Turgut Özakman'ın Şu Çılgın Türkler romanıyla hareketlenen "Milli Mücadele romanı piyasasında" şimdi de "Paşam" rüzgarı esiyor. İlk haftasında beş baskı yapan, "Bu topraklarda güller kırmızı açar Paşam" romanı, bazı tartışmalar açacağa da benziyor. "Kuvai Milliyeciler'i çılgın olarak nitelemek talihsizlik" diyerek Özakman'a gönderme yapan Paşam'ın yazarı Hasan Basri Bilgin, "Milli Mücadele, Samsun'da başlamadı. Kurtuluş Savaşı'nı, Denizli Müftüsü Hulusi Efendi'nin fetvası başlattı" dedi.
ROMAN BANA VASİYET
Bilgin, lise yıllarını Isparta'da Kuva-i Milliyecilerle geçirdiğini, onların anlattığı hatıralarla büyüdüğünü söyledi. Çevresindeki yiğitlerin tek tek ölmesi üzerine hayatta kalanlara yaşadıklarını anlattırıp notlar aldığını belirten Bilgin, "Bir büyük, 'Yaşantımızla birlikte bizim düşüncemizi, felsefemizi gelecek nesillere olduğu gibi aktar' diye vasiyette bulunmuştu. Kitabı yazarak bu borcumu ödedim" dedi. Kuva-i Milliye'yi ilk kuran kişilerden biri olan Hafız İbrahim (Demiralay)'in el yazması hatıralarına ulaştığını belirten Bilgin, bu hatıraların romanda Kurtuluş Savaşı'nın tarihi akışını netleştirmesinde büyük yararı olduğunu kaydetti.
CİHAT FETVASI
Paşam kitabına Şu Çılgın Türkler'i aratmayarak "O nadide şahitler 'TÜRKÜM' deme mutluluğuna ermiş bir ulusun eşsiz destanını sundu tarihe.." ifadesiyle başlayan Bilgin, Denizli Müftüsü Ahmed Hulusi Efendi'nin Yunalıların İzmir'i işgalinden dört saat on dakika sonra ilk cihat fetvasını verdiğini ve Osmanlı Hükümeti'nin İçişleri Bakanı Faik Bey'e (Öztürk) "Esir padişahın emri hür insanları bağlamaz" dediğini dile getirdi.
HAİN DEMİŞTİ
Bilgin, kitabında Vahdettin'in işgal kuvvetlerine karşı isyan başlatan Anadolu'ya, isyanın durması için Heyet-i Nusaha'yı gönderdiğini de savunarak, Özakman gibi, Vahdettin'i hainlikle suçladı. Padişahın Anadolu'da din adamlarının başlattığı Milli Mücadele hareketini engellemek istediğini, bu amaçla Heyeti Nasuha'yı kurduğunu kaydeden Hasan Basri Bilgin, şunları iddia etti: "Bu heyet, para yardımı yapılarak Anadolu'nun çeşitli yerlerine işgalcilere karşı çıkılmamasını öğütlemek için gönderildi. Ama bu isimleri Anadolu halkı dinlemedi."
Türkçülük müİslamcılık mı?
Kitabının giriş yazısında Türklüğe vurgu yapan sunuş yazısının tersine, Milli Mücadelede Türkçülük değil, İslamcılık algısının ön planda olduğunu vurgulayan Bilgin, "Milli Mücadelede din düşüncesinin ağır bastığını söyleyebilirim. Hatta diyebilirim ki din görevlileri olmasaydı, Mustafa Kemal'in başarılı olması mümkün değildi" şeklinde konuştu. Yazar Bilgin, şunları söyledi: "Milli Mücadeleyi başlatanlar ve yürütenlerin ilk hedefleri yurdu düşmandan kurtarmak, ikinci hedefleri de Cumhuriyeti ilan etmek. Evet! Cumhuriyet ilk olarak din adamlarının fikriydi. Bunu bir değil birçok kaynakta bulmak mümkün. Tahir Paşazade Hafız İbrahim'in Harbiye Nezareti'ne çektiği telgraf da, buna örnek; Hükümetimizden izahat istiyoruz.. Zillet ve meskenetle yaşamaya mesudane şahadeti tercih edeceğiz. Ol bapta..."