Üçüncü göz milletimiz: İzleme Kurulu ihtiyaçlara göre çalışacak

AK Parti TBMM Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, "Terörsüz Türkiye" sürecini izleyecek Meclis İzleme Kurulu'nun ihtiyaç halinde yeni kanun ve ilave düzenlemeler için yasama faaliyeti yürüteceğini açıkladı. Sürecin üçüncü göz olmadığını ifade eden Gül, "Bizim en güçlü gözümüz milletimiz. O yüzden Meclisimizin gözüyle bu meselelere bakıp değerlendireceğiz" dedi. Yeni anayasanın Türkiye Yüzyılı'nın 'kilidi ve anahtarı' olacağını belirten Gül, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2028'de yeniden adaylığı konusunda ise Anayasa'nın 116. maddesinin açık olduğunu kaydetti. Gül, Meclis’in seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden aday olmasının önünde hukuki bir engel bulunmadığını ifade etti.

Uğur Duyan
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Yeni Şafak Ankara Bürosu'nu ziyaret etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, "Terörsüz Türkiye" sürecinde dışarıdan bir "üçüncü göz" mekanizmasına ihtiyaç olmadığını belirterek, sürecin milletin ve Meclis'in gözetiminde yürütüleceğini söyledi. Gül, Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu'nun ve alt komisyonlarının çalışmalarını Meclis adına izleyecek olan İzleme Kurulu'nun 1 Ekim'de TBMM açıldıktan sonra oluşturulacağını bildirdi. Kurul'un süreci millet adına izleyeceğini, gelişmeleri takip edeceğini ve ihtiyaç halinde yeni yasal düzenlemeler için çalışma yapacağını açıkladı.

İZLEME KURULU İHTİYAÇ HALİNDE YASA ÇALIŞACAK

Terörsüz Türkiye sürecinde gözler Meclis'in açılmasıyla birlikte kurulması planlanan İzleme Kurulu'na çevrildi. Yeni Şafak'a değerlendirmelerde bulunan AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, Türkiye'nin kendi meselesini kendi mekanizmalarıyla çözeceğini vurguladı. Sürecte dışarıdan üçüncü göz olmadığını ifade eden Gül, "Bizim en güçlü gözümüz milletimiz. O yüzden Meclisimizin gözüyle bu meselelere bakıp değerlendireceğiz" dedi. Gül, İzleme Kurulu için "Milletimiz adına hem tavsiyelerde bulunacak, hem bilgilendirme alacak; ihtiyaç duyulması halinde yeni kanunlar ya da ilave düzenlemelere ilişkin yasama faaliyetlerini de sürdürmüş olacak" diye konuştu.

KURUL MAKUL SAYIDA KİŞİDEN OLUŞACAK

Gül, kurulun üye sayısının henüz belirlenmediğini, kanunda bu konuda herhangi bir sayı sınırı, Meclis'teki siyasi partilerin milletvekili sayılarına göre adil bir temsille oluşturulacağını belirtti. Gül, "Makul sayıda üye olacaktır. Çok büyük bir sayı olmayacağını düşünüyorum" dedi. İzleme Kurulu'nun, uygulamada eksiklik veya ihtiyaç görmesi halinde yeni kanun ya da ilave düzenlemeler için yasama faaliyetinde bulunabileceğini belirtti. Gül, bu mekanizmanın işlevini milletin denetimine açtığımız bir konu sözleriyle tarif etti.

İLK SOMUT OLUMLU GELİŞMELERİ BEKLİYORUZ

Sürecin ne zaman tamamlanacağına ilişkin kesin bir tarih vermeyen Gül, yakın zamanda ilk somut sonuçların alınmasını beklediklerini söyledi. Gül, "Biz yakın zamanda olumlu ilk sonuçları alacağımızı düşünüyoruz. İlk somut olumlu gelişmelerin olacağını bekliyoruz" dedi. Gül, bu konuda istihbarat teşkilatı başta olmak üzere tüm güvenlik birimlerinin çalışmalarını hassasiyetle sürdürdüğünü belirterek, "Şu anda planlanan, arzu edilen şekilde süreç devam ediyor" dedi.

