Muhalefetin yurt dışı basınında Türkiye'ye ilişkin eleştirilerini gündeme taşıma yöntemi bir kez daha dikkat çekti.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İtalyan gazetesi Corriere della Sera için kaleme aldığı makalede Türkiye'yi şikayet ede ede bitiremedi.
Özel, partisinin "Türkiye'de değişime açılan yeni bir yol" olduğunu savunurken, ülkede demokrasinin baskı altında olduğunu ileri sürdü.
Türkiye'yi 'otoriter rejim' olarak lanse etti
Küresel siyasete atıfta bulunarak 21'inci yüzyılın otoriter rejimlerinin artık seçimleri tümüyle ortadan kaldırmaya ihtiyaç duymadığını ifade eden Yeni Parti lideri, Türkiye'yi de aynı kefeye koymaya çalıştı.
Özel, sözünü ettiği rejimlerin demokrasiyi içeriden boşalttığını, kurumları ele geçirdiğini, bağımsız medyayı zayıflattığını, yargıyı siyasallaştırdığını ve muhaliflerini sindirdiğini öne sürerek, "Türkiye de 2002'den bu yana ülkeyi yöneten Recep Tayyip Erdoğan döneminde böyle bir demokratik aşınma yaşandı." iddiasında bulundu.
Kendisini İtalyanlara yanaştırdı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kurduğunu ileri sürdüğü düzenin giderek daha fazla kurumlar üzerindeki kontrole ve muhalefet üzerindeki baskıya dayandığını iddia eden Yeni Parti Genel Başkanı, Ekrem İmamoğlu'nun yolsuzluk soruşturmasında tutuklanmasıyla Türkiye'nin de kaygı verici bir aşamaya geldiğini öne sürerek şunları söyledi:
Yeni Parti olarak köklerinin sosyal demokraside olduğunu ifade eden Özel, "Yurttaşların öncelikleri belirlediği, politikaların oluşturulmasına katkı sağladığı ve yöneticilerden hesap sorabildiği bir siyaset anlayışı kurmak istiyoruz." diyerek bunun bazı yönleriyle İtalyanlara tanıdık gelebileceğini söyledi.
Avrupa’ya yanaşma çabası
Özel, makalesinin devamında Türkiye ve İtalya'yı birbirine bağlayan ortak bir Akdeniz ve Avrupa tarihi olduğunu ancak bugün Türkiye'de bu demokratik ve kurumsal gelenekten uzaklaşma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ileri sürdü.
Ülkesini düşmanca kalıplara sokarak şikayetlerini sürdüren Yeni Parti lideri, kendilerinin sağlayacağını iddia ettiği 'demokratik bir Türkiye'nin' Avrupa ve Akdeniz için de daha güvenilir bir ortak olacağını iddia etti.