Tekstilde 'ucuz ülke' imajını Çin'e bıraktık

Yeşim Tekstil CEO'su Şenol Şankaya, Çin ve Hindistan'ın pazara girmesiyle Türkiye'nin tekstil ve konfeksiyondaki ucuz ülke imajından kurtulup, kalite ve modayı izleyen bir ülke haline geldiğini söyledi

Tekstilde 'ucuz ülke' imajını Çin'e bıraktık

Türkiye'nin tek çatı altında en çok tekstil ve hazırgiyim ihracatını yapan şirketinin başında. Bursa'da 4 bin kişinin çalıştığı ve yılda ortalama 270 milyon dolarlık ihracat yapan adeta bir 'Tekstil Cumhuriyeti' denebilecek Yeşim Tekstil'i yönetiyor. Yeşim Tekstil CEO'su Şenol Şankaya, Nike, GAP, Banana, Zara, Marks & Spencer, Eddie Bauer, Schlafgut gibi dünyaca ünlü tekstil markalarına üretim yaptıklarını, yıl sonunda yüzde 15'lik büyüme ile 280 milyon dolarlık ihracat hedeflediklerini söylüyor. Şankaya, Türkiye'de tekstil ihracatının asıl bundan sonra artacağını da savunuyor. Şankaya ile, tekstil sektörünü, ailece geçirdiği zor günleri ve planlarını, Cavit Çağlar'ın kızının adını taşıyan Yeşim Tekstil'in Bursa'daki fabrikasında konuştuk.

İhracat ve çalışan sayısı bakımından Yeşim bugün nerede?

Dış ticaret sermaye şirketlerini bir kenara koyarsak, fabrika olarak ihracatta Türkiye'de son beş yıldır hep ilk 3'ün içindeyiz. 2005'de 254 milyon dolar olan ihracatımızı, bu yıl yüzde 15'lik bir artışla 275-280 milyon dolara çıkaracağımızı tahmin ediyorum. 2009 yılında da hedefimiz 450 milyon dolarlık ihracat. Bugün Yeşim'de 4 bin kişi çalışıyor. Fakat bize üretim yapan 42 tane fason fabrikasında çalışanları da eklersek, toplam 8 bin 500 gibi bir çalışana ulaşmış oluyoruz.

Neden markalaşma yerine başkalarına üretimi tercih ediyorsunuz?

Sanayici bir aile olarak biz sürekli üretimi sevdik. Marka olacaksak, üretimde marka olalım dedik. Bugün dünyanın en önde gelen firmaların üretici partneriyiz. Nike veya GAP Türkiye'den bir tek Yeşim'i seçiyor. Nike'ın dünyadaki toplam 8 üretim partnerinden biri de Yeşim. Biz bu şekilde markalaşıyoruz.

Fakat, "Biz bunu 1'e üretiyoruz, stratejik ortağımız 10'a satıyor" demiyor musunuz?

Onların da çok büyük masrafları var. Ben 1'e satıyorum, onlar 6'ya satıyor. Zannediliyor ki, aradaki bütün marjlar onların karı. Aslında değil. Net yüzde 10-15 gibi net bir kar sağlıyorlarsa çok iyi. Birçok markaya baktığımızda net kar yüzde 5-14 arasında. Çünkü Nike ve GAP gibi firmaların inanılmaz geniş reklam bütçeleri var.

Türkiye'de ihracatın lokomotifi tekstildi. Yıldızı sönüyor mu?

Belki otomotiv, beyaz eşya ön plana çıktı, ama rakamlardan çok yarattıkları katma değere bakmak lazım. 'Türkiye için hangisi daha faydalı' diye baktığımızda, bugün otomotiv ve beyaz eşyada ihracat kadar ithalat olduğunu görüyoruz. Fakat tekstil ve konfeksiyon yine büyüklüğünü koruyor. Her sene yine sağlıklı bir şekilde büyüyor. Hammaddesinin yüzde 80'i Türkiye'de olan üretim sektörü. Önümüzdeki 10 yıl içinde hazırgiyim ve konfeksiyon sektörünün gücünü daha da fazla hissettireceğine inanıyorum.

Fakat Koç Holding Finansman Grubu Başkanı Rüşdü Saracoğlu "Tekstil batacak" dedi.