ŞEHİT VE GAZİLER İÇİN YENİ ADIMLAR

Gül, Terörsüz Türkiye sürecinde şehit ve gazilerin hatırasının en önemli hassasiyetlerden biri olduğunu vurguladı. Gül, şehit aileleri ve gazilere yönelik hazırlanan yasal düzenlemelerle ilgili çalışmaların da sürdüğünü belirtti. Yaklaşık iki yıllık hazırlık sürecinin ardından ilgili kurumlar, komisyon, milletvekilleri ve bakanlıkların katkısıyla kapsamlı bir çalışma ortaya konulduğunu söyleyen Gül, "Önümüzdeki dönemde bazı yapılacak hususlar, atılacak adımlarla ilgili de yine bakanlıklarımızla çalışmaları sürdürüyor" ifadelerini kullandı. Gül, şehit ve gazilerle ilgili konunun gündemde olmaya devam edeceğini ve yeni adımlar atılacağını söyledi.

YENİ SİVİL ANAYASA TÜRKİYE YÜZYILI'NIN KİLİDİ VE ANAHTARIDIR

AK Parti TBMM Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Türkiye'nin sivil, demokratik ve kuşatıcı bir anayasaya kavuşmasının tarihi bir ödev olduğunu belirtti. Mevcut 1982 Anayasası'nın ruhu itibarıyla bir darbe anayasası olduğuna dikkat çeken Gül, yapılan büyük reformlara rağmen metnin artık yama tutmadığını ve millet iradesini doğrudan yansıtan yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. AK Parti'nin çeyrek asırda gerçekleştirdiği iki yüz elli yıllık hizmet ve reformların yeni bir anayasa ile taçlandırılması gerektiğinin altını çizdi.

467 OYLUK UZLAŞI RUHU ANAYASADA DA SAĞLANABİLİR

Sivil anayasanın her vatandaşın "Evet, bu benim anayasamdır" diyebileceği bir metin olması gerektiğini ifade eden Gül, tüm siyasi partilere yapıcı katılım çağrısında bulundu. Meclis'te 467 oyla sağlanan geniş mutabakatı hatırlatan Gül, terörsüz bir gelecek için ortaya çıkan bu uzlaşının demokrasinin tacı olan sivil anayasada da yakalanabileceğini vurguladı.

VESAYETE GEÇİT VERMEYEN YENİ BİR ANAYASA

Yeni anayasa çalışmasının temel niteliklerine değinen Gül, son 25 yılda gerçekleştirilen tarihi reformların anayasal güvenceye kavuşturulmasının bir sorumluluk olduğunu belirtti. Başörtüsü yasağının Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde sona erdirildiğini ancak bu tür temel hak ve kazanımların kalıcı anayasal teminata kavuşması gerektiğini vurgulayan Gül; özgürlüklerin güvenceye alındığı, daha güçlü, daha demokratik ve milletimizin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren bir yapının pekiştirileceğini kaydetti. Gül, geleceğe güvenle bakan ve herkesin "Benim anayasam" diye sahipleneceği bu yeni metnin Türkiye Yüzyılı'nın hem kilidi hem de anahtarı olduğunu ifade etti.

GELECEK NESİLLERİ KUCAKLAYAN ASIRLIK METİN

Temel amaçlarının sistemi kurumsallaştırmak ve demokratikleştirmek olduğunu vurgulayan Gül, gelecek nesilleri kucaklayan asırlık bir metin hedeflediklerini belirtti. Gül, Türkiye Yüzyılı'na yakışan sivil bir anayasayı ülkeye kazandırmakta kararlı olduklarını dile getirdi.

