Suçluları uzakta değil yanı başlarında arasınlar

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bizim 8,5 yıl boyunca çetelerle mücadelemizi yavaşlatmaya çalışanlar, çetelere kol kanat gerenler ve 'biz Silivri'nin avukatıyız' diyenler, suçluları uzakta değil yanı başlarında arasınlar” dedi.

Aa
Suçluları uzakta değil yanı başlarında arasınlar

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'ortaya saçılan edepsiz kasetlerden dolayı AK Parti'yi suçlamanın hezeyandan başka bir şey olmadığını' ifade ederek, 'Açık söylüyorum: AK Parti hiç kimsenin şamar oğlanı da değildir. Hele hele AK Parti kasetlerden nemalananların, kasetler yoluyla genel başkan olanların, kaset mamulü genel başkanların çamur atabileceği bir parti de değildir' dedi.

Erdoğan, Kent Meydanı'nda düzenlenen partisinin Bursa Mitingi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye için 8,5 yıl boyunca hizmet ürettiklerini ama birilerinin dedikodu ürettiğini ve engel olmaya çalıştığını söyledi.

Planlarla, projelerle milletin huzuruna çıktıklarını, güçlerini de milletten aldıklarını ifade ederek, 'Gücümüzü, çetelerden, hukuk dışı örgütlerden, mafyadan değil, sadece ve sadece sizden alıyoruz, farkımız bu. Biz, siyasetin çeteler eliyle kasetler eliyle değil, bizzat milletin eliyle şekillendirilmesini savunuyoruz. Bizi en başından itibaren bu ortaya saçılan kasetlerden dolayı suçlayanlar, gözlerini açsınlar ve sağına soluna baksınlar' diye konuştu.

Erdoğan, şunları kaydetti:

'Bizim 8,5 yıl boyunca çetelerle mücadelemizi yavaşlatmaya çalışanlar, çetelere kol kanat gerenler ve 'biz Silivri'nin avukatıyız' diyenler, suçluları uzakta değil yanı başlarında arasınlar. Ortaya saçılan edepsiz kasetlerden dolayı AK Parti'yi suçlamak, hezeyandan başka bir şey değildir. Açık söylüyorum: AK parti hiç kimsenin şamar oğlanı da değildir. Hele hele AK Parti kasetlerden nemalananların, kasetler yoluyla Genel Başkan olanların, kaset mamulü Genel Başkanların çamur atabileceği bir parti de değildir. CHP Genel Başkanı, kaset siyasetinde ne konuşacak? Eğer bir şey konuşacaksa en son konuşacak kişidir. CHP Genel Başkanı kaset siyasetinden en büyük faydayı sağladı. Partisindeki kaset skandallarının üzerini örtmüş, hatta eski genel başkana şantajı desteklemiş bir genel başkandır. Kusura bakmasınlar, yüzsüzlüğü, pişkinliği, onun kaset mağduru olduğu gerçeğinin üstünü örtmez.'

-“BU KAPI HERKESE AÇIK”-

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'CHP'ye gönül veren de MHP'ye gönül veren de kardeşimiz, BDP'ye gönül veren de kardeşimiz. Onlarda bu kapıya gelsinler, bu kapı herkese açık. Çünkü biz 74 milyonun partisiyiz. Biz bir bölgenin partisi değiliz, etnik unsurun partisi değiliz, biz tüm halkımızın partisiyiz' dedi.

Erdoğan, partisinin Kent Meydanı'nda düzenlenen Bursa Mitingi'nde, Bursa ve ilçelerine selam ve sevgilerini göndererek, konuşmasına başladı.

Kütahya'da 19 Mayıs'ta meydana gelen, Bursa'nın da yakından hissettiği depremden dolayı geçmiş olsun dileklerini sunan Erdoğan, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi, yakınlarına baş sağlığı temennisinde bulundu.

Tarihin, medeniyetin şehri yeşil Bursa'yı Osmangazi'nin, Orhangazi'nin, Yıldırım Beyazıt'ın, Emir Sultan'ın, Somuncu Baba'nın emaneti Bursa'yı Osmanlı'nın ilk başkenti Bursa'yı yürekten selamladığını dile getiren Erdoğan, 'Bu harekete, en başından bu yana sahip çıkan, omuz veren, hayır dualarını esirgemeyen Bursalılara şükranlarımı sunuyorum' dedi.

