10–12 Şubat tarihlerinde Taş Yapı Etkinlik ve Kongre Alanı’nda düzenlenecek Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları’na 73 ülkeden 335 yayıncı katılacak.Türkiye’nin yayıncılık alanındaki en önemli uluslararası organizasyonlarından biri olan İstanbul Publishing Fellowship, bu yıl 10–12 Şubat tarihleri arasında on birinci kez gerçekleştirilecek. Taş Yapı Etkinlik ve Kongre Alanı’nda düzenlenecek program, dünyanın dört bir yanından yayıncıları, editörleri ve telif ajanslarını İstanbul’da bir araya getirecek.
Uluslararası bir telif platformu
Programın tanıtım toplantısında konuşan İstanbul Publishing Fellowship Proje Koordinatörü Sümeyra İnanç, organizasyonun yalnızca bir fuar ya da buluşma olmadığını vurguladı. İnanç, İstanbul Publishing Fellowship’in yayıncıların telif haklarını doğrudan müzakere edebildikleri, profesyonel ve nitelikli bir iş birliği alanı sunduğunu söyledi. Aynı zamanda fikirlerin, hikâyelerin ve kültürel birikimlerin sınırları aşarak dolaşıma girmesine imkân tanıyan güçlü bir ağ olduğuna dikkat çekti.
İnanç, programın kapsayıcı yapısına da dikkat çekti. Büyük ya da küçük ölçekli yayınevleri arasında ayrım gözetilmeden tüm katılımcılara eşit fırsatlar sunulduğunu ifade etti. Birebir görüşmeler ve çapraz toplantılarla kalıcı iş birliklerinin hedeflendiğini belirtti.
73 ülkeden 335 yayıncı İstanbul’da
Bu yıl programa bine yakın başvuru yapıldığı açıklandı. Değerlendirmeler sonucunda 73 ülkeden 225 yabancı ve 110 yerli olmak üzere toplam 335 yayıncının etkinliğe katılacağı bildirildi. Organizasyonun, Türk yayıncılığının küresel ölçekte daha görünür hâle gelmesini amaçladığı vurgulandı.
Odak ülke: Endonezya
Programın ana hedefinin Türkçe eserlerin dünya dillerine kazandırılması olduğu belirtildi. Aynı zamanda İstanbul’un uluslararası bir telif merkezi hâline gelmesi hedefleniyor. Mehmet Burhan Genç, Istanbul Publishing Fellowship’i “bir içerik marketi” olarak tanımladı. Bu yılın odak ülkesi Endonezya oldu. Ülkeden 10 yayınevinin programa katılacağı bildirildi. Halil Çelik, Türk edebiyatının ve özellikle dinî yayıncılığın Endonezya gibi pazarlarda önemli bir karşılık bulduğunu söyledi.
Yüzlerce eser ihraç edildi
Çelik, önceki yıllarda odak ülke olarak belirlenen ülkelerle yapılan görüşmelere dikkat çekti. Bu görüşmeler sonucunda yüzlerce eserin ihraç edildiğini ifade etti. Programın uzun vadeli ve kalıcı iş birlikleri ürettiğini vurguladı. Münür Üstün, organizasyon kapsamında en fazla eser satan yayıncılara Telif Ödülleri verildiğini söyledi. “Bu toprakların hikâyesini dünyaya anlatıyoruz” ifadelerini kullandı. Üstün ayrıca Media Match bölümüne de dikkat çekti.
Avrupa merkezli algıya eleştiri
Media Match bölümünün, sinema ve dizi sektörüne uyarlanabilecek eserleri tespit etmek amacıyla oluşturulduğu belirtildi. Bu bölümde yayıncılar ile yapımcılar bir araya getiriliyor. Yayıncılıkla görsel anlatı dünyası arasında yeni köprüler kurulması hedefleniyor.
Melike Günyüz, Avrupa merkezli yayıncılık anlayışına eleştirel bir perspektif sunduklarını ifade etti. Avrupa’nın özellikle vize politikalarıyla kendisini yayın dünyasının merkezi olarak konumlandırdığına dikkat çekti. İstanbul Publishing Fellowship’in bu algıyı dönüştürdüğünü söyledi.
Yayıncılıkta rota değişiyor
Günyüz, İstanbul’da bir Özbek yayıncı ile Tayvanlı bir yayıncının buluşabildiğini vurguladı. Demokratik ve kapsayıcı bir ortam sunduklarını ifade etti. Yayıncılıkta rotayı Avrupa merkezinden kaydırdıklarını belirtti. 11. yılında İstanbul Publishing Fellowship, farklı coğrafyalar arasında entelektüel ve kültürel köprüler kurmaya devam ediyor. Türk yayıncılığının uluslararası alandaki etkisinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. İstanbul, yayıncılık dünyasında kalıcı bir merkez olma yolunda ilerliyor.