Tamamen bilgiye sahip olmadan yapılan talihsiz bir açıklama. Bugün Türkiye, belki hazırgiyim, konfeksiyon ve tekstilde belki de en parlak dönemini yaşıyor. Çünkü katmadeğerli ürün üretmeye başladı. İtalya, İspanya ve Portekiz'in sahip olduğu pazarı yavaş yavaş Türk konfeksiyon sektörü ele geçiriyor. Hatta Çin ve Hindistan'ın pazara gelmesi Türkiye'nin konumunu daha da yukarı çıkardı. Daha önce ucuz ülke görülen Türkiye, bu imajını Çin'e bıraktı. Ve daha kaliteli, modayı, markayı, trendleri izleyen bir ülke konumuna geldi. Geçmişte 2-3 dolarlık mal satıyorsak, bugün 5-6 dolar-10 dolarlık, hatta 15 dolarlık mal satmaya başladık. Yoksa bu ihracat rakamları yükseleceğine düşerdi.

Üretimi Mısır'a kaydıracağınızı açıkladınız. Ne kadarını?

Mısır'a kaydırmayacağız. Aşağı yukarı bugünkü üretimimizin yüzde 10 gibi rakamını önümüzdeki 3 yılda Mısır'dan yapmayı hedefliyoruz. Yeşim'in Bursa üretiminde bir azalma olmayacak. Mısır stratejik bir yatırım. Buradan ABD'ye gümrüksüz mal verme şansınız var. Bir avantaj da Mısır'ın üretiminin yüzde 70'ini yurtdışına ihraç eden o fabrikayı serbest bölge ilan etmesi.

Anadolu'ya yatırım sözkonusu mu, teşvikler sizi cezbetmiyor mu?

Teşvikli illerde en yakını Uşak'tı, orada hemen bir fabrika kurduk. Bugün 500'e yakın çalışanımız var. Fakat çok büyük üretimlerinizi oralara götüremiyorsunuz. Teşvikli il de olsa gerek mesafe, gerek maliyetler olarak dışarıdaki komşularımızdan daha avantajlı değil.

Son yıllarda, gruptaki İnterbank'ın batması nedeniyle, davalarla uğraştınız. Sizi ve işinizi nasıl etkiledi?

Başta çok haksız bazı suçlamalarla karşı karşıya kaldık. Fakat zamanla, o dönemdeki rüzgarın yanlış estiğini gördük. Maalesef bu biraz bizi üzdü, yıprattı. Fakat hiçbir zaman bizi hedeflerimizden saptırmadı. Biz Türkiye'ye inanan, milliyetçi bir aileyiz. Hiçbir yatırımımızı Türkiye dışına taşımadık. Bugünkü istihdamımızla, yaptığımız ihracatla, verdiğimiz vergi ile çok net olarak gösteriyoruz ki, Nergis Grubu ve Yeşim Tekstil, Türkiye'nin en güçlü sanayi kuruluşu. Son yıllarda yaşananlar, bize bir üzüntü bıraktı. Babamı kaybettik.

Olaylar çok etkiledi sanırım.

Çok. Herşeyini Türkiye'ye adamış bir insan. Cenazesinde de fazlasıyla görüldü. Özal'dan sonra Türkiye'deki en yüksek katılımlı cenaze idi. Yaşadıkları ve karşılaştığı ithamlar onu çok üzdü. Çünkü bunların hiçbirini haketmemişti. Daha fazla konuşamayacağım. (duygulanıp susuyor)

Yılların fabrikası Polylen'i ka-pattınız. Zor bir karar mıydı?

Polylen, Türkiye'nin en eski sentetik iplik üretim firması. Bursa'nın en eski fabrikalarından biri. Fakat düşük kur nedeniyle, Uzakdoğu'dan ithal edilen sentetik iplikle rekabet edemez bir noktaya geldik. Doğalgaza neredeyse yüzde 100'e yakın zam oldu. Doların yüzde 30-35 değer kaybetmesi, işçilik maliyetlerin bu kadar artması nedeniyle istemeyerek Polylen'i kapatmak zorunda kaldık. 200 milyon dolarlık bir tesisin kapısına kilit vurduk. Aynı zamanda 800 çalışanımız da işsiz kaldı.