Medya paşasına Andıç sorgusu

28 Şubat soruşturmasının ikinci dalgası, ara dönemde medyayı yönlendiren dönemin Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak'ı vurdu. 4'ü muvazzaf 12 askerle birlikte gözaltına alınan post-modern darbenin isim babası Özkasnak'a sorguda yöneltilecek ilk sorunun, "Gazetecilerin andıçlanması emrini sen mi verdin" olacağı öğrenildi.

Tahir Alperen
Medya paşasına Andıç sorgusu

Aankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat soruşturması dönemin Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak'ın da aralarında bulunduğu BÇG Kriz Masası Kurulu'nda görev alan askerlere uzandı. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Afyon, Eskişehir ve Muğla'da 4'ü muvazzaf 12 asker gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü. 28 Şubat sürecinde merkez medyayı yönlendirdiği ve bazı gazetecilere baskı uyguladığı ileri sürülen Özkasnak'ın Bodrum Yalıkavak'taki evinde arama yapıldı. Özkasnak'a savcılık ve polis sorgusunda Batı Çalışma Grubu'nun medyayı yönlendirme faaliyetleri ile Şemdin Sakık'ın ifadelerine ekleme yapılarak hazırlanan andıcın sorulacağı öğrenildi.

GECE YARISI 'ÇOK GİZLİ' İBARELİ GÖNDERİLDİ

Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı 28 Şubat soruşturmasını genişletti. Savcılık, soruşturma kapsamında ikinci dalga operasyon için dün sabah düğmeye basarken, arama ve yakalama kararları ise önceki geceyarısı “çok gizli” yazı ile İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Afyon, Eskişehir ve Muğla Emniyet Müdürlükleri'ne bildirildi. Talimatta gözaltına alınacak şüphelilerin isimleri ve ev adresleri yeraldı. Terörle Mücadele Şubesi ekipleri dün sabah 07.30'da 7 il'deki 12 şüpheliye dönük arama ve yakalama operasyonunu gerçekleştirdi. Eşzamanlı yapılan aramalarda şüphelilerin bilgisayar harddiskleri alınırken, evlerde bulunan CD, DVD, flash bellek ve dökümanlara incelenmek üzere el konuldu.

ŞÜPHELİLERİN ÇOĞU ALBAY

Savcılığın şüpheli listesinde ilk sırayı 28 Şubat sürecinin “önemli” aktörlerinden biri olan emekli Tümgeneral Erol Özkasnak aldı. Korgeneralliğe terfi beklerken emekliye sevk edilen Özkasnak'ın Bodrum Yalıkavak'taki evinde arama yapıldı. Özkasnak için gözaltı kararı da evinde yapılan arama sonrasında işleme konuldu. Soruşturma savcıları Mustafa Bilgili ve Kemal Çetin'in haklarında yakalama kararı verdiği emekli askerlerin çoğu albaylardan oluştu. Gözaltı kararı verilen emekli askerler şunlar; Ankara'da emekli Albay Bahattin Çelik, İstanbul'da emekli Kıdemli Albaylar İbrahim Çağın, Yaşar Bülent Aksun, emekli Yarbaylar Bülent Yanaşık, Güneş Kural, İzmir'de emekli Albay Osman Bülbül, Eskişehir'de emekli Albay Veli Seyit.

GÖZALTINA ALINAN MUVAZZAFLAR HAVACI

Haklarında arama ve gözaltı kararı verilenler arasında dört de muvazzaf subay yer aldı. Muvazzaf subayların havacı olması dikkat çekti. Soruşturmanın Ankara ayağında muvazzaf albaylar Mustafa Hakan Bural ile Ahmat Dağcı, Adana'da Albay Mustafa İhsan Tavalar ile Afyon'da Hava Kurmay Albay Seyfullah Sönmez merkez komutanlıklarınca gözaltına alındı. Askeri inzibatın nezaretinde savcılar, muvazzaf albayların oturdukları lojman ve evlerinde geniş çaplı arama yaptı. Ankara'da gözaltına alınan Albay Bural'ın askeri lojmandaki evinde yapılan aramayı, bir albayın eşliğinde Savcı Kemal Çetin bizzat yürüttü. Ankara dışında gözaltına alınan ve aralarında Tümg. Özkasnak'ın da bulunduğu şüpheliler Ankara'ya getirildi. Emekli askerlerin Ankara Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi'nde muvazzaf subayların ise Ankara Merkez Komutanlığı'nda sorgulanıp ifadelerinin alınacağı öğrenildi. Bu arada Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği arama ve gözaltılarla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada, 12 şüphelinin 'hükümeti ortadan kaldırmaya kısmen veya tamamen teşebbüs” suçunu işledikleri iddiasıyla gözaltına alındığı vurgulandı.

