1994 yılında faili meçhul bir cinayete kurban giden Avukat Yusuf Ekinci'nin ailesinin başvurusuyla başlayan ve eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın'ın ifadeleri kapsamında genişleten faili meçhul cinayetler soruşturmasında zanlılar çözülmeye başladı. Önceki gün tutuklanan sanıklardan Susurlukçu Sedat Bucak'ın korumalığını yapan eski özel harekâtçı Enver Ulu, Çarkın'ın ifadelerini doğruladı.
SİİRT GRUBUNU TEK TEK SAYDI
Eski eski Özel Harekat Dairesi Başkanı İbrahim Şahin tarafından kurulduğu belirtilen ve faili meçhul cinayetlerde etkin olduğu öne sürülen 'Siirt Gurubu'nun varlığını doğrulayan Ulu, şunları kaydetti: "..İbrahim Şahin ile birlikte Siirt'te görev yapmış Seyfettin Lap, Uğur Şahin, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Alper Tekdemir, Erdoğan Dağaşan, Alaattin Parmaksızoğlu gibi şuanda ismini hatırlayamadığım arkadaşlarda görev yaptı.."
TAYİNİMİ ŞAHİN YAPTIRDI
Susurluk kazasının yaşandığı dönemde Sedat Bucak'ın korumalığını yaptığını ifade eden Ulu, kaza esnasında arkadaki araçta bulunduğunu, Abdullah Çatlı'yı Mehmet Özbay olarak tanıdığını ileri sürdü. İki yeğeninin öldürülmesinden sonra Sedat Bucak'ın korumalığına İbrahim Şahin tarafından getirildiğini dile getiren Ulu, "Ben Susurluk kazasında ikici koruma aracında görevliydim. Sedat Bucak'ın korumasıydım" dedi. Siirt Grubu'na seçilmesi nedeniyle İbrahim Şahin ile ilişkilerinin geliştiğini, kaydeden Ulu, Siirt'e tayininin de Şahin tarafından çıkarıldığını söyledi.
İddiaların özel harekat dairesinin o dönemdeki başarısını yıpratmak için terör mahfilleri tarafından organize edildiğini öne süren Ulu, infaz listeleri ile ilgili soruya ise eski Başbakan Tansu Çiller'i işaret ederek cevap verdi.
ÇİLLER'İ İŞARET ETTİ
Ulu şunları kaydetti: "O dönemde Başbakan olarak görev yapan Tansu Çiller dahil basına beyanat vermişti bu beyanatında 'PKK'ya yardım eden iş adamları var biz bunları biliyoruz' şeklinde beyanda bulunmuştu. Ancak bana sorduğunuz öldürülmesi gerekenlere ilişkin bir listeden haberim yoktur."Soruşturma savcısının kayıp silahlarla ilgili sorusuna Ulu'nun şöyle yanıt verdiği öğrenildi: "Ben her tür silahı kullanmasını iyi bilirim. Göreve giderken görevin niteliğine göre uzun namlulu ya da kısa namlulu silahlar amirlerimiz tarafından bizlere veriliyordu. Bizlerde bunları kullanıyorduk. Benim kayıp silahlardan haberim yoktur." Çarkın'ın ifadeleri doğrultusunda 10 kişi hakkında tutuklama kararı çıkarılmış, 5 kişi önceki gün tutuklanmıştı.
Faili Meçhul soruşturması polis müdürüne uzandı
Eski özel harekâtçı Ayhan Çarkın'ın ifadeleriyle derinleşen 'Faili Meçhul' soruşturması bir polis müdürüne de uzandı. Yakalama kararında adı geçen İstanbul'da Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü görevini yürüten Yusuf Yüksel de dün teslim oldu. İddiaya göre Yüksel, bir gazetede kendisi ile ilgili gözaltı haberi yayımlanınca telefonunu kapatarak kayıplara karıştı. Hakkında yakalama kararı çıktıktan sonra 2 gün boyunca kendisine ulaşılamayan Yüksel İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın tarafından hemen açığa alındı. Yüksel avukatı aracılığı emeklilik dilekçesini verdikten sonra soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcılığına giderek teslim oldu. Yüksel'in Ayhan Çarkın'ın iddia ettiği faili meçhul cinayetlerin işlendiği dönemde özel harekat şubesinde komiser olduğu öne sürüldü. İstanbul Emniyet Müdürlüğünde polisler arasında "Miroğlu" lakabı ile anılan Yusuf Yüksel Bağcılar İlçe Emniyet Müdür vekiliyken 2008 yılında Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. 1 yıl bu görevde kalan özel harekat kökenli Yusuf Yüksel, 2009 yılında ise Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atanmış ve hakkında yakalama kararı çıkıncaya kadar görevinin başındaydı.
Deli bizi zora soktu
Soruşturma savcıları dün de hakkında yakalama kararı olan eski özel harekat polisi Ahmet Demirel'in ifadesini aldı. İfadenin ardından tutuklanma talebiyle nöbetçi Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkarılan Demirel tutuklanarak cezaevine gönderildi. İfade vermeye kendi isteği ile geldiğini söyleyen Demirel, "Bir tane deli insanları zora soktu" dedi. Adliyeye gelişinde, "Ayhan çarkın canı sıkılmış benim ismimi vermiş" diyen Demirel, "Yeşil pasaportum olmasına, kalp rahatsızlığı ve şekerim olmasına rağmen kaçmadım geldim" şeklinde konuştu.