Usame denizde, oltaya mı gelindi?

ABD El Kaide lideri Usame Bin Ladin'in Pakistan'da öldürüldüğünü duyurdu. Usame'nin izi başkente yakın bir şehrin lüks bir villasında, karakola 'iki adım' uzaklıkta bulundu. Cesedinin denize gömüldüğü açıklandı. ABD sevince boğulurken cesetten bir izin olmayışı soru işaretlerine yol açtı.

Ali Akel
Usame denizde, oltaya mı gelindi?

Bundan 10 yıl önce ABD'deki ikiz kuleler ve Pentagon'a yönelik tarihin en büyük terör saldırısını gerçekleştiren El Kaide örgütünün liderliğini yapan ve o tarihten bu yana ABD tarafından dağ-taş aranan Usame Bin Ladin, kimsenin aklına gelmeyecek bir zamanda ve yerde ölü olarak ele geçirildi. Bin Ladin'in, Pakistan'ın başkenti İslamabad'a yakın Abbotabad kentinin lüks semtinde, Pakistan askeri akademisine yürüme mesafesindeki bir 'villada', Pazar sabahı özel timlerin helikopterli baskınıyla başından tek kurşunla vurularak öldürüldüğü açıklandı. Gizemli villaya, tam 4 yıldır adım adım takip edilen, Usame'nin en güvendiği kuryesi sayesinde ulaşıldı.

Beyaz Saray yetkilileri önce DNA testi yapıldığını ardından vakit kaybetmeden cesedin denize gömüldüğünü iddia etti. Buna gerekçe olarak da hem İslami kurallara göre cesedin 24 saatten fazla bekletilmemesi gerektiği hem de Usame'nin mezarının bir "ziyaretgah" olmasının önlenmesi gösterildi. Dahası cesedi kabul edecek ülke bulmakta zorlanacakları için bu yola başvurdukları öne sürüldü. Açıklamada, Ladin'in cesedinin denize gömülmeden önce yıkandığı sonra beyaz bir çarşafa sarıldığı ve bir askeri yetkilinin 'Arapça'dan İngilizce'ye çevrilmiş dini kelamlar okuduğu belirtildi.

BİR GECEDE DENGELER DEĞİŞTİ

Operasyon emrini 29 Nisan'da yani dünya İngiltere'deki kraliyet düğününü izlerken veren ABD Başkanı Barack Obama tarihi bir konuşma yaparak olayı kendi başarısı olarak duyurdu. ABD'liler sokaklarda sevinç gösterileri düzenledi. Obama'nın sürekli düşen halk desteği bir gecede tavan yaptı. Saatler sonra Pakistan televizyonları Ladin'e ait olduğu iddia edilen ve yüzü parçalanmış bir kişiyi gösteren bir fotoğraf yayınladılar. Fotoğrafın ağız ve çene kısmı Usame'nin 2000 yılında çekilmiş bir görüntüsüyle tıpatıp benzerlik gösterince "ABD yönetimi" yanıltıyor mu şüphesi yayıldı. Ardından fotoğrafların photoshop programıyla mondajlandığı anlaşıldı. Apar topar denize gömülmesi ve montaj resim soru işaretleri bıraktı.

OVAL OFİS'TEN NAKLEN

Operasyonda Ladin'le birlikte küçük oğlu ve ikinci eşi de dahil olmak üzere 5 kişi öldürüldü. Saldırı anında Ladin'in teslim ol çağrısını reddettiği belirtilirken daha sonra Beyaz Saray "operasyonun amacı onu yakalamak değil öldürmekti" açıklaması yaptı. CIA Başkanı Len Panetta operasyonu Virginia'da naklen izlerken Obama'nın da Oval Ofis'ten naklen izlediği belirtildi. Öte yandan el Kaide'ye bağlı internet siteleri haberi yalanlayarak ABD'ye daha büyük saldırı tehdidinde bulundu. İnterpol alarm seviyesini en üst düzeye çıkardı. ABD, İngiltere ve Fransa havalimanlarında da güvenlik üst seviyeye çıkartıldı.

