Moskova'daki Laleli

Rusya ile ticaretimizin merkezi Laleli'nin kalbi artık ülkenin lüks AVM'lerinde atıyor. Laleli bölgesindeki birçok firma, şubelerini Moskova'ya taşıdı. LASİAD Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, perakende sektörünün Rusya'da ciddi yatırımlar yaptığını söyledi.

Orhan Orhun Ünal
Moskova'daki Laleli

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından özellikle 90'lı yıllarda altın dönemini yaşayan Laleli bavul ticareti, neredeyse tarih oldu. Laleli piyasasının kalbi artık Moskova'nın lüks AVM'lerinde atıyor. Laleli bölgesindeki birçok firma, Moskova'da mağaza ve temsilcilik açtı. Bölge ihracatı, küçük Rus toptancısı yerine organize perakende ve büyük firmalar tarafından yapılıyor. Moskova'da, inşaat ve perakende sektörü Türk firmalarından sorulunca, içi malla dolu bavullar gitmiş, yerine şirket temsilcilerinin 'lüks Bond çantaları' gelmiş. 20 yılda iki ülkenin ekonomik ilişkilerinin nerelere geldiğini, Moskova ve İstanbul'daki esnaftan dinledik.

HEPSİ İSTANBUL'U BİLİYOR

Moskova'da tezgah-üstü piyasa, Türkiye'dekinden çok farklı. Rusya'daki orta halli dükkan sahipleri genelde metro istasyonu ve yeraltı çarşılarında küçük dükkanlarda çalışıyor. Rus satıcıların birçoğu, Türk mallarını toptancılardan edinip geçimini sağlamış. Hemen hepsi Laleli'yi biliyor. Uzun yıllar Moskova-İstanbul hattını arşınlayan satıcılardan biri, kendileri için bavul ticaretinin yaklaşık beş yıl önce bittiğini söyledi. Nedenini ise, AVM'ler ve içindeki Türk markalarına bağlıyor.

AVM'LERDE TÜRK DAMGASI

'AVM'leri Türkler inşa ediyor, içini de yine kendileri dolduruyor' diyen satıcı, özellikle Türk inşaat ve perakende sektörünün ulaştığı noktayı anlatıyor. İletişimde zorlansak da, konu 'ekmek parası' olunca, simultane çeviri başlıyor, hemde sokağun dilinden: 'Ruslar artık çarşı pazara gitmek yerine onlarca Türk markasının mağazasının olduğu AVM'lerden alışveriş yapıyor. Haliyle Rus tüketicisi hem kaliteli ürün alıyor, hem de ürün değiştirme gibi imkana sahip oluyor. Ufak çaplı Rus toptancısı ise, Laleliye gitmiyor artık. 2006'dan sonra gümrükten geçecek yük miktarının 50'den 35 kiloya düşmesi de işin cazibesini ortadan kaldırmış. Buradaki malların müşterisi ise genelde Asyalı göçmenler.' Özetle, olan Rusya'daki kayıtdışı ekonominin sokaktaki aktörlerine olmuş.

METRO ÇARŞILARI ÇİN' E EMANET

Rus satıcılar, yine de Laleli günlerindeki bavul ticaretini özlediklerini dile getirerek ağız birliği etmişçesine, Çin mallarına dikkati çekiyorlar. Bavul ticaretiyle ülkeye gelen Türk tekstil ürünleri Çin'e karşı direnememiş. Moskova'nın yeraltı piyasasındaki son durum şöyle özetleniyor: 'Öncelikle Rusya sokak satıcılığı sıkı denetim altında. Metrodaki yer altı çarşılarında ise belli ürünleri satabilirsiniz. Bunun için polise rüşvet vermek gerekiyor. Aracıları da ekleyince ortalama bir Rus satıcı için Laleli'den gelen Türk ürünün cazibesi kalmıyor. Onun yerini de Çin malları alıyor.'

GERÇEK RUSYA YERALTINDA

'Son 10 yılda Moskova'yı tanıyamıyoruz. Başka bir yer burası. Oysa ki gerçek Moskova yeraltında' diyen satıcı 60 yaşındaki Tomiska, komünist dönemi yaşamış. Rusya'da yaşam koşullarının zorluğundan şikayetçi. 'Yeraltı' derken, umarım çeviri hatasıdır diyoruz. Yok değilse, Tomiska çok gerçekçi bir yorum yapıyor. Çünkü, Rus mafyası malumunuz. Buna bir de Rusya'daki rüşvet olaylarını ekliyorlar. Yılda birkaç kez ulusal gazeteler ülkedeki rüşvet listesini yayınlıyor.