İŞTE ÖZKASNAK'I TERLETECEK SORULAR

Emekli Tümgeneral Erol Özkasnak'a sorguda öncelikle, gözaltındaki PKK elebaşı Şemdin Sakık'ın ifadesini silah zoruyla değiştirerek hazırlatılan ve gazeteci Cengiz Çandar'ı hedef göstererek işinden ettiren, dönemin İnsan Hakları Derneği Akın Birdal'ın da suikast girişimiyle karşı karşıya kalıp ayağından yaralanmasına neden olan Andıç sorulacak. Özkasnak'ı terletecek olan soruların şunlardan olması bekleniyor:

Özkasnak'ın darbe günlüğü

İkinci dalgada gözaltına alınan emekli Tümg. Erol Özkasnak, Genelkurmay Genel Sekreteri olarak görev yaptığı 28 Şubat sürecinde, darbeci ekiple apoletli medya arasındaki ilişkileri yürüttü. Genelkurmay'dan Refahyol Hükümeti'ni hedef alan açıklamalar Özkasnak üzerinden yapılıyor, gazetecilerin yönlendirilmesi vazifesini de yine Özkasnak yürütüyordu. Özkasnak, Şemdin Sakık'ın ifadelerine ekleme yapılarak Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand gibi gazetecilerin PKK ile ilişkilendirilip yıpratılması amacıyla hazırlanan Andıç'ın arkasındaki isimlerden biriydi. Özkasnak ayrıca, darbeye karşı olan tavırlarıyla bilinen Oral Çalışlar ve Aydın Engin'in Cumhuriyet'ten ve Nazlı Ilıcak'ın da Akşam'dan atılması için gazete yöneticilerine baskı yaptı ve istediğini aldı. Gazeteci İlnur Çevik'e de 'Erbakan hakkında konuş, seninle beyaz sayfa açalım” tehdidinde bulundu. Özkasnak'ın, gazetecileri hükümete karşı haber yapması ve televizyon programlarına çıkarak yıpratma amacıyla konuşmalar yapmasını istediği de ortaya çıkmıştı.

SÜRECİN İSMİNİ O KOYDU

2001 yılında katıldığı bir programda “28 Şubat darbe değildir” diyen emekli Oramiral Salim Dervişoğlu'nun tashih eden ve 'Post-modern darbe buna yakıştırılan en güzel isim. Bu post-modern darbe tereyağından kıl çeker gibi, eski darbelere benzemeyen bir şekilde, hiç kan akıtmayan gayet usulüne uygun ve çok başarılı bir şekilde yürütülen süreçti' diyerek sürecin ismini koyan kişi de yine Özkasnak'tı. Bir kurmay yarbayın, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e hitaben yazdığı “Çevik Bir'in Genelkurmay Başkanı olması için Kıvrıkoğlu'nun ortadan kaldırılacağı ve orduda Alevi kadrolaşma olduğuna” ilişkin ihbar mektubunun da Özkasnak ve ekibi tarafından ortadan kaldırılarak da Demirel'e hiç verilmediği ortaya çıkmıştı.

Operasyon BÇG Kriz Merkezi'ne

28 Şubat soruşturmasının ikinci dalgasın Batı Çalışma Grubu çalışma sahasına giriş belgesi verilen subaylara yönelik gerçekleşti. Operasyonlarda gözaltına alınan 4 muvazzaf albaydan 3'ünün ise BÇG Kriz Merkezi'nde plan subayı olarak görev aldığı belirlendi.

