Yeşil'e otopsiyi ben yaptım

Kenan Evren ve 12 Eylül darbesini gerçekleştiren 5 paşa ile ilgili iddianame hazırladıktan sonra görevden alınan savcı Sacit Kayasu, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın öldüğünü devletin de bildiğini söyledi. Kayasu, “Yeşil'i öldürenleri can güvenliğim için ihbarcı bana söylemedi" dedi.

Ertan Kılıç
Yeşil'e otopsiyi ben yaptım

Kenan Evren ve 12 Eylül darbesini gerçekleştiren paşalar hakkında hazırladığı iddianamenin ardından görevden alınarak meslekten ihraç edilen ve bu konuda AİHM'de açtığı dava lehine sonuçlanan eski savcı Sacit Kayasu, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'la ilgili ilginç iddialarda bulundu. Ödemiş'te görev yaptığı dönemde Yeşil'in cesedini bulduğunu açıklayan Kayasu, "Yeşil dedim diye yer değiştirme cezası verildi. Yeşil'i Ödemiş'te bir hakim bile gördü" dedi.

ERGENEKON İLE CUNTA AYNI

Avrupa İnsan Hakları mahkemesine açtığı davayı kazanan Kayasu, "Türkiye'de darbecilerle hesaplaşmak isteyen tek kişi benim. Benim için büyük bir hüsranla sonuçlanan bir macera bu. Neden hüsran, hem darbecileri yargı önüne çıkaramadım hem de meslekten ihraç edildim. Niye ihraç edildim darbeciler yargılanamazmış. Anayasa'nın geçici 15. maddesi buna engelmiş. Ben bunun olmadığını ispatladım. Bu kanun 12 Aralık 1980'de çıkarılmış. 12 Eylül 1980'de Milli Güvenlik Konseyi diye bir konsey yok. Öyle bir konsey yoksa yargılanmaması da söz konusu olamaz. 12 Eylül darbesini yapan 5 general cuntacıdır. Ergenekon nasıl bir suç örgütü ise bunlarda suç örgütüdür ve yargılanmaları gerekir. Ben tüm savcıları göreve çağırıyorum" diye konuştu.

PROFESYONEL İŞİ

İzmir'in Ödemiş ilçesinde görev yaptığı dönemde Yeşil'in cesedini bulduğunu söyleyen Kayasu, "11 Eylül 1998'de ceset bulundu. O gün nöbetçi olan arkadaş bakmıyor ve ertesi gün bana intikal etti. Ceset Ödemiş'in Bozdağ beldesinde Kırkoluk mevkiinde yol kenarında herkesin görebileceği bir yerde bulundu. Cesedin 5-6 günlük olduğu anlaşılıyordu. Kimliği tespit edilmesin diye el ve ayak derileri soyulmuş, gözleri oyulmuş cesette 9 kurşun yarası olmasına rağmen hiç kurşun çekirdeği yoktu. Yani profesyonelce öldürülmüştü" dedi.

Yeşil'in olabileceğini ilk otopsiyi yapan doktorun söylediğini belirten Kayasu, "Doktorun bu sözleri üzerine otopsiyi daha dikkatli yapmaya başladım. Yeşil'in kişilik bilgilerini biliyordum. Bulduğumuz cesetle Yeşil'in boyu posu aynıydı. Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yazı yazarak Yeşil'in kişilik profil bilgilerini istedim. Gelen bilgilerde bizi doğruluyordu. Yeşil'in diş protez bilgileri bile aynıydı" diye konuştu. Kayasu, "Cesedi Karşıyaka'da bulunan kimsesizler mezarlığında 1953 numaralı mezara gömdürdük" dedi.

Adamları Yeşil'i aylarca aradı

Yeşil'in adamı olduğunu söyleyen Mardinli Mehmet diye birisinin kendisini aradığını belirten Kayasu şunları kaydetti: ”Mehmet, cesedin Yeşil'e ait olduğunu, başka yerde öldürülüp cesedinin buraya atıldığını söyledi. Yeşil'in sorgusunun yapıldığı kasedi bana vermek üzere yola çıktığını söyledi. Bana bir çok bilgi veren ve gelemediğinde de mazeretini ileten Mehmet o konuşmadan sonra bir daha aramadı. Sanırım o da öldürüldü. Aramızda geçen telefon görüşmelerini kaydettim." “Can güvenliğim için Mehmet faili söylemedi” diyen Kayasu, “Araştırmalarım sonucu failleri tahmin edebiliyorum. Yeşil, Ödemiş'te bulunan bir mafya liderinin çiftliğinde kaldı. Bunu bölgedeki bir çok insan ve bir hakim de biliyor" dedi.