Esnaf büyük şirketlerden şikayetçi

Laleli esnafı ise, Rusya ile ticaretin 1990'lı yıllardaki gibi olmadığını belirterek, ticarette yörüngenin Ukrayna, Belarus ve Nijerya gibi Afrika ülkelerine kaydığını söyledi. Bölge esnafı, Rusya'daki satıcılarla neredeyse aynı şeyleri söyleyerek, en önemli sorunlarının Çin malları olduğunun altını çizdi. Laleli piyasasının aktörleri, toptancıların sık gelmediğini bunun yerini büyük firmaların aldığını şöyle anlattı: 'Pazarlık şansınız az, zaten bize uğramak yerine Moskova'da temsilcisi olan şirkete gidiyorlar. Ürünü seçip, siparişi veriyorlar.'

20 yılda çok şey değişti

Bu haberi size ulaştırabilmek için 2145 kilometre yol kat edip, Moskova'da 2 kez kaybolduk, dünyanın en pahalı şehrinde 20 liraya peynir ekmek yedik. Yeraltı çarşısındaki esnafla konuşmak için 2 polise 100'er ruble rüşvet verip, 30 kişiyi İngilizce aktarmaları için yoldan çevirdik.

KONUŞULAN DİL AYNI

Konu ekmek parasına gelince sokağın dili her zamanki gibi çözülüverdi. Aslına bakarsanız hayatın gayesi her yerde aynı. Aylardır, 'Serbest Piyasa'nın öğrettiği şeylerden biri de bu bize. Vatandaşın geçim derdi, yarının umudu, işçisi, memuru, günlük sıkıntısı hep benzer. Mesela Tomiska Babuşka, gelinden şikayetçi bu bile aynı. Bir panik anında baktığımız yer, ülkenden gelen bir haberle yüreğe çalınan kara hep aynı. Lafın nereye varacağını anladıysanız hiç uzatmayalım: 'Arkadaşlar üç (yüzbir) durumda birleşir: Kardeştirler yoksulluk önünde, Eşittirler düşman önünde, Özgürdürler… Ölüm önünde.'

Gıyasettin Eyyüpkoca, 'Rusya'da adeta her gün AVM açılıyor, kredi kartı kullanımı arttı. Perakende sektörünün yatırımı fazla. Bu da Laleli esnafının gelirlerini geçtiğimiz yıllara göre olumsuz etkiliyor' dedi. Eyyüpkoca, günümüzde Laleli bölgesindeki ticaretin niteliğini değiştiren ve haliyle esnafın da gelirlerini düşüren iki ana neden sıraladı, organize perakendecilik ve Moskova'daki AVM'ler.

Dünyayı tanımadıkları zamanlar

Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, bölgedeki ticaretin 1990'lı yıllarla kıyaslanamayacak şekilde değiştiğini söyledi. Laleli için Rusya'ya yapılan ihracatın hala çok önemli olduğunu belirten Eyyüpkoca, her iki ülkenin perakende sektörünün ticaret için ciddi yatırımlar yaptığını ifade etti. Eyyüpkoca, özellikle Türk tekstil firmalarının Rusya'ya çok ciddi operasyon ve yatırımları olduğunu belirterek, Laleli'nin 90'lı yıllarını şöyle özetledi: 'O zaman yeni doğmuş bir ülkeydi Rusya. Dünyayı tanımıyorlardı. Yakın ve komşu ülkelerden buldukları malı aldılar. İç pazarın tüketime ihtiyacı vardı. Seçenekleri yoktu. Ama şimdi her şey değişti, Ruslar her yerde. Rusya'dan bir firma sadece Laleliye değil, aynı zamanda Denizli, Bursa, Gaziantep gibi birçok şehre gidiyor. Ayrıca, İtalya'da Çin'de Amerika'da kendi yatırımları ve ihracatları var. Haliyle hem daha seçici hem de daha profesyoneller.'