Diyarbekir Tanıtma ve Kalkındırma Derneği Başkanı Abdulkadir Arslanoğlu, “Terör örgütü ve onun uzantısı olan siyasi partinin yaptıkları tamamen Kürt halkının en tabi ve en insani haklarını engellemek, hayatlarına kast etmek, onlara zulüm ve işkence etmek. Son olayda ölen Kürtlere seslerinin çıkmaması ölenin kendilerinden olmaması” dedi.
BİZİ ÖLDÜREREK SAVUNUYORLAR!
Diyarbakır Şehit aileleri Derneği Başkanı Rıdvan Işık ise bölgede terörün en kirli ve kanlı yüzünün yaşandığını söyleyerek “Özellikle şunu vurgulamak istiyorum HDP Kürt halkının haklarını savunduğunu iddia ediyor. Siz istediğiniz şeyi, Kürt halkının içine girerek ve Kürt halkını öldürerek mi yapıyorsunuz? Kürt halkına en büyük zararı yine PKK terör örgütü vermektedir. Kürt halkının yüzde 90'ı Müslümandır. Müslüman bir halkın kesinlikle Komünist ve Marksist bir temsilcisi olamaz” ifadelerini kullandı.
ASLA KABUL EDİLEMEZ
Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Burç Baysal ise PKK saldırıları nedeniyle bölgede neredeyse sivil hayatı bittiğini söyledi. Baysal “Dürümlü'de yaşanan ve sivil yaşam alanları içeresinde böylesi savaş enstrümanlarının ortaya konulması kabul edilemez. Bunun telafisi yoktur. Yitirilen yaşamlar hiçbir özgürlüğü geri getirmeyecektir” diye konuştu.
İSTİHBARAT DESTEĞİ VAR
Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, “Dürümlü'de yaşananlar aslında meselenin geldiği boyutu bize anlatıyor. PKK tüm unsurlarıyla meşruiyetini kaybetmiş ve bizatihi Kürt halkını o kamyonu oraya bırakıp, halkın içinde bırakarak kendisi kenara çıkıp seyredecek bir duruma geldi ki o olmasaydı bunu Diyarbakır'da halkın içinde yine patlatacaktı. Daha düşündürücü olan 15 ton patlayıcıyı uluslararası istihbarat örgütünün desteği olmasa bunu Türkiye içerisinde elde etme olanakları yok. Halk artık huzur isityor, barış istiyor, güven istiyor” ifadelerini kullandı.