---------------------------------- manset ------------------------------------------- ---------------------- manset ---------------------
Hükümetin bir süreliğine dondurduğu ÖSS'de katsayı tartışmaları, TESEV' in dün kamuoyuna açıkladığı "İmam Hatip Liseleri Efsaneler ve Gerçekler" isimli raporla tekrar gündeme getirildi.
Raporda ÖSS'ye girişte meslek lisesi mezunlarının önünü keserek eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldıran uygulamanın Türk Eğitim Sistemi'ne darbe vurduğu açıklandı. TESEV'in gazeteci Ruşen Çakır, İrfan Bozan ve Balkan Talu'ya hazırlattığı rapor, Conrad Otel'de düzenlenen bir basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. Kuruluşundan günümüze kadar İHL'lerin gelişimi ile ilgili bilgiler verilen raporda,1997 yılının "İmam Hatip"ler için bir dönüm noktası olduğu belirtildi.1997 yılında 612 okul ve 500 bin öğrencisi bulunan İmam Hatip Liseleri'nin orta kısmının 8 yıllık zorunlu eğitim yasasıyla kapatıldığı, ÖSS'de uygulanan katsayı sebebiyle de 2002-2003 yılında öğrenci sayısının 64 bin 534'e kadar düştüğü belirtildi.
İmam-Hatipleri halk sahiplendi
İHL'lerin 1973'den itibaren büyük bir gelişim gösterdiği belirtilen raporda, bu okulların yüzde 65'inin tepeden tırnağa halk tarafından yapıldığı açıklandı. Rapora göre 1995'e kadar sadece 38 İHL devlet tarafından yapılırken, 77 okul devlet-millet işbirliği, 22 tanesi ise geçici tahsis yoluyla yapıldı. 263 okul ise devletten bir kuruş yardım alınmadan dernek, vakıf ve diğer kuruluşlar tarafından inşa edildi. İHL'lere halkın diğer hiçbir okula sahip çıkmadığı kadar sahiplendiği vurgulanan raporda, bu okullarda okuyan öğrencilere de vatandaşlar tarafından burs temin edildiği vurgulandı.
Toplumun din eğitimine olan talebinin bu okullara olan rağbetinin en önemli sebeplerinden biri olduğu belirtilen raporda, İHL'ye giden öğrencilerden yüzde 71'ininin dini bilgileri daha iyi öğrenmek için, yüzde 15'inin ailesinin isteği üzerine, yüzde 9'unun din görevlisi olmak için, yüzde 5'inin ise diğer sebeplerden dolayı İHL'leri tercih ettikleri açıklandı. İmam Hatip sorununun çözümünün her geçen gün daha da önemli hale geldiği vurgulanan raporda Türk eğitim sistemine vurulan bir darbe olarak görülen katsayı probleminin öncelikle çözülmesi gerektiği belirtilerek problemler şu şekilde sıralandı: "Katsayı sorunu, nicelik ve nitelik sorunu, kızlar ve başörtüsü sorunu, statü karmaşası, İHL'ye gitme gerekçeleri, din hizmetlisi yetiştirme, imam hatiplik olgusu"
İHL'lerin statüsü netleştirilmeli
Raporun çözüm önerileri kısmında ise, İHL'nin statüsünün netleştirilmesi, katsayının İHL ile ilgili kapsamlı bir düzenlemeyle çözülmesi, bir çözüm bulunana kadar toplumun hassasiyetleri dikkate alınarak ara çözüm bulunması, İHL'lerin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın arzu ettiği seviyede eleman yetiştirecek şekilde yapılandırılması, İHL sorununun bu okullarının kalitesinin düşürülerek değil daha kaliteli hale getirilerek çözülmesi, İmam Hatiplere aşırı yüklenmeyi azaltmak için "Kur'an Kursları"nın yeniden yapılandırılmasının gündeme alınması, devletin din eğitiminden çekilmesi, özel kurum ve kuruluşlara din eğitimi verme yolunun açılması tavsiyelerinde bulunuldu.