Sırdaşı villada yakalattı

Bin Ladin'e yönelik operasyon 4 yıl önce başlatıldı. CIA ajanları, El Kaide liderinin en güvendiği kuryeyi belirleyerek, takibe aldı. Parası olmayan kuryenin 1 milyon dolarlık evde yaşadığı tespit edilince düğmeye basıldı

Barack Obama'nın emriyle başlatılan operasyon aslında 4 yıl önceye dayanıyor. Hollywood filmelerini aratmayan takip şöyle işliyor: ABD istihbarat örgütleri CIA, NSA ve NGA El Kaide lideri Usame Bin Ladin'e ulaşmak için Guantanamo ve diğer yerlerde tuttukları El Kaide elemanlarından Bin Ladin'e en yakın adamları tespit etmeye çalışıyor. Tutuklulardan, 11 Eylül saldırısının planlayıcısı olduğu belirtilen El Kaide'nin üç numarası Faraj al-Libbi'nin himayesinde olduğu öğrenilen bir kuryenin peşine düşülüyor. Bu kişi bin Ladin'in en çok güvendiği birkaç kişiden birisi. Tutuklulardan, kuryenin takma adı öğreniliyor ancak uzun zaman bu kişinin gerçek kimliği hakkında bilgi elde edilemiyor ve nerede yaşadığı tespit edilemiyor. 4 yıl önce bu kuryenin gerçek kimlik bilgilerine ulaşılıyor. 2 yıl önce de bu kurye ile kardeşinin hareket ettiği bölge tespit ediliyor. 2010 Ağustos ayında İslamabad'a 35 mil uzaklıkta, genelde varlıklı ve askeriyeden emekli insanların yaşadığı Abbottabad'daki bir yerleşim birimi dikkat çekiyor. Pakistan'ın diğer bölgelerinin aksine terörist ataklardan izole şehrin eteklerinde, üstü dikenli tellerle örülmüş 18 adım boyunda duvarlarla çevrili bu yerleşim biriminde iki kardeşin yaşadığını gören ABD'li istihbarat elemanları büyük şaşkınlık yaşıyor. Üç ana binadan oluşan yüksek güvenlikli yerleşim alanında hem internet hem de telefon bağlantısı olmadığı tespit ediliyor. İki kardeşin değeri 1 milyon doların üzerindeki bir mekanda nasıl yaşadıkları araştırılırken, çöplerin içerde yakılarak imha edildiği gözleniyor. En güvenilir kaynaklardan, bin Ladin'in, ailesinin birkaç ferdiyle birlikte burada yaşadığından emin olunuyor. 2010 Eylül ayında CIA yetkilileri Obama'ya bin Ladin'in Pakistan'da yaşadığına dair bilgi aktarılıyor. Obama 29 Nisan Cuma sabahı Alabama'ya hareket etmeden önce saat 08:20'de operasyon emrini veriyor.

Fotoşok

Pakistan televizyonlarının yayınladığı, Bin Ladin'e ait olduğu öne sürülen ceset resmi kimseye inandırıcı gelmeyince gerçek ortaya çıktı. Photoshop yöntemiyle, iki yıl önce öldürülen bir el Kaide'linin alın kısmının Usame'nin 10 yıl önce çekilmiş fotoğrafının üzerine yapıştırıldığı anlaşıldı.

İttifaktan can düşmanlığına

Riyad'da 1957 yılında doğan Usame bin Ladin, mühendislik ve ticaret eğitimi aldı. Sovyetlerin 1979 yılında Afganistan'ı işgal etmesi üzerine, Suudi yetkililerin yardımıyla mücahitlere destek için Afganistan'a giden Bin Ladin, burada cihat için gelen gönüllüleri örgütleyerek, El Kaide'nin temellerini attı. Afganistan'da savaşırken, dünyada özellikle Batı karşıtı, cihadın sembolü oldu. Savaşın ardından, eleştirileri nedeniyle Suudi Yönetimi tarafından 1992'de ülkeye girişi, 1994'te de vatandaşlığı elinden alınan Bin Ladin, Sudan'da yaşamaya başladı. Ancak baskılar üzerine Sudan, 1996'da Ladin'in ülkeyi terk etmesini istedi. Ladin bu tarihten sonra Afganistan'da yaşamaya başladı. Bin Ladin, bir zamanlar yakın müttefik olduğu ABD tarafından Tanzanya, Nairobi, Kenya'da Amerikan elçiliklerine düzenlenen 200 kişinin öldüğü saldırılardan ve 11 Eylül 2001'de Dünya Ticaret Merkezi'ne düzenlenen saldırıların sorumlu tutuldu. Yakalanması için ABD'nin 25 milyon dolar ödül koyduğu Ladin, hiçbir eylemi açıkça üstlenmedi, ama aynı zamanda hiçbirini kınamadı. Ladin'in adı, yapılandan çok, yapılacağı iddia edilen eylemlerle anılıyordu.

Halefi kim olacak?

EYMEN EL ZEVAHİRİ

Bin Ladin'in öldürülmesinin ardından Bin Ladin'in sağ kolu Mısırlı Eymen El Zevahiri'nin örgütün lideri olabileceği tahmin ediliyor. El Zevahiri başlangıcından bu yana örgütü organize eden "beyin" olarak tanımlanıyor. El Zevahiri Kahire'nin seçkin bir ailesine mensup. Pakistan'da 1980'li yılların ortasında Bin Ladin'le tanıştı ve Afganiztan'da Sovyetlere karşı savaştı.

