İzmir'de iki arkadaşıyla birlikte lüks bir jiple polisin 'dur' ihtarına uymayıp kaçtıkları iddia edilen gençlerden Baran Tursun'un (20) beyin ölümü gerçekleşti. Polisin açtığı uyarı ateşi sırasında kafasından aldığı kurşun yarasıyla ağır yaralanan genç, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılmıştı.
İzmir'de, polisin 'dur' ihtarına uymadığı iddiasıyla polis tarafından açılan uyarı ateşi sonucu kafasından aldığı kurşun yarasıyla beyin ölümü gerçekleşen Baran Tursun'un babası müteahhit Mehmet Tursun, konunun peşini bırakmayacağını söyledi. Olayı öğrenir öğrenmez Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi'ne koşan acılı baba, takip sırasında uyarı ateşi açarak oğlunun beyin ölümünün gerçekleşmesine neden olan polis veya polislerden sonuna kadar hesap sorulmasını istedi.
Hastane önünde gelişmeleri takip eden Baran Tursun'un yakınlarının endişeli bekleyişi sürüyor. "Pırıl pırıl bir çocuk yetiştirdim. Bu çocuk arkadaşlarıyla gezerken hangi koşullarda nasıl olmuşsa olmuş kafasına kurşun sıktılar" diyen acılı baba Mehmet Tursun, "Oğlum ve arkadaşları nasıl olduysa dur ihtarına uymamışlar. Açılan ateş sonucu da araç kontrolden çıkıyor bunlar da arabayla ağaca çarpıyor. O çarpma sonucu, çocuk orada trafik kazası yaptı diye ambulans çağırıyorlar. Ambulans çocuğu trafik kazası geçirdi diye alıp hastaneye getiriyor. Doktorlar sonra bana, çocuğun kalbini çalıştırmak için çok uğraştıklarını, kalbini çalıştırdıklarını, yaptıkları incelemede de kafasında bir kurşun yarası tespit ettiklerini söylediler" dedi.
Durumu öğrenir öğrenmez Asayiş Şube Müdürlüğü'ne giderek bilgi almak istediğini ifade eden acılı baba Mehmet Tursun, "Orada kimse benimle görüşmek istemedi. Nöbetçi Amirliği'ne gönderdiler. Oraya gittim orada da konuşmak istemediler. Birşeyler gizlemeye çalıştıklarını anladım. Şu anda oğlum bitkisel hayatta. Bunu kabul etmiyoruz, kabullenmiyoruz ve kabullenmeyeceğiz" diye konuştu.
Oğlunun beyin ölümünün gerçekleşmesine neden olan polis veya polislerden şikayetçi olduğunu ve onların en ağır cezaya çarptırılması gerektiğini ifade eden Mehmet Tursun, "Bu tür polisler, şerefli polisleri lekeliyor. Çocuğumun kafasına kurşun sıkan polis, bedelini ağır şekilde ödemeli. Çocuğumu ateş açmadan da durdurabilirlerdi" dedi.
Doktorlar, beyin ölümü gerçekleşen ve makineye bağlı yaşatılan Baran Tursun için son sözü ailesinden beklerken, hastaneye gelen abla Şelale ile kardeş Berrin Tursun gözyaşı döktü.
İzmir'in Karşıyaka ilçesi Bayraklı semtinde sabaha karşı saat 03.30 sularında meydana gelen olay, polisin 35 AL 9207 plakalı jipe 'dur' ihtarında bulunmasıyla başladı. İddialara göre, jip sürücüsü Baran Tursun (20), yanındaki iki arkadaşıyla birlikte polis araçlarından kaçmaya başladı. Polis ekipleri de, Bayraklı semtinden Çınarlı semtine doğru ilerlediği iddia edilen aracı takip etmeye başladı. Takip sürerken araç Manas Bulvarı depolar karşısında kontrolden çıkarak orta refüjdeki ağaca çarptı.
Polis, jipte bulunan iki kişiyi gözaltına aldı. Araç sürücüsü Baran Tursun'un ise yaralı olduğu gözlenince olay yerine ambulans çağrıldı. Sağlık ekipleri, yaptıkları ilk müdahalenin ardından Tursun'u ambulansla hastaneye kaldırdı. Tursun'a müdahalede bulunan doktorlar beyin ölümü gerçekleşen gence kalp masajı yaparak kalbini çalıştırdı. Doktorlar, daha sonra yaptıkları muayenede Baran'ın trafik kazası neticesinden değil, başına aldığı bir kurşun yüzünden yaralandığını tespit etti.