MİLLETİMİZİN TALEBİ CUMHURBAŞKANIMIZIN BAŞIMIZDA OLMASIDIR

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 2028 seçimlerindeki adaylığına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gül, anayasal çerçevenin son derece açık olduğunu vurguladı. Anayasa'nın 116'ıncı maddesi uyarınca Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanının yeniden aday olmasının önünde hukuki bir engel bulunmadığını belirten Gül, milletimizin bu yöndeki güçlü talebi ve Gazi Meclis'in iradesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2028'de yeniden aday olarak seçilmesi yönündeki beklentilerin karşılık bulacağını ifade etti.

SİYASİ PARTİLER KANUNU VE SEÇİM SİSTEMİNE REFORM MESAJI

Gül, seçim sistemi ve Siyasi Partiler Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Türkiye'nin demokratik yapısını anlamak için bazı temel metinlere bakılması gerektiğini belirten Gül, "Demokrasinin gelişmişliğini, standardını anlamak lazım. Bunlardan biri Anayasa'dır. Biri seçim kanunlarıdır. Biri Siyasi Partiler Kanunu, biri de Meclis İçtüzüğüdür" dedi. Bu düzenlemelerin 12 Eylül sonrasında ortaya çıktığına dikkat çeken Gül, "Ama akut ihtiyaçlarla ilgili, özellikle bu yeni dönemde terörün de sona erdirilmesinden sonra Türkiye'de demokrasi anlamında ihtiyaç duyulan kurumlarla ilgili daha güçlü reformlar mutlaka yapılacaktır" ifadelerini kullandı. Gül, "Bunlar hem Siyasi Partiler Kanunu'nda hem seçim kanunlarında daha demokratik adımlar atmaya yönelik her türlü düzenlemeler yapılacaktır" dedi. Bu başlıkların bütün siyasi partileri ve milleti ilgilendirdiğini belirten Gül, "Burada konsensüsü ve mümkün olduğunca mutabakatı merkeze almak çok önemlidir" değerlendirmesinde bulundu.

Uğur Duyan, Nur Banu Aras, Abdulhamit Gül, Fazlı Şahan, Merve Safa Akıntürk, Oğuzhan Ürüşan

İnfazda bütüncül yaklaşım

  • Gül, infaz düzenlemesine ilişkin beklentilere de açıklık getirdi. İnfaz konusunda henüz somut bir kanun çalışması bulunmadığını belirten Gül, "İnfazla ilgili henüz somut bir şey yok" dedi. Mevcut infaz sisteminin daha kalıcı ve bütüncül şekilde ele alınmasına ihtiyaç olduğunu belirten Gül, daha adil, bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasına ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. Adalet Bakanlığı'nın bu konuda hazırlıklarının olduğunu ancak "henüz bu konuda somutlaşmış bir kanun çalışması" bulunmadığını söyledi. Gül ayrıca, böyle bir düzenlemenin toplumsal beklenti oluşturması nedeniyle hassas yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

10-15 yıl süren boşanma davalarına son

  • Gül, 13. Yargı Paketi kapsamında üzerinde çalışılan başlıkları da açıkladı. Boşanma davalarının yıllarca sürmemesi gerektiğini belirten Gül, "Resmi olarak boşanma iradesi oluşmuşsa boşanma kısmı böyle yıllara sâri, on yıl, on beş yıl devam eden boşanma davaları olmasın" dedi. Gül, nafaka, kusur ve tazminat gibi başlıkların boşanma sürecinden ayrı değerlendirilerek, tarafların boşanma iradesinin bulunduğu durumlarda sürecin uzamasının önüne geçilmesini hedeflediklerini söyledi. Nafaka konusunda ise Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafakaya ilişkin kararına dikkat çeken Gül, "Nafaka düzenlemesi yaparken kadının mağdur edilmeden, adil, hakkaniyetli şekilde bu düzenlemenin yapılması" gerektiğini belirtti. Gül, yargının daha hızlı ve adil işlemesine yönelik bakanlık hazırlıklarının da Meclis’te değerlendirilerek kanunlaşacağını ifade etti.