Önceki gün Kars ve Van'da, dün Hakkari ve Şanlıurfa'da, gelmeden önce Kocaeli'de vatandaşlarla, gençlerle kucaklaştıklarını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

'Şimdi de ilim, medeniyet şehri, gönül insanlarının şehri Bursa'dayız. Bizler Türkiye'nin 81 vilayetinde varız. Edirne'de, Hakkari'de varız, Iğdır'dan Muğla'ya Bursa'dan Van'a kadar 780 bin kilometrekarenin tamamında siyaset yapıyoruz. Biz 74 milyonun kalbinde, yüreğinde, gönlünde yer edinmek için, bu ülkenin her bir karışına eser kazandırmak için, ülkede kardeşliği yaşatmak, kardeşliği yüceltmek için siyaset yapıyoruz. Sadece 81 vilayet için değil küresel barış için, istikrar için, huzur için, ağırlıklı olarak bunu benimseyerek, önemseyerek siyaset yapıyoruz. Dünyanın tüm mazlumlarının sesi olmak, mağdurların hakkını savunmak, yoksulların hukukunu savunmak için siyaset yapıyoruz. Biz güçlünün egemen olduğu, güçlünün zayıfı ezdiği, dünya için değil, sevginin, barışın, adaletin, hakkın egemen olduğu dünya inşa etmek için siyaset yapıyoruz.'

Erdoğan, 8,5 yıldır tüm güçleriyle, tüm imkanlarıyla 'imdat' diyen, yardım isteyen herkese yüreklerini açtıklarını, ellerini uzattıklarını vurgulayarak, 'Kabil, Bağdat, Beyrut, Trablus, Bingazi, Şam, Saraybosna'yı kardeşimiz biliyor, oradaki kardeşlerimizin hukukunu biz savunuyoruz. Kırcaali'de biz varız, Gümülcine'de biz varız. Bugün eşim ve bakan milletvekili adaylarım Gümülcine'deler. Biz burada onlar orada. Dedağaç'ta, İskeçe'de, Kırım'da, Tiflis'te, Batum'da biz varız. Soydaşlarımızın, akrabalarımızın, kardeşlerimizin olduğu her yerde biz varız, biz barışı savunuyoruz' dedi.

-'BUNLARIN AYRIMCILIK GENLERİNDE VAR'-

'Bursa'dan özellikle Bulgaristan'daki kardeşlerimize, akrabalarımıza selamlarını, sevgilerimi iletiyorum' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

'Sofya'da Cuma Namazı kılanlara yönelik saldırıyı, orada seccade yakılmasını, ibadet edenlere şiddet uygulamasını kınadım, kınıyorum. Bulgaristan makamlarının açıklamaları, elbette kaygılarımızı azalttı. Bu vesileyle kendilerine teşekkür ediyorum. Avrupa'da artan ırkçılığa, tahammülsüzlüğe karşı, ayrımcılığa, saldırılara karşı tüm Avrupa ülkelerinin ortak tavır belirlemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Avrupa Birliği müktesebatında asla ayrımcılık yok ama Fransa Romanları ne yaptı? Fransa'dan kovdu. Hani ayrımcılık yoktu. Niye romanları kovdunuz? Bunların ayrımcılık genlerinde var. Bizde birlik var, beraberlik, bütünlük var. Çünkü biz yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz. Bu ülkede Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle Gürcüsüyle, Abazasıyla, Arabıyla, Romanıyla aklınıza ne gelirse, kim olursa olsun, biz insanları yaradandan ötürü severiz, ayrım yapmayız.'

Erdoğan, 'AK Parti'de etnik milliyetçilik, bölgesel milliyetçilik yok. Batı ne buluyorsa, doğu da onu bulacak. Kuzeyde ne varsa güneyde onu bulacak' diyerek yola çıktıklarını ifade ederek, 12 Haziran seçimlerinin Türkiye için dönüm noktası olacağını bildirdi.

12 Haziran seçimlerinin Türkiye'de demokrasinin, özgürlüklerin çok ileri standartlara ulaşması için bir dönüm noktası olacağını vurgulayan Erdoğan, '12 Haziran seçimleri, ekonominin daha da iyi büyümesi, 2023 hedeflerinin gerçekleşmesi, gücünün, itibarının artması için adeta milat olacak. Onun için ne diyoruz? Türkiye hazır, hedef 2023' dedi.

