Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Mehmet Şeker bugünkü köşe yazısında İsrail'in Kurtlar Vadisi ve Ayrılık gibi dizilerden duyduğu rahatsızlığı ve Memati isminin yasaklanışını kaleme aldı.
İŞTE MEHMET ŞEKER'İN YAZISI:
Memati'ye bir iyi, bir de kötü haber
Türkiye'nin dış politikasını, televizyon dizilerinin senaryolarını yazanlar belirlemiyorsa, Kurtlar Vadisi ve Ayrılık gibi dizilerdeki İsrail'le ilgili bazı sahneler dolayısıyla endişe duymaya mahal yok.
Ya da olmamalı.
Dizilerde İsrail'in kötü işler yaptığı işleniyorsa, gerçekte İsrail iyi işler mi yapmaktadır?
O sahnelerle İsrail'e bühtan mı edilmektedir?
*
Filistin'de Gazze'de çoluk çocuk demeden eziyet ediyor, kurşun sıkıyor, üzerlerine tankla yürüyor, ablukaya alıyor, aç susuz ve ilaçsız bırakıyor, dışarıdan gelen insanî yardımları bile engelliyorken, dizilerde bütün bunların aksini mi yansıtmaktır doğru olan?
Görmezden mi gelmeliyiz?
Aman ilişkimiz zedelenmesin diye göz mü yummalıyız?
Türkiye'nin dış politikasının “senaristlerin keyfine bırakılmayacak kadar hassas” olduğunu söylemek de, RTÜK'den dizilere müdahale edilmesini beklemek gibi, o zulme ortak olmaya rıza göstermek anlamına gelmez mi?
*
RTÜK senaristlere müdahale tavsiyesini dikkate alırsa, ne diyecek onlara?
“İsrail'i üzmeyin... Orada zulme uğrayanlar zaten fakir fukara insanlar, pek önemli değil... Öldürelenleri de fazla kafanıza takmayın. Nasılsa hepsi bir gün ölecekti... Böyle tehlikeli konuları işlemeyin. Ülkemizin dış politikasını kötü yönde etkilemeyin. Bizi zor durumda bırakmayın. Söz dinleyin. Uslu çocuk olun...”
Bu mudur beklenen?
Kötülük yapanın gösterilmesini değil, yapılan kötülüğün engellenmesini istemeliyiz, bu konuda birilerinden bir şey isteyeceksek.
*
Gelelim Memati'yle ilgili haberlere...
Çocuklarına Polat ve Memati ismini vermek isteyen ailenin bu başvurusu mahkeme tarafından reddedilmişti.
'Polat' ismi uygun bulunurken 'Memati' ismi uygun görülmemiş ve dava Yargıtay'a gitmişti.
Yargıtay geçen gün mahkemenin bu kararını onayladı: “Polat tamam, Memati olmaz.”
Aile bu karar üzerine ne yapacak bilmiyoruz.
“Madem Memati olmuyor, o zaman Kurtlar Vadisi'nde üçüncü karakter olan Abdülhey'in ismini vermek istiyoruz” derlerse ne olur?
*
Bu haber, geçtiğimiz günlerde “Memati'ye kötü haber” başlığıyla gazetelerde yer aldı.
İyi haberi de biz verelim.
Şanlıurfa'dan Halep'e giden bir grup arkadaş, ertesi gün dönmek niyetindedirler.
Akçakale sınır kapısından geçilecektir. Kapının gece 12'de kapandığını bilen, bilmeyenleri uyarır fakat o sözler bir işe yaramaz. Alışveriş için oyalanırlar, yemek için oyalanırlar ve bu sebeple kapıya geldiklerinde vakit geçmiştir.
Kulübenin zilini çalıp kapısını tıklatırlar. İçeriden yatak kıyafetiyle bir memur çıkar. Ancak saat ilerlemiştir. Ne kadar dil dökseler kapıyı açtıramazlar.
*
Tam o sırada görevlinin cep telefonu çalar. Kurtlar Vadisi müziğidir telefondaki.
Memur konuşmayı bitirince, bizimkilerden biri “Yahu der, arabada Memati'nin arkadaşı var.”
Suriyeli polisin uykulu gözleri birden açılır.
“Ne? Memati'nin arkadaşı mı? Başım gözüm üstüne...”
Bir koşturmacadır başlar.
Diğer anahtarın bulunduğu kişi aranır, bulunur, kapılar açılır ve geçilir.
Memati'nin kendisi değil, 'arkadaşı' bile kapının açılmasına yetmiştir.