28 Şubat soruşturmasının ikinci dalga operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerin Batı Çalışma Grubu (BÇG) giriş belgesi verilen kişiler ile BÇG Kriz Masası Kurulu'nda bulunan askerler olduğu belirtiliyor. Gözaltına alınan muvazzaf subaylardan 3'ünün ise Batı Çalışma Grubunun (BÇG) kriz masası personeli olduğu ve Bir'in savcıya verdiği BÇG personelinden olduğu ortaya çıktı. Bir'in savcılık ifadesi görevde olan askerleri de yakarken 28 Şubat sürecinde Karargahta görevli olan isimler Bir tarafından da doğrulandı. Savcı Bilgili, Bir'e, “Kriz masasında görev alan isimler bunlar mı? BÇG' de emriniz altında çalışanların isim listesi (9a) bendinde belirtilen kişiler mi?” diye sorarak isim listesi gösterdi. Bir ise savcının soruları karşısında “9a bendinde belirtilen şekilde bu kriz masası kurulup çalışmalarını yapmıştır. BÇG kriz masası (9a) maddesinde belirtilen kişilerden oluşur. Bunlar gerekli çalışmaları yaparlar. O tarihte görevde bulunan komutanlardır. Bu listedeki komutanlar o görevi yapıyorlarsa doğrudur, onlardır” ifadelerini kullandı.

Toplam 17'si plan subayı, 2'si plan astsubayı olmak üzere 26 askerin isminin bulunduğu belgede, dün gözaltına alınan ve 28 Şubat döneminde Kurbay Binbaşı olan Bahattin Çelik ile o dönem Topçu Yüzbaşı rütbesindeki Hakan Bural ile Üsteğmen rütbesindeki Ahmet Dağcı'nın adlarının yanında da parantez içinde “BÇG Planı Subayı” notu düşüldüğü görüldü. Bunun üzerine soruşturmayı yürüten özel yetkili savcılar Mustafa Bilgili ve Kemal Çetin'in ikinci dalga için düğmeye bastığı öğrenildi.

TAKTİRLER BÇG GÖREVİ NEDENİYLE Mİ?

Savcıların sorguda emekli Orgeneral Çevik Bir'e dönemin Genelkurmay 2. Başkanı sıfatıyla verdiği takdir belgelerini de sorduğu öğrenildi. Savcıların, 1997'de Özkasnak, Atilla Kıyat, Fevzi Türkeri, Kenan Deniz ve Erdal Şenler adına kendi imzasıyla düzenlenen takdirnameleri Bir'e göstererek “BÇG'deki başarılarından dolayı mı verdiniz?” sorusunu yönelttiği de öğrenildi. Çevik Bir'in ise “Takdir belgesini ben devamlı başarılı personele veriyordum, bu personellere de vermiş olabilirim. Fakat Batı Çalışma Grubu ile ilgili değildir” karşılığını verdiği ifade edildi.

Şehitleri bile kullandı

Erol Özkasnak'ın merkezinde yer aldığı bir olay ise, 1997 yılı Haziran ayında TSK'nın terör örgütü PKK'ya karşı Kuzey Irak'ta yürüttüğü 'Çekiç' harekatında 13 askerin şehit olduğu helikopter kazasıyla ilgili yaptığı açıklamaydı. Gazetelere açıklama yapan Özkasnak, Super Cobra tipi askeri helikopterin düşmesinden Refahyol Hükümeti'ni sorumlu tuttu. Sınır ötesi harekat için hükümetten defalarca ödenek istediklerini ancak cevap alamadıklarını iddia eden Özkasnak, "Ödenek gelmezse birçok proje aksayacak" dedi. Özkasnak'ın açıklamaları 'Ödenek faciası' olarak gazetelerde yer aldı ve günlerce tartışıldı. Dönemin Maliye Bakanı Abdüllatif Şener ise yıllar sonra Yeni Şafak'a yaptığı açıklamada, Özkasnak'ın o açıklamasıyla 'kara propaganda' yaptığını söyledi. Söz konusu süreçte TSK'ya hem bütçeden hem de örtülü ödenekten büyük miktarlarda kaynak aktarıldığını belirten Şener, "Silah alımı için para veriyorsunuz, onlar ülke savunması için alınan tanklarla Sincan'da yürüyor. Örtülü ödeneğe rağmen, bütçe krizi çıkarmak istediler" diye konuştu.