-'KISKANANLAR ÇATLASIN'-

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Cumhuriyetin 100. yıl dönümünde dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında olacağını vurgulayarak, şunları söyledi:

'Beraber milletçe olacağız. Siz 3 Kasım'da destek verdiniz çıraklık dönemi başladı. 22 Temmuz'da destek verdiniz, tek başımıza iktidar yaptınız, kalfalık dönemi başladı. 12 Haziran'da vereceğiniz destekle ustalık dönemi başlayacak. Bugün burada heyacanlıyım, coşkuluyum. Çünkü Bursa, bir başka güzel. Bu meydanda ilk kez böyle miting yapıyoruz. Bu bir ilk. Biliyorsunuz AK Parti de ilklerin partisidir. Şimdi şurada 22 günümüz kaldı.'

Erdoğan'ın konuşması sırasında 'Gece gündüz dolaşarak 12 Haziran'da sandıkları patlatmaya hazır mıyız?' sorusuna alanı dolduran kalabalık 'Evet' yanıtını verdi. Bunun üzerine Erdoğan, 'Diliniz dert görmesin maşallahınız var. Ben size güveniyorum. Biz size inanıyoruz. İnşallah bunu beraber başaracağız. Bu zafer benim zaferim değil milletçe bizim zaferimiz olacak. AK Parti'de ben yok biz var, farkımız bu' diye konuştu.

Kalabalığın 'Türkiye seninle gurur duyuyor' şeklinde bağırması üzerine Erdoğan, 'Biz sizinle gurur duyuyoruz. İnşallah Sinan gibi. Ne dedi? 'Şehzadebaşı benim çıraklık eserimdir. Süleymaniye benim kalfalık eserimdir' şeklinde konuşmasını sürdürürken vatandaşların 'kıskananlar çatlasın' şeklinde tempo tutmasının ardından Erdoğan, şunları dile getirdi:

'Çatlamasınlar. Onları da aramıza alalım. Daha güçlenelim inşallah. Çünkü onlar da bizim kardeşlerimiz. CHP'ye gönül veren de MHP'ye gönül veren de kardeşimiz, BDP'ye gönül veren de kardeşimiz. Onlar da bu kapıya gelsinler, bu kapı herkese açık. Çünkü biz 74 milyonun partisiyiz. Biz bir bölgenin partisi değiliz, etnik unsurun partisi değiliz, biz tüm halkımızın partisiyiz. Bu yola böyle çıktık, böyle devam ediyoruz. Dün Hakkari'de kepenkleri kapattılar. Esnaf kepenk kapatmadı aslında, kepenkleri kapattırdılar. Kim? Terör örgütü, bölücü terör örgütü. Şimdi, bölücü terör örgütü böyle yaptı diye, oranın BDP'li belediye başkanı, orayı çöplük içinde tutuyor, yollar her taraf rezalet içinde diye biz Hakkari'ye hizmet vermeyecek miyiz? Yine vereceğiz. Yüksekova'ya havaalanı, yollar yapıyoruz. Suyu götürüyoruz. Bize düşen neyse yapıyoruz, belediyeye hakkı neyse parasını gönderiyoruz. Ama hizmet vermiyor. O'nun cezasını sandıkta, Hakkarili kardeşim versin, ben değil. Demokrasi bu, demokrasinin güzelliği bu.'

-“CHP KASET SİYASETİNDEN EN BÜYÜK FAYDAYI SAĞLADI”-

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'CHP Genel Başkanı, kaset siyasetinden en büyük faydayı sağlamış, partisindeki kaset skandallarının üzerini örtmüş, hatta eski genel başkana şantajı desteklemiş genel başkandır' dedi.

Erdoğan, partisinin Kent Meydanı'nda düzenlenen Bursa Mitingi'nde, 12 Haziran sonrası en büyük projelerinin yeni Anayasa olduğunu vurgulayarak, 12 Eylül müdahalesinin ürünü olan mevcut Anayasa'nın artık, Türkiye'ye dar geldiğini söyledi.