SEYFÜL ADİL

Seyfül Adil'in, El Kaide örgütünün yüksek rütbeli bir üyesi olduğuna inanılıyor. Mısır ordusunun eski albayı ve ABD'nin Tanzanya ve Kenya'da büyükelçiliklerinin 1998'de bombalanması olayına karıştığı iddia ediliyor. 11 Eylül saldırısında Somali'de El Kaide örgütünden bazı hava korsanlarını eğittiği ve patlayıcıların kullanımını öğrettiği gerekçesiyle şüpheleri üstüne çekti.

SÜLEYMAN EBU GEYS

Kuveyt'te dünyaya geldi ve El Kaide'nin basın sözcüsü. Ebu Geys bir çok videoda ve ses bandında göründü. Körfez Savaşı'na kadar Kuveyt'te ünlü bir imam ve hatipti, fakat cihat yanlısı konuşmaları yüzünden Kuveyt'ten sınır dışı edildi. 2000'de Afganistan'a gitti ve Bin Ladin'le tanışarak El Kaide örgütüne katıldı.

'Sıfır noktası' coştu

El Kaide Lideri Usame Bin Ladin'in, Amerikan askerleri tarafından düzenlenen operasyon sonucu öldürüldüğünün açıklanması binlerce Amerikalıyı sokaklara döktü. Yaklaşık 10 sene önce Bin Ladin'in planladığı saldırılar sonucu yıkılan Dünya Ticaret Merkezi'nin bulunduğu sıfır noktasında toplanan Amerikalılar, kutlama yaptı. Ellerinde Amerikan bayrakları ile Manhattan adasının çeşitli noktalarında toplananlar saatlerce Ladin'in öldürülmesini kutladı. Ayrıca Washington'da da sevinç gösterileri düzenlendi. Beyaz Saray'ın önüne akın eden ABD'liler, ellerinde Amerikan bayrakları ve pankartlar taşıyıp, Amerikan milli marşını söylediler. "USA USA" şeklinde sloganlar atan Amerikalılar zaman zaman Obama'dan dışarı çıkıp kendilerine hitaben konuşma yapmasını istediler. Bazı Amerikalılar, çok mutlu olduklarını, Bin Ladin'in sonunda öldürüldüğünü ifade ettiler. Bugünün çok değerli bir gün olduğunu belirten bazıları da, 'Duygularının sözlerle ifade edilemeyecek kadar yoğun olduğunu' dile getirdiler.

Bütün dünya Kraliçe'yi izlerken o düğmeye bastı

2012 seçimlerinden yenilgiyle çıkacağı düşünülen ABD Başkanı Barack Obama dün Usame Bin Ladin'in yakalandığını duyurduğu andan itibaren düşen halk desteğini belki de eskisinden daha üst seviyeye çıkarmayı başardı. Yaptığı tarihi konuşmada Obama Bin Ladin'in yerine ait istihbaratı Ağustos ayında aldığını ancak bigileri yetersiz bulduğu için daha derin araştırma talimatı verdiğini belirterek en son 29 Nisan'da operasyon emri verdiğini söyledi. 29 Nisan tüm dünyada 2 milyar insanı TV'ye kilitleyen İngiltere kraliyet düğününün yapıldığı gündü. Obama operasyonun Pakistan'la eşgüdüm içinde yapıldığını belirtse de konuşmasının satır aralarında "bu benim başarım" mesajı verdi. Obama konuşmasında "Savaşımız İslam'la değil" mesajı da verdi.

Batı rahatladı, Doğu şüpheli

Batılı liderler Bin Ladin operasyonundan ötürü Barack Obama'ya övgüler yağdırırken eski liderler Tony Blair ve George W. Bush da bunlar arasındaydı. İngiltere Başbakanı David Cameron tebriklerini iletirken Alman Başbakanı Angela Merkel "rahatladım" dedi. Avrupa Parlamentosu Başkanı Buzek "Yeni bir dünyaya uyandık" derken Libya'daki muhalifler Kaddafi'nin de sonu Usame'ninki gibi olsun dediler. İsrail ise "dünya rahat bir nefes aldı" açıklaması yaptı. Körfez ülkeleri önce sessiz kaldı ardından Suudi Arabistan Ladin'in öldürülmesinin terörle mücadeleye yardım edeceğini umduğunu duyurdu. Bin Ladin'in öldürüldüğünü inandırıcı bulmadığını ilk söyleyen ise İran oldu. Tahran'dan yapılan açıklamada daha önce de Usame Bin Ladin'in öldürüldüğüne dair haberlerin geldiğini, ABD'nin bunu bir psikolojik savaş unsuru olarak kullandığı iddia edildi.

