17. yüzyıl mutasavvıf şairlerinden Niyâzî-i Mısrî’nin Divânı, bu kez rap ritimleriyle yeni kuşakların karşısına çıktı. Mısrî’nin beyitlerini merkeze alan çalışma, Ayani Music etiketiyle 14 Ağustos’ta yayımlandı. “İçeru Bak” isimli albüm, Bilişim uzmanı Dr. Buğra Ayan tarafından hazırlandı. Albümde “İçeru Bak”, “Dert-i Hakk”, “Gürz-i Zikr”, “Vaiz”, “Garaz” ve “Yola Girdinse” olmak üzere altı eser yer alıyor. Ayani Music, çalışmayı Niyâzî-i Mısrî’nin Divanı’ndaki mısraların “yüzyıllar sonra bugünün diliyle yeniden” yorumlandığı bir proje olarak sunuyor.
Projenin başlangıç noktasını doğrudan Mısrî’nin Divânı’ndaki beyitler oluşturdu. Şiirler bütünüyle günümüz Türkçesine çevrilmedi. Şairin anlam dünyası ve söyleyişi korunurken yalnızca şarkı formuna uyum sağlayacak küçük kafiye değişiklikleri yapıldı. Tüm üretim sürecinde yapay zeka kullanıldı. Önce sözler oluşturuldu, ardından müzik sözlerin ritmine göre şekillendirildi. Albüm kapağı da beyitlerin çağrıştırdığı imgeler üzerinden tasarlandı. Görseldeki yedi kişi ise tasavvuftaki yedi kapıyı sembolize ediyor. Yedi kişinin birarada olması, birliği ortaya çıkarıyor. Albümün yapay zekâ orkestrasyonunun tamamını ise Ayan yürüttü.
Yapay zekâ Mısrî’yi sadeleştirmek istedi
Çalışmanın en uğraş gerektiren bölümü ise yapay zekâ modellerine ne istendiğini anlatmak oldu. Üretken yapay zekâ modelleri, klasik Türk edebiyatının diliyle karşılaştığında Mısrî’nin beyitlerini korumak yerine onları sık sık sadeleştirmeye ve günümüz diline çevirmeye çalıştı.
Divan şiirinin kelime dağarcığı, vezni ve söyleyiş biçiminin günümüz Türkçesinden uzak olması prompt sürecini zorlaştırdı. Yönergeler yeniden ve defalarca yazıldı. Benzer bir süreç müzik üretiminde de yaşandı. Sözlerin hece yapısına ve duraklarına oturan, aynı zamanda tasavvufi atmosferi kaybetmeyen müziği bulmak için çok sayıda varyasyon üretildi.
Mısrî’nin şiiri zaten ritim taşıyor
“İçerü Bak”ın yaptığı yenilik, bu güçlü söz ve ritim mirasını geleneksel ilahi formuna hapsetmeden rapin alanına taşıması. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri “Vaiz.” Mısrî, şiirinde kürsüye çıkan, insanları cennetlik ve cehennemlik diye ikiye ayıran, korku üzerinden konuşan vaiz tipini oldukça keskin bir dille eleştiriyor.
Şiirin her beyitte yeniden dönen “vaiz” sözü ise dört asır sonra bir rap parçasının içinde neredeyse hazır bir nakarat gibi işliyor. Üstelik şiir, Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fâ’ilün vezniyle kurulmuş güçlü bir ritmik yapıya sahip. Böylece parçada beat, eski bir şiirin üzerine sonradan iliştirilmiş bir unsur olmaktan çıkıyor; Mısrî’nin sözlerinin içinde zaten bulunan ritmi görünür hale getiriyor.
Dışarıya değil “içerü” bakıyor
Albümün adı da bu yaklaşımı özetliyor. Niyâzî-i Mısrî, Halvetiyye’nin Mısriyye kolunun kurucusu ve vahdet-i vücûd düşüncesini benimseyen önemli mutasavvıflardan biri. Onun şiirlerindeki temel çağrılardan biri insanın görünene takılıp kalmak yerine kendi hakikatine yönelmesi.
Bu nedenle “İçerü Bak”, geçmişin metinlerini yalnızca bugünün sound’una taşıyan nostaljik bir uyarlama olmaktan çok, Divan şiirinin hâlâ yaşayan söz gücünü yeni bir dinleyiciyle buluşturan bir deneme olarak dikkat çekiyor. Dört asır önce yazılmış dizeler beat’in üzerine geldiğinde eski görünmüyor. Belki de asıl şaşırtıcı olan bu: Rap müziğin bugün aradığı itirazın, ritmin ve iç hesaplaşmanın bir kısmı zaten Niyâzî-i Mısrî’nin dizelerinde duruyor.