Mehmet Ali Ilıcak Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmesinin ardından yaşananları ve düşüncelerini anlattı.
İşte Mehmet Ali Ilıcak, Gazeteciler'e verdiği röportajdan o bölüm:
Geçen gün, seneler sonra kendisinden randevu istedim. Ne yalan söyleyeyim pek umudum yoktu. Ama lütfetti, beni kabul etti.
Kendisinden "helallik almak istediğimi" söyledim. Bana yaptıklarına karşılık onun zor günlerinde benim ona bir yardımım dokunamamıştı.
Anneme hâkim olamamıştım. Görüşmeye girerken biraz endişelenmedim değil. Acaba kızacak mı, sitem mi edecek yoksa iki kelam edip beni yollayacak mı diye düşündüm.
Hiçbiri olmadı! Karşımda Cumhurbaşkanı oturuyordu ama kendisini ilk tanıdığım yıllarda ki Refah İl Başkanı mütevaziliğinde.
Kendisiyle birçok hususta zamanın el verdiğince sohbet ettik. Her zamanki samimiyetiyle yaklaştı bana. Helalliğimi istedim. Aldım çok şükür!
Annem hususunu ben açtım. Cumhurbaşkanı'nın cevabı "Tek üzüntüm beni ve ailemi yakından tanıyan biri bizim için bunları nasıl düşünür" oldu. Tayyip Bey böyle duygusal bir insan. İnişleri, çıkışları olan. Gülen, ağlayan, kızan, sevinen. Hiddeti de sevgisi de kalbinden gelen bir insan.
Keşke Anacığım Tayyip Beyin bu yönlerini hatırlasa. Çok değil daha birkaç sene öncesine kadar ona toz kondurmadığı günlere dönebilse.
Keşke Anacığım kavgada gözü dönünce, karşısında etten kemikten bir insan olduğunu, canı acıdığını düşünse.
Keşke Anacığım beni yeren yazılar karşısında ki hissiyatını hatırlayıp, Bilal için yazarken empati kurabilse. Erdoğan'ı makam değil de insan olarak görse. Belki rotasını doğrultur, üslubunu yumuşatır. Belki her hadisenin iki tarafı olduğunu, kendisine anlatılanların yanlış olduğunu anlayabilir.
Şunu gördüm; Annemin, Erdoğan Ailesini insafsızca hedef alması bile Tayyip Beyin bana bakışını değiştirmemiş. Tayyip Beyi farklı yapan işte bu insanlığı, vefası, sevgisi ve samimiyeti!
Keşke herkes benim gördüğüm Tayyip Beyi, büyük Türkiye hayalini, evlatlarının, ailesinin mağduriyetleri pahasına verdiği mücadelesini, Oğlu Bilal için yazılanları hatırladığında; gözlerinde ki hüznü, bir baba olarak elinde olmadan bunlara vesile olmanın çaresizliğini anlayabilse.
Bir gönül adamını tanımış olmanın memnuniyeti ile hislerimi paylaşmak, düşüncelerimi anlatmak istedim. Sürçü lisan ettiysek affola!