İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı kuruluşlar ve belediye ile iş yapan firmalara yönelik olarak başlatılan "intikam operasyonu" hakkında yayın yapan medya kuruluşlarının "çamur at izi kalsın" şeklindeki tavrı tepkiyle karşılanıyor. Medyanın henüz soruşturma safhasındaki bir olay hakkında resmen doğrulanmayan iddialarda bulunmasından, operasyonun maksatlı ve siyasi amaçlı olduğu kuşkusu güçleniyor. Operasyon hakkında hiç bir resmi açıklama yapılmamasına karşılık, medya organlarında söz konusu kuruluşlar ve işadamları hakkında yolsuzluk iddialarında bulunulması olayın arkasında siyasi baskıların olduğu iddialarını güçlendiriyor. Gözaltında bulunan kişilerin sanık bile olmadığını hatırlatan hukukçular, medyada gözaltındaki şahısların suçlu olarak ilan edilmelerinin hukuka ve insan haklarına aykırı olduğunu vurguluyorlar.
Polis bilgi mi sızdırıyor ?
Öte yandan gözaltına alınan işadamlarının bürolarına yapılan baskınlarda el konulan evraklar hakkında zabıt tutulmaması, tartışmalara neden oluyor. Resmen suçlanmayan işadamları hakkında ortaya atılan iddiaların medya organlarına nasıl sızdırıldığı ise merak konusu ediliyor. Soruşturma safhasındaki bir olay hakkında medyada yer alan, "şu kadar lira yolsuzluk belgelendi", "naylon fatura düzenlendiği belgelendi" şeklindeki iddialar hakkında resmi yetkililerin herhangi bir işlemde bulunmaması ise yadırganıyor. Gözaltına alınan ve çoğu işadamı olan 70'e yakın kişinin ise avukatlarıyla görüştürülmedikleri öğrenildi. Bu arada yine Emniyet ve yargıya yakın kaynaklardan alınan bilgilere göre, emniyete, göz altındaki şirketlere ve sahiplerine baskı yapılması ve operasyonların artarak sürdürülmesi yolunda baskı yapıldığı bildirildi. Kamuoyunda şok etkisi yapan operasyon hakkında Başbakan Bülent Ecevit, İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı'nın hiç bir açıklamada bulunmamaları ise olayın bir başka boyutunu oluşturuyor.
Soruşturma DGM'lik olamaz
Bu arada, başlatılan soruşturmanın DGM'ye sevk edilme amacının gerçekleşmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Avukat Münci İnci, DGM'de çete kapsamındaki suçların görüldüğüne dikkat çekerek, söz konusu soruşturmanın çete kapsamında görülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Yapılan soruşturmalar sonucunda eğer bir usülsüzlük ortaya çıkarsa bunun normal mahkemelerde görülebileceğini belirten İnci, soruşturmada olan konuların ticari konular olduğunu ifade etti. Polislerin gece baskınlarıyla yaptıkları operasyonlarda arama emri göstermesinin ve toplanan evraklar için zabıt tutmasının gerektiğine dikkat çeken İnci, polislerin bu kurallara uymadıklarını söyledi.
'Şiddetle kınıyoruz'
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Ali Bayramoğlu da geçen yıl Dost Sigorta şirketine ve ortaklarına karşı yürütülen sindirme operasyonunun bir benzerinin bugünlerde MÜSİAD üyesi olan şirketlere karşı İstanbul'da devam ettirilildiğini belirterek "Devlete vergisini düzenli ödeyen bu şirketlere yönelik başlatılan bu hukuk dışı uygulamaları şiddetle kınıyoruz" dedi.