Rektör seçimini Cumhurbaşkanı yapmamalı

Cumhurbaşkanı Gül, rektörlerin son aşamada Cumhurbaşkanı tarafından seçilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Üniversiteler yeniden yapılanırken rektörlerin seçimi veya tayini ile ilgili yeni bir usûl olması lazım. Siyasi yarış gibi seçim olmamalı” dedi

Haber Merkezi
Rektör seçimini Cumhurbaşkanı yapmamalı

Cumhurbaşkanlığı makamında birinci yılını geride bırakan Abdullah Gül, Çankaya Köşkü'ndeki bir yılıyla ilgili önemli değerlendirmeler yaptı. Görev süresince Çankaya'nın kapılarını herkese açtığını söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, "Cumhurbaşkanı olmamam için çaba sarfedenlere de, dışlanmışlık hissi yaşatmamak için çalıştım. Vicdanım rahat" dedi. NTV'de katıldığı bir programda bir yılını değerlendiren Gül, rektör atamalarında kendisine yöneltilen eleştirilerin haksız olduğunu söyledi.

SİSTEM DEĞİŞMELİ

Rektör atamalarında sistemin değişmesi gerektiğini ifade eden Gül, "28 rektör atadım. 22 tanesini YÖK tarafından birinci olanlardan atadım. Bir rektörün AK Partiden aday olduğu doğrudur, ama başka partilerde görev alanlar da var. Rektörleri Cumhurbaşkanın ataması doğru değil. Yeni bir usul olmalı. Üniversitelerde siyasi yarış gibi seçim olmaması lazım. Rektörün milletvekili seçilir gibi seçilmesi doğru değil. Yeni bir sistemin getirilmesini, Cumhurbaşkanının bu işe hiç karışmamasını arzu ediyorum. Hükümete, TBMM'ye de çağrıda bulunmak isterim. Bu konu gayet soğukkanlılıkla ele alınmalı. Rektörlerin seçimle gelmelerinin mahzurlarının çok olduğunu, derin yaralar açtığını gördüm. Üniversiteler çok prestji kaybediyor. Cumhurbaşkanının bu seçimle ilgisi olmaması gerekir" diye konuştu. Gül, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın bir yanlışını görmediğini söyledi.

YANLIŞI SÖYLERİM

AB fırsatının kaçırılmaması gerektiğini belirten Gül 'AB, Türkiye'yi zenginleştiren, standartlarını geliştiren bir süreç. Ben bu yüzden reformlara vurgu yapıyorum. Bu konuya dikkati çekiyorum'dedi Hükümetle kavgalı olmanın marifet olmadığını kaydeden Gül, 'Hükümetin yanlışı söz konusu olursa bu yanlışı da gayet açık yüreklilikle konuşurum' dedi.

DIŞ POLİTİKAYA KATKI

'Bana 1 yıl içinde yaptığınız en önemli şey nedir derseniz; Türk dış politikasına verdiğim destek derim' diyen Gül, 'Bu çerçeve içinde baktığımızda komşularımızla ilişkilerimiz önemli. Türkiye'nin büyüklüğü herkes tarafından görülüyor' dedi. Şüphesiz ki hiç kimsenin yaptığı işin dört dörtlük olmayacağını kaydeden Gül,'Kim yaptığı işi dört dörtlük diyorsa ona inanmamanız gerekir. Muhakkak ki, daha iyi yapabileceğim şeyler vardır. Ama genel olarak baktığım zaman içim rahat. Yeminime sadığım. Herkese eşit mesafedeyim' diye konuştu.

Ergenekon önemli bir aşama

Ergenekon davasının türkiye için önemli bir aşama olduğunu kaydeden Gül, “Bu konular Türkiye'de her zaman vardı. Herkes bilirdi, ama değinilmezdi. Memnuniyet verici ki savcılar delillendirmişler, mahkeme safhasına getirmişler. Önemli olan iddiaların, delillerin toplanıp mahkemeye teslim edilmesi. Hiç kimseyi suçlu ilan edemeyiz. Böyle bir davanın Türk mahkemelerine teslim edilmesi, mahkemelerimizin açık, şeffaf, kuralları belli usuller çerçevesinde bunlara bakacak olmasının Türkiye açısından bir aşama olduğu kanaatindeyim. Savcılar ve hakimler gayet özgürce kanunların verdiği yetkileri rahatlıkla kullanıp, hareket etmeleri gerekir. Kimse engellenmemeli" dedi.

MECLİS'İN İTİBARI KORUNMALI

Bu Meclis'in temsil açısından en yüksek temsil oranına sahip olduğunu kaydeden Gül, "Meclisin itibarını sarsmamak gerekir. Yazın sıcağında, en üst katılımla yapılan bir seçim. Temsil kabiliyeti bakımından, katılım açısından böyle bir Meclis neredeyse yok. Bu Meclisin prestiji büyüktür. Anayasayı da değiştirebilir bu Meclis. Anayasa öyle bir belge ki herkesi bağlayan en üst belge, çok önemli. Üstünde başka bir güç yok. Onun için mümkün olan en geniş katılımı sağlamanın çok önemli. Bazen usul, metot içerik kadar önemlidir" dedi.

Tatilimin parasını ben ödedim

"Milleti temsil eden insanlar hakkında tabii ki bilgi edinme hakkı vardır. Bunlar bizim özel hayatımızdır diye genişletmemiz doğru değil. Ama bazı çok özel, istismar edilmemesi gereken konular var. Herkesin tatile hakkı var. Onu dozunu kaçıracak şekilde istismar etmek doğru değil. Ben özel hayatımla ilgili ne yaptıysam kendim karşıladım. Özel hayatımla ilgili ne yaptığım varsa, tatil veya başka harcamalarım olabilir, bu konularda şeffafım, ben karşılarım. Beş sene süren Dışişleri Bakanlığım sırasında hiç tatil yapmadım. Sadece iki yıl, 2'şer gün yaptım. Son tatilde de bana düşen kısmını ben kendim ödedim.

İnsanların başörtüsü sorunu yok

Gül, başörtüsü tartışmalarıyla ilgili bir soruya, "Bunlar zaten halkın içine girerseniz böyle problemler sözkonusu değil. İnsanların karakteri önemli. Doğru mu yanlış iş mi yapıyor bu önemli. İnsanlar ülkesine, insanlığa faydalı mı oluyor? Bu önemli. Ben şekil ile ilgilenmem açıkçası. Onu politikacılarla konuşun. Sokakta gidiyorsunuz, insanların halini görüyorsunuz. İnsanların böyle bir problemi var mı? Etrafımızda savaşlar var, Türkiye'nin çıkarları, geleceği, kaybedilmiş yılları var. Enerjimizi bunlara vermeliyiz. başörtüsü falan, insanlar nasıl isterse öyle hareket etsin" dedi.