Jandarma Kurmay Yarbay Erhan Kubat'ın Fatih ve Beyazıt camilerine yönelik eylem konusunda sorumlu olarak atandığı belirtildi. Kubat'ın da Fatih, Beyazıt, Eyüp ve İsmailağa camilerinin bulunduğu bölgede keşif için 14 şüpheliyi görevlendirdiği ifade edilerek bu kişilerin isimleri verildi. Kubat adına imzaya açılmış bu dört camiyle ilgili tablo halindeki belgede ise vatandaş, tesis güvenliği, kolluk kuvveti, ulaşım imkanı, sıyrılma başlıklarında 'uygun', 'uygun değil', 'karar verilemez' şeklinde değerlendirmelerin yapıldığı, Eyüp ve İsmailağa camilerine ilişkin olarak bazı yönlerden 'uygun değil', 'karar verilemez' değerlendirmesinin bulunduğu vurgulan an iddianamede şöyle denildi, "Netice olarak Sakal ve Çarşaf eylem planlarında hedef olarak belirlenen Beyazıt ve Fatih camilerinin rastgele seçilmedikleri, yapılan keşif çalışmaları neticesinde bu iki caminin hedef alınmasına karar verildiği kanaatine varılmıştır."

PKK İLE İLİŞKİ İDDİASI

İddianamede, 29 Haziran 2009'da İstanbul Emniyeti'ne gönderilen Dursun Çiçek konulu ihbar maili incelendiğinde, şüpheli Fahri Can Yıldırım ile ilgili olarak '...Ayrıca bir de PKK-ÇYDD-Aleviler etrafında örgütlenen yapılanma var. Çark şöyle işliyor. PKK'ya para aktaran Dz. Kur. Kd. Alb. Fahri Can Yıldırım ve Dursun Çiçek, Ergenekon'un PKK üzerinden yürüttüğü faaliyetleri koordine ediyorlar. Alevi örgütçü yapılanmanın sorumlusu olan Dz. Yb. Mustafa Civelek Levent Bektaş ile bağlantılı çalışıyor' ifadelerinin yer aldığı da anlatıldı.

Org. Asparuk ve 23 amirale darbe

İddianamede, Hava Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri'nde darbeci askerlerin kendi komutanlarına karşı operasyon hazırlıkları ortaya konuldu. İddianamede, 'Oraj Hava Harekat Planı'EK C LAHİKA-7 CETV-B' ve EK G LAHİKA-1 planlarına göre, "Hava Kuvvetleri Komutanı Cumhur Asparuk'un yürürlüğe girmesinden önce plandan haberdar olmasının önleneceği, öğrenmesi durumunda kendisi ve ailesinin her programının ve telefonlarının dinleneceği, sıkıyönetimin ilanının ardından da kimseye görüştürülmeden Ankara'ya getirileceği ve emekli olacağına dair dilekçe imzalatılacağının" belirtildiğine yer verildi.

'Hassas personel listesi' başlıklı belgede ise 2002-2003 dönemlerine ait Deniz Kuvvetlerinde görevli amiral listesinin bulunduğu, toplam 54 amiralden 31 tanesinde artı, tevkif ve yer değişikliği öngörülen 23 tanesinde ise eksi olarak değerlendirme yapıldığı belirtildi. Önceki iddianamede de Kara ve Jandarma Kuvvetleri komutanları hakkında benzer belgelere yer verildiği vurgulandı.