Mevcut Anayasa'nın Türkiye'nin büyüklüğüyle vizyonuyla 2023 hedefleriyle örtüşmediğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

'Sivil, katılımcı, özgürlükçü bir anayasayı hep birlikte yapacağız. Türkiye'nin ayağındaki prangaları kıracak, Türkiye'ye çok daha geniş ufuk, büyük bir vizyon kazandıracağız. 74 milyonun 'işte bu benim anayasam', tamamının 'bu benim anayasam' diyebileceği bir anayasayı hep birlikte hazırlayacağız. 'Bunu verelim Anayasa hukukçularına hazırlasın.' Hayır, artık öyle değil. Halkımızla hazırlayacağız. Ekonomistin de siyaset bilimcinin de emeği olacak. Sosyologların, normal hukukçuların da vatandaşların, STK'ların, hepsinin emeği olacak. Teoriyle pratik bir arada olacak. En sonunda çerçeve için Anayasa hukukçularına davet yapacağız. Halkımın dilini anlayacağı bir Anayasa... Çok da geniş değil ha kısa bir Anayasa. İstikrarlı büyüme zeminini böylece tesis etmiş olacağız. İşçinin, memurun, esnafın, çiftçinin, sanayicinin, yoksulun sorunlarına daha hızlı, daha kalıcı çözümler üretecek, toplumun, tüm kesimlerinin refah düzeyini çok daha yükseklere çekeceğiz.'

Erdoğan, eserleriyle konuştuklarını belirterek, 'Peki CHP ne ile konuşuyor? MHP ne ile konuşuyor?' diye sordu.

Bugüne kadar yaptıklarını anlattıklarını ifade eden Erdoğan, 'Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır diyoruz. Türkiye için 8,5 yıl boyunca biz hizmet ürettik. Birileri de dedikodu üretti. Hep engel oldular. Biz planlarla projelerle milletimizin huzuruna çıkıyoruz. Biz gücümüzü milletimizden alıyoruz. Çetelerden, hukuk dışı örgütlerden, mafyadan değil sadece ve sadece sizden alıyoruz. Farkımız bu' diye konuştu.

-KASET SİYASETİ-

Konuşması 'Türkiye seninle gurur duyuyor' tezahüratlarıyla kesilen Erdoğan, şöyle devam etti:

'Biz siyasetin, çeteler eliyle kasetler eliyle siyaset mühendisleri eliyle değil bizzat milletin eliyle şekillendirilmesini savunuyoruz. Bizi, en başından itibaren kasetlerden dolayı suçlayanlar, gözlerini açsınlar, sağına soluna baksınlar. Bizim 8,5 yıl boyunca, çetelerle mücadelemizi engellemeye, yavaşlatmaya çalışanlar, çetelere kol kanat gerenler, 'Biz Silivri'nin avukatıyız' diyenler, suçluları uzakta değil, yanı başlarında arasınlar. Ortaya saçılan edepsiz kasetlerden dolayı AK Parti'yi suçlamak hezeyandan başka bir şey değildir. Açık söylüyorum; AK Parti, hiç kimsenin şamar oğlanı da değildir. Hele hele AK Parti, kasetlerden nemalananların, kasetler yoluyla genel başkan olanların, kaset mamulü genel başkanların çamur atabileceği bir parti de değildir. CHP Genel Başkanı, kaset siyasetinde ne konuşacak? Eğer bir şey konuşacaksa en son konuşacak kişidir. CHP Genel Başkanı, kaset siyasetinden en büyük faydayı sağlamış, partisindeki kaset skandallarının üzerini örtmüş, hatta eski genel başkana şantajı desteklemiş genel başkandır. Kusura bakmasınlar, yüzsüzlüğü, pişkinliği, onun kaset mamulü olduğu gerçeğinin üzerini örtmez. Sen kalk, kaset olayında genel başkanın yanına git, çıkınca gazeteciler sordu, 'ben aday değilim' de, ertesi gün sabah adaylığını açıkla, sevsinler senin gibi dürüstü, bu nasıl dürüstlük?'

