Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Muğla Fethiye-Antalya Kaş açıklarındaki deniz alanı ile Kuzey Ege’de sınırlandırılan sahalar resmen “Deniz Millî Parkı” statüsüne alındı. Millî Park Kanunu çerçevesinde Türkiye tarihinde ilk kez deniz alanları millî park statüsüne kavuşurken, karar Birleşmiş Milletler bünyesindeki Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu’na kaydettirilen Ulusal Deniz Planlama Haritası’na işlendi. Söz konusu adımla Doğu Akdeniz ve Ege’deki dengeler Türkiye lehine tamamen değişti. Türkiye’de pek çoğu denizlerde tesis edilmiş olan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yönetilen Özel Çevre Koruma Bölgeleri bulunduğunu belirten diplomatik kaynaklar, “İki deniz milli parkıyla, Türkiye’nin Mavi Vatan’da koruduğu deniz alanları uluslararası hukuka uygun olarak genişlemekte ve Türkiye, çevre denizlerine giderek daha fazla sahip çıkmaktadır. Bunlar yapılırken seyrüsefer serbestisinin etkilenmemesi için gerekli önlemler alınmaktadır” değerlendirmesini yaptı.
YUNANİSTAN’DAN TEPKİ GECİKMEDİ
Kuzey Ege ve Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkları’nın Ege Denizi ve Akdeniz’deki Türk deniz yetki alanları sınırları içinde yer aldığını belirten kaynaklar, “Türkiye’nin deniz yetki alanlarına dair hukuki pozisyonuyla uyumludurlar. İlaveten, her iki deniz milli parkının ilan edilmesi, Türkiye’nin çevre denizlerinde yalnızca Türk karasularında değil, uluslararası hukuka uygun olarak karasularının ötesindeki deniz yetki alanlarında da deniz çevresinin korunması önceliğini yansıtmaktadır” ifadelerini kullandı. Kararın ardından Yunanistan Dışişleri Bakanlığı jet hızıyla bir açıklama yayınladı. Türkiye’nin ilan ettiği parkların “yasa dışı” olduğunu iddia eden Atina, Türkiye’nin sahada fiili durum oluşturduğunu ileri sürerek tepki gösterdi.