Terörün diline karşı barışın dili

Ümraniye Belediyesi tarafından düzenlenen “Medyanın Dili ve Terör” adlı panel; medyanın ilgi odağı oldu. Dört oturumdan oluşan panelde usta gazeteciler ve program yapımcıları bir araya gelerek, terör eylemleri karşısında medyanın kullandığı dili tartıştı.

Yeni Şafak Haber Merkezi

Terör olayları, son yıllarda dünya gündeminde önemli bir yer tutuyor. Patlayan bombalar ve dramatik görüntülerle kuşanmış ekranlar ise terörün elini güçlendirerek toplumda infiale yol açıyor. Medya'nın bu tartışmalı yaklaşımı nedeniyle terör, kokutma ve sindirme amacına kolaylıkla ulaşabiliyor. Ümraniye Belediyesi'nin bu çerçevede düzenlediği “Medyanın Dili ve Terör” adlı panelle medya dilinin terör örgütlerinin aracı olmasının engellenmesi için nasıl ortak bir dil ve yöntem oluşturulması gerektiğine dair bir tartışma platformu oluşturdu. Panele medya yöneticileri ve yazarlar katıldı.

'TERÖRE KARŞI DOĞRU İLETİŞİM VE DİL BİRLİĞİ'

Panelin açılış konuşmasını yapan Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, “Tüm dünyanın sorunu olan terörizm, ülkemizin de önemli meselelerinden biri. Bu sebeple bu konuya duyarsız kalmayarak 'Medyanın Dili ve Terör' panelini düzenledik. Terörle ancak, doğru iletişim ve dil birliği ile mücadele edebiliriz. Milletin sesini duyuracağı mecranın medya olması sebebiyle, bir dil birliğini de ancak buradan sağlarız” dedi. Millî bir uyanış ve beraberliğin ortak dille sağlanabileceğini söyleyen Başkan Hasan Can, “Medyanın dili, terörün cesaretini kırmada çok büyük önem arz ediyor. Ümit ediyorum ki burada konuşulan konular, panelin amacına uygun olarak ülkemizin bütünlüğünü sağlasın” dedi.

MEDYA TERÖR İLİŞKİSİ

24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek'in moderatörlüğünde, NTV Haber Programı Sunucusu Oğuz Haksever, Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak ve Güneş Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Turgay Güler'in katılımıyla gerçekleşen ilk oturumda; Murat Çiçek, Nuh Albayrak, Oğuz Haksever ve Turgay Güler'in medyanın terörle olan ilişkisini ve alması gereken tavırları ele aldıkları ilk oturum; izleyicilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek, gündemin nabzını tutan sorularıyla moderatörlüğünü üstlendiği oturumda, “Terör örgütleri siyasî amaçlar güder ve bu amaçlarının sansasyonel olmasını hedefler. Propagandalarını güçlendirmek ve insanlara ulaşmak isteyen örgütler, medyada yer aldıkça bu hedeflerine yaklaşmış olurlar. Burada bir çelişki ortaya çıkıyor; terörle ilgili haberler verilmeyecek mi? Hayır. Habercilerin işi bu haberleri halka duyurmak, fakat burada hassas bir çizgi var. Haber verilir fakat kullanılan dille; haberin terörizmin işine yaraması engellenebilir. Medyanın dilinin, terörizme alet olmasını engelleyecek bu ince çizginin nasıl oturtulacağını panelimizde konuşacağız” dedi.

BİLİNÇSİZCE HABERLER TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞİNE YARIYOR

NTV Haber Programı Sunucusu Oğuz Haksever, medyanın dilinin yanında vücut dilinden de bahsettiği konuşmasında; görsellerle Türkiye'de terörün ortaya çıktığı yıllar ve o yıllardan itibaren medyanın sergilediği tutumu ve bu tutumun sosyolojik etkilerini değerlendirdi.