-'UÇAN YALAN'-

'(Kılıçdaroğlu) Yalanlarına yetişmek mümkün değil' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

'Onun için ben 'yürüyen yalan' demiştim, değiştirdim 'koşan yalan' dedim. O da olmadı artık 'uçan yalan' diyorum. Bu kadar aşırı çok da pişkin çok da mahir bu konuda. Söylediklerini çok rahat inkar edebiliyor. Televizyon programlarında da karşısındakiler, kalkıp onların üstüne üstüne gidemiyorlar. Söyleyince 'Ben böyle söylemedim.' Ya çıkar koy önüne neyi söylemedi, söyledi işte. Kendi sitesinde bile, benim kızımla ilgili davetiyeyi devletin uçağıyla gönderdiğimi söylüyor. Kendi sitelerinde var. Ya ben bir defa, devletin uçağıyla davetiye göndermiş değilim, böyle bir şey olamaz, yok böyle bir şey, hangi devirde yaşıyoruz. Kargoyla göndeririz. Bunlar problem değil. Bu çok ucuz bir insan. O sıra, bir çalışma programı için ben, Ürdün Kralı'nın davetine gidiyorum. Eşim, çocuklarım, Devlet Bakanı Egemen bey... Yapacağımız görüşme Ortadoğu ve Irak ile ilgili. Kardeşinin kayınpederi sayın İbrahimi ile o zaman Amerika'nın özel temsilcisi, orada üçlü bir görüşme yaptık, yanımızda da Devlet Bakanı Egemen bey. Bu görüşmemiz esnasında, bu vesileyle büyük kızımın düğünüyle ilgili daveti yaptım. Benim oraya bu şekilde gidişimle bu davetimi birleştirmemi, kalktı bunlar uçakla davetiye göndermiş gibi yayınladı. O zaman İtalya Başbakanına davetiyeyi neyle gönderdim? Pakistan Cumhurbaşkanına davetiyeyi neyle gönderdim? Allah aşkına böyle yalan olur mu? Halen utanmadan, sıkılmadan halen bu yalanları söylüyor. 12 Haziran'da sandıklarda bunlara gereken dersi vereceğinize inanıyorum. Bu asil millete yalan tezgahlarında dokunmuş kumaş yakışmaz.'

-'YENİ CHP, YENİ GENEL BAŞKAN, ŞAKA GİBİ FIKRA BİR ADAM'-

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili, 'Yeni CHP, yeni genel başkan, şaka gibi fıkra bir adam' dedi.

Erdoğan, Kent Meydanı'nda düzenlenen partisinin Bursa Mitingi'nde yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun dün Çorum'da 'Çorumspor'u küme düşürenler bu memleketi iyi yönetebilirler mi?' dediğini anımsattı.

Bunun, nasıl bir devlet anlayışı olduğunu soran Erdoğan, 'Yani Çorumspor'un küme düşüp düşmemesiyle ben mi uğraşacağım? Şimdi benim doğup büyüdüğüm yer Kasımpaşa. Kasımpaşa şimdi düştü. Ne olacak? Ya şu yakıştırmaya bak. Şimdi o zaman şöyle bir şey desem yakışır mı? Ey Kılıçdaroğlu, sen Tunceli'yi Süper Lig'e çıkaramayacağına göre senden bir şey olmaz. Öyle bir şey denilebilir mi ya? Bu yakışık alır mı?' diye konuştu.

Erdoğan, Süper Lig'de 18 tane kulübün bulunduğunu, bunlardan 3 tanesinin şöyle ya da böyle düşeceğini yerine 3 takımın çıkacağını ifade ederek, burada mantık dezenformasyonu, sıkıntı olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