Türkiye memnun ama '10 yıldır neredeydiler?'

Bin Ladin'in öldürülmesi El Kaide'nin 2003 yılında HSBC saldırısını yaşamış ve PKK terörüyle 30 yıldır mücadele eden Türkiye'de olumlu karşılandı. El Kaide'ye karşı geliştirilen bu ittifakın PKK için de oluşturulması gerektiğine vurgu yapıldı. Ayrıca, ABD'nin Ladin'i 10 yıl boyunca nasıl olup da yakalayamadığı tartışmaya açıldı.

HERKESE ÖRNEK OLMALI

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: Bu şunu gösteriyor; teröristler ve terör örgütlerinin başlarının sonu, eninde sonunda canlı veya cansız ele geçirilmektir. Dünyanın en tehlikeli ve sofistike başının da bu şekilde ele geçirilmiş olması, ibret vesilesi olmalı. Büyük memnuniyetle karşılıyorum.

SU TESTİSİ SU YOLUNDA KIRILIR

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin: Su testisi su yolunda kırılır. Terörle hiçbir yere varılamayacağını akıl sahibi herkes kabul eder. İsmini zikrettiğiniz kişinin de ölü olarak yakalanmış olması terörle bir yere varılamayacağını bir kez daha güçlü şekilde vurgulaması açısından önemli.

TERÖRE KARŞI DAYANIŞMA SÜRECEK

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu: Masum sivillerin can kaybına yol açan hiçbir eylemi tasvip etmez, meşru görmeyiz. İstanbul'da 2003 yılında, biz de terör faaliyetlerinin çok büyük zararlarını gördük. Umarız bütün bunlardan herkes gerekli dersleri çıkarır. Türkiye bundan sonra da uluslararası terörizme karşı dayanışmasını sürdürecek. İslam medeniyeti ile terör arasında irtibat kurmaya çalışanlara karşı da mücadelesini sürdürecek.

PKK'YA KARŞI DA İTTİFAK YAPILMALI

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül: Bunu terörle hiçbir yere varılamayacağının işareti olarak telakki ediyorum. Umarım Usame bin Ladin'de yapılan bu ittifak, Türkiye'nin de başında bulunan teröre karşı da PKK'ya karşı da aynı ittifakı yapar.

NİÇİN MÜSAMAHA GÖSTERDİLER

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: Biz terörü insanlık suçu olarak kabul ediyoruz. Bir ikinci konu da şüphesiz Müslümanlığın, Müslümanların terörle ilintili olarak anılması bizleri rahatsız ediyor. Tabii 11 Eylül saldırısının El Kaide örgütüyle bağlantılı olduğu iddia edildiğine göre, bunun üzerinden 10 yıl geçmesine, bugüne kadar niçin müsamaha edilmiş veya göz yumulmuştur? Bunlar belki kamuoyunda da tartışılacak hususlardır.

TOPÇU: LADİN GEÇEN HAFTA ÖLDÜ

TVNet'te yayımlanan Habere Bakış'ta programında Veyis Ateş'in sorularını cevaplayan BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu: Cuma günü sel felaketinden etkilenenler için yaptırdığımız evleri teslim töreni için Pakistan'a ayak bastığımızda olağanüstü güvenlik önlemlerine şahit olduk. Sorduk, birisi Bin Ladin'in kanserden öldüğünü söyledi, başka birisi geldi o da Usame'nin ABD operasyonunda öldürüldüğünü söyledi.

Dünya haberi önce Twitter'dan aldı

Usame Bin Ladin'in öldürülmesiyle ilgili ilk haber Twitter'da yer aldı, oradan dünyaya yayıldı. İlk önce ReallyVirtual rumuzlu kullanıcı, hava saldırısını, dakika dakika yazdı. ReallyVirtual, gece yarısı 01:00 sularında çok sayıda helikopterin Abutabat kasabası üstünde dolaşmaya başladığını duyurdu. Daha sonra uçakların da geldiğini söyleyen kullanıcı, bombardıman başladığını, o sırada bir müttefik helikopterinin de düştüğünü aktardı. ReallyVirtual operasyonun Usame'yi hedeflemiş olabileceğine dair görüşlere de yer verdi. Kesin bilgi ise dünyanın en önemli kanal ve ajanslarını atlatan başka bir Twitter kullanıcısı tarafından kondu. “Güvenilir bir kişinin bana dediğine göre Usame Bin Ladin'i öldürmüşler” diye yazan keithurbahn'ın mesajı Twitter'ın en çok konuşulan konusu oldu ve Facebook'a da sıçradı.