“1980'li yılların medyasına baktığımızda habere göre fotoğraf değil, fotoğrafa göre haber yapılan bir dönem yaşadık” diyen Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak; medyada görsellerin öneminden bahsetti. Bilinçsizce yapılan haberlerin; terör örgütünün işine yaradığını dile getiren Nuh Albayrak, “Medya mensubu veya medya yöneticisi, içinden gelen millî duyguları bastırarak kontrollü yayıncılık yapmalı” dedi. Turgay Güler de, objektiflik ve sansür kavramlarının içinin doldurulması, terörizmin mesajlarının doğru algılanıp yorumlanarak haber yapılması gerektiğini vurguladı.

'MEDYA DENGE SAĞLAMALI'

İkinci oturumda ise Habertürk Gazetesi Yazarı ve Program Yapımcısı Balçiçek İlter moderatördü. Türkiye Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Kapan, A Haber Program Sunucusu Erkan Tan ve Sabah Gazetesi Yazarı Hilâl Kaplan'ın katılımıyla gerçekleşen oturumda; medya dilinin teröre alet edilmesinin engellenmesinde kanunların etkisinden bahsedildi.

Oturumun moderatörü, Habertürk Gazetesi Yazarı ve Program Yapımcısı Balçiçek İlter, medyanın dilinin halktan ve devletten etkilendiğini dile getirerek terör mağdurlarının da sesini medyadan duyurduğunu ve medyanın bu dengeyi sağlamak zorunda olduğunu kaydetti.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/02/19/12/18/resized_be9b4-1768db26umran18.jpg

Medyanın yanlış kullanımla kötü sonuçlara yol açabileceğini belirten Türkiye Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Kapan, gazete, TV gibi kanalların sosyal medya mecralarından daha kontrol edilebilir olduğunu söyledi. Kapan, terörizme karşı sosyal medyanın etkisinin azımsanmaması gerektiğini vurguladı.

Gazete ve TV haberciliğinin kontrol edilmesi noktasında RTÜK kanunlarının ne derece etkili olduğundan bahseden A Haber Program Sunucusu Erkan Tan, terör örgütü eylemlerinin ve eylem mağdurlarının gazete ve TV'lerde çokça yer bulmasını eleştirdi. Erkan Tan, medya mecralarının terörizm konusunda hatalı tavır almasının kanunlarla engellenebileceğini dile getirdi.Medyanın terör olaylarıyla alakalı tavrını ortaya çıktığı ilk zamanlardan bugüne değerlendiren Sabah Gazetesi Yazarı Hilâl Kaplan da sosyal medyanın terörizme tesiri ve medya mecralarındaki hataların kanunlarla engellenebileceği konusunda dikkat çekici çıkarımlarda bulundu. Medyayla alakalı kanunların yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Kaplan'ın konuşmasının ardından oturum son buldu.

'DÜNYA MEDYASI NASIL ELE ALIYOR'

Habertürk TV Genel Müdürü Veyis Ateş'in moderatörlüğünde, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zahid Akman, Sabah Gazetesi Yazarı Melih Altınok ve Türkiye Gazetesi Yazarı Yıldıray Oğur'un katılımıyla gerçekleşen 3. oturumda ise; toplumsal dilde birliğin korunmasının medya dilini de etkileyeceğinden bahsedildi.

Panelin moderatörü Habertürk TV Genel Müdürü Veyis Ateş, Türkiye'nin bulunduğu konjonktürde medya ve terör ilişkisini konu alan bir panel düzenlenmesinin büyük ihtiyaç olduğunu dile getirdi. “Medya hepimizin kullandığı bir mecra. Sadece zaman geçirmek için dahi yazılı ve görsel basını takip ediyoruz” diyen Ateş; yurt içi ve yurt dışından örneklerle terör faaliyetlerinin medyada yer alış şeklinden bahsetti. Medya diliyle halkın algısının yönetilebileceğini dile getiren Ateş, “Medya dilinin niteliği, kelime değişimleriyle dahi farklılık gösteriyor” dedi.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/02/19/12/16/resized_2503e-928a9569oturum01.jpg

Oturumda konuşan Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zahid Akman, “Yönetim ve halkla ilgili her şey medya üzerinden yönetilir” dedi.

