Ses kayıtlarıyla tehdit ettiler

Yüzlerce kişinin sahte isimlerle dinlenmesine ilişkin hazırlanan paralel yapı iddianamesine mağdurların ifadesi damga vurdu. Paralel yapının tehdit mektubu gönderdiği eski MHP milletvekili Özcan Yeniçeri, “Mektupta, ses kayıtlarımın yayınlanacağı yönünde tehdit yazılıydı. Bu kayıtları şantaj ve tehdit için yaptıklarını şimdi anlıyorum” dedi.

Yeni Şafak Mustafa Sait Özkan

Türkiye'nin yakından tanıdığı bürokrat, gazeteci, iş adamlarının da aralarında bulunduğu yüzlerce kişinin paralel yapı tarafından sahte isimlerle dinlenmesiyle ilgili hazırlanan “yasadışı dinleme” iddianamesinde mağdurların ifadeleri yer aldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'na müşteki sıfatıyla ifade veren eski MHP Milletvekili Özcan

Yeniçeri ve Gazeteci Fatih Altaylı'nın ifadeleri de dosyaya girdi.

KONUŞMAMA EKLEME YAPMIŞLAR

Müşteki sıfatıyla ifade veren Yeniçeri, daha önce kendisine gönderilen tehdit mektubunın içeriğini de ilk kez savcılıkta açıkladı. 2014 yılının başlarında Kavaklıdere Postanesi'nden gönderilen mektubun içeriğini açıklayan Yeniçeri, “Tehdit mektubunda benim geçmiş dönemde telefonda yapmış olduğum konuşmaların bir paragrafının yazılı olduğunu gördüm. Yazının içeriği kısmen doğruydu. Böyle bir konuşmayı hatırlıyorum ancak yazıda ekleme ve çıkarmalar olduğunu fark ettim. Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdum” dedi.

http://image.pho.fm/resim/imagecrop/2015/11/01/resized_dbd7f-4c7a4280xcxcxcx.jpg

AMAÇLARINI ŞİMDİ ANLIYORUM

Yeniçeri, “Mektupta ses kayıtlarımın yayınlanacağı tehdidi vardı. Ben şimdi dinlemeyi yapan görevlilerin bu kayıtları şantaj ve tehdit amaçlı kullanmış olduklarını anlamış bulunuyorum. Devlette bulunan kayıtları silen ve ispatı mümkün olmayan hale getiren görevlilerden şikayetçiyim. Bunların mahkeme önüne çıkartılmasını ve cezalandırılmasını talep ediyorum. Türkiye'nin bu sıkıntıdan bir an önce temizlenmesini diliyorum” diye ifade verdi.

ALTAYLI DA İFADE VERDİ

Dinlenen isimlerden biri olan müşteki Habertürk Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı ifadesi de iddianamede yer aldı. Altaylı, paralel yapı soruşturmaları kapsamında tutuklu olan eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer'in bir görüşmede kendisine hakaret ettiğini belirterek, “Ben de kendisine karşılık verdim. Bu görüşmenin 2010 yılında olduğunu zannediyorum. Ama telefonumun dinlediği dönem olan 2008-2009 yılları arasında Yılmazer'le dostluk veya düşmanlığım bulunmamaktaydı” dedi.

KORKU İMPARATORLUĞU YARATTILAR

Kendisini dinleyenlerden şikayetçi olan Altaylı, şu şekilde ifade verdi: “Türkiye'yi bu şekilde korku imparatorluğuna çeviren toplumun geniş kesimlerinde bu şekilde bir algı yaratan herkesi paniğe sevk eden korku ve endişe yaratan telefon dinlemelerinden bizlerde gazeteci olarak nasibimizi aldık. Ben bu yapının Türkiye'de bir an önce sonlanmasını bir vatandaş olarak temenni ediyorum bu sebeple dinleme yapan kişilerden şikayetçiyim.”

Rapor yazdı, hedef oldu

Dinlenenler arasında olan Terörle Mücadele Eski Başkanı ve Ankara İl Emniyet Eski Müdürü Cevdet Saral'ın ifadesi de iddianamede yer aldı. Saral, ifadesinde Ankara Emniyet Müdürü iken Fetullah Gülen cemaati ile ilgili rapor hazırladığını belirtti. Rapor nedeniyle paralel yapı tarafından dinlemeye alındığını belirten Saral, “Rapor dolayısıyla bugün 'Paralel Yapı'' olarak adlandırılan örgüt tarafından öç alma mantığı ile şahsıma kurmuş oldukları tezgahtan ibaret ve maksatlı olarak dinlenerek bilinçli, kurgulu bir kumpasla karşı karşıya bırakıldım. Benim telefonlarım devlet tarafından değil doğrudan devlete nüfuz etmiş bir örgüt tarafından dinlenmiştir” ifadelerini kullandı.

YILMAZER TEHDİT ETTİ

Sultanbeyli İlçe Emniyet Müdürü iken dinlenen Lütfü Koca ise, iddianamede şüpheli olarak yer alan Ali Fuat Yılmazer ve Erol Demirhan'ın kendisini tehdit ettiğini söyledi. Asılsız ve imzasız bir ihbar mektubu ile hakkında soruşturma açıldığını söyleyen Koca, “Yılmazer ve Demirhan tarafından bizzat takip edilip yönlendirilerek davalarımın lehime sonuçlanması engellenmiştir. Bu iki şahıs bana kendi düşünceleri doğrultusunda hareket etmem gerektiğini ve ilerleyen yıllarda önemli ve üst görevlerde yer alabilmem için bir şekilde onlarla uyum sağlamam gerektiğini sözlü olarak söyleyerek bir çok defa şahsımı baskı ve tehditlere maruz bırakmıştır” dedi.