TSK'dan darbe eğitimi açıklaması

YENİSAFAK.COM.TR
TSK'dan darbe eğitimi açıklaması

Genelkurmay Başkanlığı, kamuoyunda gündeme getirilen iddiaların aksine TSK eğitim ve öğretim kurumlarının, eğitim birliğine aykırı hareket etmesi ve eğitim-öğretim müfredatında açık veya gizli olarak darbeye yönelik eğitim konularının bulundurulmasının söz konusu olmadığını bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, son dönemlerde bazı basın ve yayın organlarında, 'askeri okulların Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Yükseköğretim Kurulu'na (YÖK) bağlı olmadıkları, müfredatının ve ders kitap içeriklerinin Genelkurmay Başkanlığınca oluşturulması ve askeri okulların MEB ve YÖK denetleme sistemi dışında olmaları nedeniyle askeri okulların darbeci zihniyetin yetişmesine ortam hazırladığı, bu mahzuru gidermek maksadıyla askeri okulların müfredatının elden geçirilmesi gerektiği' şeklinde haber ve yorumlar yapıldığının gözlemlendiği belirtildi.

Bu haberlere ilişkin TSK eğitim kurumlarında uygulanan eğitim sistemi bilgi notuyla ders çizelgeleri ve askeri ders içeriklerinin, 17 Eylül 2011, 6 Mayıs 2012 ve 23 Temmuz 2012 tarihlerinde TSK genel ağında yayımlandığı hatırlatılan açıklamada, ancak bu konudaki haber ve yayınlara devam edildiği, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve oluşabilecek yanlış algılamaların önüne geçilmesi maksadıyla konuyla ilgili açıklama ihtiyacı duyulduğu bildirildi.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sitesindeki açıklamada kurumun eğitim sistemine ilişkin ayrıntılı bilgiye yer verildi.

Açıklamada, "TSK bünyesindeki orta dereceli okullardan başlayarak, Harp Akademilerine kadar tüm eğitim ve öğretim kurumlarının MEB ve YÖK kriterlerine uyum sağlamasına, geleceğin güvenlik ve harp ortamının gereklerine göre dinamik olarak sürekli geliştirilen ve değiştirilen eğitim ve öğretim programlarına rağmen ön yargıların şekillendirdiği bakış açısıyla TSK eğitim ve öğretim kurumlarına yöneltilen eleştirilerin yersiz olduğu, diğer taraftan her zaman sıcak gelişmelerin yaşandığı bir coğrafyada bulunan Türkiye'de silahlı kuvvetlerin konumu ve rolünün, güvenlik ihtiyaçları ve maruz kaldıkları tehdit düzeyleri düşük seviyede olan bazı batılı ülkelerin silahlı kuvvetleri ile kıyaslanmasının ve mevcut durumun demokratik ülkelerdeki uygulamalara aykırı olduğu iddiasının gerçeklerden uzak bir bakış açısının ürünü olduğu değerlendirilmektedir" denildi.