Sana sözümüzü geçiremezsek Kürt Ahmet'e nasıl geçireceğiz

Sauna çetesi lideri Kasım Zengin'in bir telefon konuşmasında, Geyşa saunanın sahibi Tüfekçi'yi, "Biz mafya değiliz, örgüt değiliz" diyerek konuşmalarında dikkatli olması konusunda uyardığı ortaya çıktı.

Yeni Şafak
Arşiv

----------------------- Haberler başlangıç---------------------------

Sauna çetesinin lideri Kasım Zengin ile Geyşa adlı saunanın sahibi Zeliha Tüfekçi arasında, bir ihalenin alımı konusunda telefon konuşması yapıldığı saptandı. İhaleye giren "Kürt Ahmet" lakaplı Ahmet Turgut'un sık sık isminin geçtiği telefon konuşmalarında, Zengin Tüfekçi'yi tehdit etti. Yeni Şafak'ın ele geçirdiği telefon konuşmalarında Zengin, "Biz mafya değiliz, örgüt değiliz, gayri meşru değiliz" diyerek sözlerinden dolayı Tüfekçi'yi uyardı. Asıl ismi Emre Köroğlu olan Zengin, telefon konuşmasında Tüfekçi'den sözlerine dikkat etmesini ve kendi sözlerini de kale almasını istedi. Zengin'in, Kürt Ahmet'e karşı küçük düşürülmemesi için Tüfekçi'yi sık sık uyardığı telefon konuşması şöyle:

"Zeliha: Madem o kadar güçlüydün, neden bu kadar uzadı bu iş?Emre: Şimdi bak Zeliha: Sürekli bir şeyler çıkıyo, sürekli bugün diyosun, yarın diyosun ben de Emre: Şimdi bak güç gösterisi Zeliha: Ya benim nedir biliyor musun, şu şu gündür benim için çok önemli ama söyleyim mi? Emre: Bak şana bir şey söyleyeyim mi? Zeliha: Ben onu göremedim Emre: Şu söyleyeceğim kelimeyi çok yani rica ediyorum. Sözlerine çok dikkat et. Yani şimdi benim söyleyeceğim kelimeye çok dikkat et. Çok da kale al yani. Bunu söylemek istemezdim. Ama şimdi güç gösterisi diyonya Zeliha: Hıh Emre: Onun için çok güzel gale al şimdi ofiste ben desem ki sana, bu kişinin bizimle alakası kalmadı. Küçücük işler için büyük güçlerimizi, küçücük yerde güç gösterisi senin dükkanında bile gösterilmedi. Gücümüzü her yerde kullanamayız ki. Biz mafya değiliz, örgüt değiliz, gayri meşru değiliz. Biz her şeyi stratejik alanda çözmek mecburiyetindeyiz. Yani bizim yaptığımız iş usta işidir. Şu an biz sonuca şekilden şekile girerek, yani son dakkada senin çekilmendi. Muallakta bırakmıştı. Ama bu Kürt Ahmet arkadaş, yani Kürt Ahmet ne demiş. Kesim biz Ankara'da değişik faaliyetler yapacağız diye tam takibe almış durumda. Bizim de şu an çöküntü olmaya çalıştığımız. Yani bizim öyle bir şeyimiz yok. Yani bizim yaptığımız harekette değil. Kürt Ahmet'in gözünde nereye giriyorsak. O gireceğimiz yerlere mahsustan destek vererek, kendisini bizim karşımıza almak istiyor. Anlayabiliyon mu?

ÇOK CANLAR YANACAK

Köroğlu, Tüfekçi ile telefon konuşmasında, bu işle ilgili bir takım canların yanacağından da bahsediyor. Köroğlu, telefonla konuştuğu Zeliha'ya şunları söylüyor: "Onur'u getirip oraya oturtması, işte bir takım insanların bizim ofisin etrafında gezdirmesi bir hareketir. Şimdi bizden cevap bekliyor. Biz de gereken cevabı vereceğiz. Gelip oturup konuştuğun zaman ben sana bire bir, bak bunlar olacak, günleri bu, saatleri bu, şekilleri bu, yani bir takım canlar yanacak. Bu tip acılar çekilecek. Bu acıların nihayetinde sana gelmesin. Gelmemesi için de şunların şunların olması lazım. Şöyle hareketlerde bulun, şunu tanıyon mu, tanıyom ya artık içimizdesin yani bu şekilde biz Ankara'nın göbeğinde sen ne kadar kabul etmesen, biz çıkmayız piyasaya. Biz buyuz demişiz. Şimdi sen bir gadınsın, şimdi karşı açıdan bak. Biz sana sözümüzü geçiremezsek, yarın Kürt Ahmet'e nasıl geçireceğiz."