Medya dilinin terörizmin amaçlarına hizmet etmemesi adına; bilinçli ve dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Akman, terör ve medya ilişkisinde kanunların önemine değindi. Terörün asıl amacının topluma korku vermek olduğunu dile getiren Sabah Gazetesi Yazarı Melih Altınok; toplumda karmaşanın artması için terörün medyayı kullandığını söyledi. Tarihte ve günümüzde terörizmin ne şekilde değiştiğini anlatan Altınok, milletin terör örgütüne karşı tavrı ve bakışında medyanın tesirinden de bahsetti.

Terörizmin medyayı araç olarak kullanmak isterken, medya mensuplarına düşen görevlerden bahseden Türkiye Gazetesi Yazarı Yıldıray Oğur: “Basın, terörün kötü yüzünün ortaya çıkarılmasını sağlamalıdır. Gazeteler siyasi olarak bir görüşü savunabilir fakat bu ülke hepimizin. Ülkemize zarar vermek aslında kendimize zarar vermektir” dedi.

'Basın asla terör örgütünün propagandasını yapmamalı'

Kanaltürk, Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Gemici'nin moderatörlüğünde, Yeni Akit Gazetesi Yazarı Serdar Arseven, Star Gazetesi Yazarı Ahmet Kekeç, Sabah Gazetesi Yazarı Fahrettin Altun ve Yenişafak Gazetesi Köşe Yazarı Nedret Ersanel'in katılımıyla gerçekleşen 4. oturumda ise; terörizmin ifade araçlarıyla alakası değerlendirildi. 4. oturumun moderatörü; Kanaltürk, Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Gemici; Avrupa ve Türkiye medyasını karşılaştırarak, “Medya terör örgütünün propagandasını asla yapmamalı” diye konuştu. “İnsanlık tarihi boyunca iyilik ve kötülük daima bir arada bulunmuştur” diyen Yeni Akit Gazetesi Yazarı Serdar Arseven, insanların ve medya mensuplarının bir duruş sahibi olması gerektiğini vurguladı. Arseven, bireysel ve kurumsal olarak sahip olunan bu duruşun medya diline de yansıması gerektiğinden bahsetti.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/02/19/12/16/resized_9153c-2c0be37cepafoto_1214_17022016195749043_r_war_20160217000000_05166594.jpg

Star Gazetesi Yazarı Ahmet Kekeç ise, terör örgütlerinin yönlendirici bir güç olmadan yaşayamayan ticarethaneler olduğunu ve medyayı araç olarak kullandıklarını dile getirid.

Sabah Gazetesi Yazarı Fahrettin Altun, sansasyonun egemen olduğu bir yerde yayıncılığın sorumluluklarının yerine getilirilmesinin zor olduğunu söyledi. Birçok medya kurumunun terörizm faaliyetlerini çeşitli nedenlerle kullandığını dile getiren Altun, “Misyoner yayıncılığı ifşa etmek de yayıncılığın sorumluluklarındandır” dedi.

Türkiye'nin gündemine oturan ve Ümraniye Belediyesi'nin öne çıkan sosyal sorumluluk etkinliklerinden biri olan “Medyanın Dili ve Terör” paneli; Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can'ın kapanış konuşmasıyla son buldu. “Panele katılan değerli basın temsilcilerimizin her biri, birbirinden farklı üsluplarla, aynı gerçeği ifade ettiler” diyen Başkan Hasan Can, panelde emeği geçen herkese teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.

Yerli ve milli medya büyümeli

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/02/19/12/17/resized_da687-dfedc50dmedya1.jpg

Yeni Şafak Gazetesi Köşe Yazarı Nedret Ersanel, yerli ve millî medyanın kendi iç yapılandırmasını değiştirmesi geliştirmesi ve büyümesi gerektiğini söyledi. Ersanel: “Geçmişten bu yana terörün insanlar üzerinde yaşattığı etkiler konuşuluyor ve ele alınılıyor” diyerek, bu etkilerde medyanın payının ne olduğunu anlattı.