Mesut Yılmaz, Türkbank davasında tekrar ifade verecekTANER İLE YİĞİT YÜZLEŞMESİTürkbank ihalesine fesat karıştırmaktan yargılanan sanıklardan Korkmaz Yiğit, dönemin devlet bakanı Güneş Taner'i 'yalancılık'la suçladı. Taner de "Kendisi benden neden bu kadar korkuyor" diye tepki gösterdi.

Türkbank ihalesine fesat karıştırmaktan yargılanan sanıklardan Korkmaz Yiğit, dönemin devlet bakanı Güneş Taner'i 'yalancılık'la suçladı. Taner de "Kendisi benden neden bu kadar korkuyor" diye tepki gösterdi.

Yeni Şafak
Arşiv

---------------------------------- manset -------------------------------------------

---------------------- manset ---------------------

Türkbank ihalesine fesat karıştırdıkları iddiasıyla 10 sanıklı 'Türkbank davası'nda talimatla ifadesi alınan tanık Mesut Yılmaz'ın usule aykırı olması nedeniyle ifadesinin tekrar alınmasına karar verildi. Duruşmada tanık sıfatıyla ifade veren Güneş Taner, Korkmaz Yiğit'e ait Bankekspres ile ilgili bilgilerini anlatırken, mahkeme nin "Bu, Türkbank davası. Bu konuyla ilgili bilgilerini söyle" şeklindeki uyarısına, "Ya, bu dava sadece Türkbank davası mı?" şeklinde cevap verdi.

Sanık Yiğit ile avukatlarının tanıklara sorulmasını istedikleri sorulara mahkeme itiraz ederken, tanık Güneş Taner, duruşma çıkışında Yiğit'in tehdit edildiği şeklindeki sözlerinin sorulması üzerine "Niye tehdit edeceğim ki ben. Kendisi benden bu kadar korkuyor da niye benim elimde korkmasını gerektiren bir şey yok ki" şeklinde cevap verdi.

İstanbul 7. Ağır Ceza'daki duruşmaya sanıklardan Yiğit ile eski MİT'çi Yavuz Ataç katıldı. Tanık olarak dinlenen dönemin Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Güneş Taner, Emniyet tarafından TMSF'ye Yiğit ile Çakıcı arasında bir bağlantı olduğu şeklinde bir yazının gönderildiğini ancak bu yazının kendisine ulaşmadığını ifade ederek "O yazı bana ulaşsaydı ben ihaleyi onaylamazdım" dedi.

Mahkeme soru kabul etmedi

Ancak mahkeme, sanık avukatlarının tanığa yöneltilmesini istedikleri soruların sorulup sorulmayacağı konusunda önce savcıdan görüş alarak avukatların sorularının tanığa sorulmamasına karar verdi. Sanık avukatları da savcıdan mütalaa alınmasının usule aykırı olduğunu belirttiler. Söz alan Yiğit, "Tanık, dava konusu dışında bir banka ile ilgili dökümanlar vererek bilgilerini tutanağa geçirdi. Yalan yanlış birçok senaryolar üretti. Biz sanığa olayın özü ile ilgili hiçbir soru soramıyoruz" dedi.

Yiğit, Taner'in Sarıyer'deki evinde "Korkmaz Yiğit'e 200 milyon dolar vermemiz lazımdır" dediğini, Taner'in, bu paranın 100 milyon dolarının Mehmet Emin Karamehmet'in vermesi gerektiğini söyleyip söylemediğinin tanığa sorulmasını istedi. Ancak mahkeme bu isteği kabul etmedi.

Mesut Yılmaz ve Gazi Erçel yeniden dinlenecek

Sanık avukatları, tanık olarak daha önce ifade veren dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ile Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel'in talimatla ifade verdikleri sırada, kendilerinin bulunmadığını belirterek, ifadelerin tekrar alınmasını istediler.

Mahkeme heyeti, avukatların bu taleplerini yerinde bularak, Yılmaz ve Erçel'in tanık konumunda tekrar dinlenmesi için yazı yazılmasını kararlaştırdı. Dosyadaki eksiklerin giderilmesine karar veren mahkeme heyeti duruşmayı 25 Mart 2004 tarihine erteledi. Aralarında Korkmaz Yiğit, Erol Evcil, Hayyam Garipoğlu ve Mehmet Emin Cankurtaran'ın da bulunduğu 10 sanık hakkında "İhaleye fesat karıştırmak" (Türkbank ihalesine) suçundan 5 yıl ile 10 yıl arasında değişen hapis cezaları isteniyor.

Yiğit: Taner yalan söylüyor

Sanık Yiğit, kendisine söz hakkı verilmemesine rağmen Güneş Taner'i ifade ederek, "O hep yalan söylüyor, ben susuyorum" dedi. Mahkeme heyetinin uyarıları üzerine yerine oturan Yiğit ile Taner arasında kısa süreli bir karşılıklı yalancılık suçlaması tartışması yaşandı. Sanık avukatları, Emniyet'in Çakıcı ve Yiğit ilişkisiyle ilgili Başbakan ile Merkez Bankası ve TMSF Başkanlarına ilettiği yazıların kendisine neden bildirilmediğini sordu. Avukatlar ayrıca soruşturma komisyonunda Taner'in verdiği ifadesinde "Dönemin bakanlarıyla birlikte Yiğit'in tutuklanmasına karar verdik" şeklinde bir beyanda bulunup bulunmadıklarının sorulmasını da istediler.