'İşte diyorum ya kılavuz meselesi. Kılavuzu karga olanın... Mesele bu. Şimdi CHP Genel Başkanının bu sözü siyaset tarihinin altın sayfalarına yaldızlı harflerle yazılmalı. Yetmez, bu tarihi nitelikteki söz genel merkez binalarının kapısına da kazınmalıdır diyorum. Yeni CHP yeni genel başkan, şaka gibi, fıkra bir adam. Buradan CHP Genel Başkanına çok samimi bir çağrıda bulunuyorum; çok samimi bir ricamı iletmek istiyorum. Eğer kendisi duymazsa yanındakiler, onlar olmazsa medyanın aracılığıyla bu ricam kendisine özellikle ulaştırılmalı. Hayatını kaybeden bir bebek. Aylardır istismarını yapıyor,istismar siyaseti yapıyor. Bebeğin annesi çıktı, adeta yalvararak 'Bebeğimi bari mezarda rahat bıraksınlar' diyor. 'Anneyim, acım katlanıyor' diyor. CHP Genel Başkanı bu acılı annenin feryadına rağmen hala bebeği miting meydanlarında istismar etmeye devam ediyor. Eğer yüreğinde zerre kadar acıma duygusu varsa, zerre kadar vicdanın varsa artık bu istismara son ver. Bu çocuğun ölümünü AK Parti iktidarından sorumlu tutmak suretiyle düşünüyorsan ben sana şunu söylüyorum; eğer sen, CHP belediyesinin olduğu bir yerde yaşayan bu yavru ebediyete intikal etti. Sormazlar mı adama ya, 'senin belediyen ne iş yapıyor?' Ya bu tür şeyler Allah göstermesin olabilir, olur. Biz bu ülkede 74 milyon içindeki yavrucukların hepsine ulaşamayabiliriz. Ama sen böyle bir şey biliyorsan sen niçin müdahale etmedin? Veya senin belediyen neden müdahale etmedi? Böyle bir şeyle ilgili varsa bir haber bunu bizim ilgili kurumlarımıza niçin bildirmediler? Yaptığı nedir? Dikkat edin ölümler üzerinden rant. Ey Kılıçdaroğlu, biz sizi biliriz. Siz hastanelerde ölüleri bile rehine tutanlardasınız. Siz o zihniyettesiniz.'

-'EY KILIÇDAROĞLU, KELİN İLACI OLSA KENDİNE SÜRERDİ'-

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü döneminde, hastanelerde çekilen çileyi iyi bildiklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

'Kuyruklarda beklediğimizi iyi biliriz. Muayenehaneye giderdik, parayı basardık. Bitmedi, reçete giderdik eczaneye ilacın bir tanesi var iki tanesi var, diğerleri yok. Git eczaneden al. Bunları bize kim yaşattı? Kılıçdaroğlu. Şimdi benim vatandaşım istediği doktora, istediği hastaneye gidiyor mu? İstediği eczaneden ilacını alıyor mu? Ey Kılıçdaroğlu, kelin ilacı olsa kendine sürerdi. Sen bu işi başaramadın zaten.'

Erdoğan, Bursa'nın çehresini köklü bir şekilde değiştirdiklerini, değiştirmeye de devam edeceklerine de değinerek, bugün mitingin ardından 36'sı kamu olmak üzere 37 tesis ve yatırımı hizmete açacaklarını, bunun toplamdaki değerinin de 360 trilyon lira (360 milyon lira) olduğunu kaydetti.

-BAŞBAKAN OLDUKTAN SONRA 22. BURSA ZİYARETİ-

Başbakan olarak Bursa'ya 22. ziyareti olduğunu belirten Erdoğan, bunun da kendisinin Bursa ile ne kadar içli dışlı olduğunun göstergesi olduğunu vurguladı.

Erdoğan, her kesime hizmet etme gayreti içinde olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

'Emekli vatandaşlarımız hiçbir zaman ihmal edilmedi. Bundan sonra da edilmeyecek. Emekli vatandaşlarıma seslenmek istiyorum; emekli vatandaşlarımızın alın terinin, Türkiye'yi büyütmek için ortaya koydukları gayretin karşılığı olarak her şeyi fazlasıyla hak ediyorlar. Toplumun tüm kesimlerinin olduğu kadar emekliler için de çok önemli düzenlemeler, önemli reformlar gerçekleştirdik. Emekli maaşlarında tüm imkanlarımızı zorlayarak ciddi artışlar sağladık. En düşük devlet memuru biz göreve geldiğimizde 377 lira. Şimdi ne alıyor biliyor musunuz? O zaman kim vardı iktidarda? MHP. Şimdi ne alıyor? 936 lira. Bakın 337, 936. Artış yüzde 149. En düşük SSK işçi emekli maaşı bugüne kadar yüzde 204 oranında artırdık. Bağ-Kur emekli aylığına yüzde 326 artış yaptık. Bağ-Kur tarım emeklilerinin aylığına ise toplamda yüzde 619 artış yaptık. Emeklilerimiz aylıklarını alırken çektikleri banka kuyruğu çilesine de biz son verdik. Talepte bulanan emeklilerimize aylıklarının evlerinde alabilme kolaylığını getirdik.'