Bursa'da yaşayan Kenarda ailesinin tüm üyeleri bir enstrüman çalıyor. Ailenin babası Osman Kenarda neyzen ve tamburi. Büyük oğul Hakan kanun çalıyor. Yavuz babası gibi neyzen ve ney yapımcısı. Soner ise keman ve ney icra ediyor, aynı zamanda semazen. Yavuz'un eşi Gülnaz ise bendir çalıyor. Müzisyen Osman Kenarda üç oğlu ve geliniyle adeta küçük bir orkestra kurmuş. Hep birlikte sahne alan aile şimdi de ilk albümlerini çıkarmak için çalışıyorlar. Birlikte müzik yapıp birlikte sahneye çıkıyorlar. Evde müzikten başka bir konu neredeyse konuşulmuyor. Hatta müzikle konuşuyorlar! Evin annesi Mukadder Hanım ise müziği seviyor ancak hiç müzik yapmayı düşünmemiş. Kenarda “Eşim çocuklarımla evde müzik yaptığımızda bizim hep en iyi dinleyicimiz oldu. Hiçbir konserimizde bizi yalnız bırakmaz. Desteğini hiçbir zaman esirgemedi” diyor.
ANNE KARNINDAYKEN MÜZİK DİNLEDİLER
Baba Kenarda, müziğe ilkokul yıllarında mandolinle başlamış. 15 yaşına geldiğinde usta bir bağlamacı olan sanatçı, bir yandan babasının hayvan çiftliğinde çalışırken diğer yandan müzikte kariyer yapmayı sürdürmüş. Bir süre sonra klasik Türk müziğine yönelmiş ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı'ndan mezun olmuş. Kenarda, bağlama, ney, ud, lavta, tambur, buzuki, cümbüş, ritim sazlarını iyi derecede icra edebiliyor. 'Musikiyi para kazanma amacıyla yapmadım' diyen sanatçı, üç oğlunun müziğe yönelmesinden memnun. Geçtiğimiz yıl el yapımı ney çalışmalarıyla Kültür Bakanlığı sanatçısı olan Kenarda için oğulları ilham kaynağı. Oğullarına hiçbir zaman baskı yapmadığını belirten sanatçı nasıl müziğe yöneldiklerini şöyle anlatıyor: “Çocuklarıma annesinin karnındayken müzik dinletirdim. Müziğin hayat içinde kendinizi ifade etmede önemli bir araç olduğunu düşünüyorum. O yüzden yakınlarıma hep tavsiye ettim. Çocuklarıma küçük yaşlarından itibaren bu atmosferi oluşturmaya çalıştım. Bir gece evde enstrüman çaldığım sırada, o zaman iki buçuk aylık olan Soner'in ayağı ile ritim tuttuğunu gördük. Allah'ın verdiği yetenek tabi ki” diyor.
AİLEMLE MÜZİK YAPMAK BİR KONFOR
Bu güne kadar istediği tek şeyin müziği çocuklarla paylaşmak olduğunu söyleyen Osman Kenarda, hep evde ortamında çocuklarıyla müzik yapmanın hayallerini kurmuş. Oğullarını meslek seçiminde özgür bıraktığı gibi, enstrüman seçimi konusunda da serbest bırakmış. Kardeşler seçtikleri enstrümanlar üzerinde profesyonelleşince birlikte sahneye çıkmaya başlamışlar. Osman Kenarda “Bir kişiydim evlendikten sonra evde dört müzisyen oldu. Bir baba olarak kendimi çok şanslı hissediyorum. Gelinim de müzikle ilgilenmeye başladı. Onunla birlikte beş kişi olduk” diyor. Aile mümkün olduğu kadar konserlere birlikte çıkıyor. Beraberliğin müzik yapmanın konfor olduğunu söyleyen sanatçı “Müzik yaparken senkron tutması önemlidir. Bu bir avantaj. Çocuklarımla birlikte müzik yapmayı bütün müzisyen arkadaşlarıma tercih ederim. Aynı zamanda beste de yapıyoruz. Bursa'da Hakan'ın mezuniyetinde hep birlikte sahneye çıktık ve ayakta alkışlandık. Gerçekten çok memnunum” diyor. Kenarda, oğlu Soner ve Yavuz'a hem babalık hem hocalık yapmış. Ney dersini bizzat kendisi vermiş.
Niyazı Sayın'dan müsaade aldık
Evin ortancası olan Yavuz Kenarda müziğe abisinden daha geç başlamış. 20'li yaşlardayken ney üflemeye karar veren sanatçı, aynı zamanda babasıyla ney yapımı üzerine çalışıyor. Anadolu Üniversitesi Beden Eğitimi Tenis Antrenörlüğü'nden mezun olduktan sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı'nda eğitimini tamamlayan Kenarda'nın, Eskişehir Odun Pazarı Belediyesi Kurşunlu külliyesi içinde ney yapım atölyesi var. Külliyede aynı zamanda ney dersleri veriyor. Sanatçı evlendikten sonra öğretmen olan eşi Gülnaz da müziğe merak salmış. Bendir dersleri aldıktan sonra birlikte sahneye çıkmaya başlamışlar. Babasıyla bir arada çalıştığı için çok şanslı olduğunu dile getiren Yavuz Kenarda “Babam olmasaydı müzisyen olamazdık” diyor. Müzikten arta kalan zamanlarda babasıyla birlikte ney için gerekli olan kamışı almak için Hatay Samandağı bölgesine gidiyor. Piyasadaki neylerin çıkardığı sesleri yeterli bulmadıklarından ney yapımına yönelen baba oğul, Neyzen Niyazi Sayın'ın müsaadesini de alarak tarif ettiği şekilde el işi ney yapıyor.
Ney bir kamıştır ama kamıştan öte
11 yıldır yurt içine yurt dışına ney yapan Osman Kenarda, Edirne ve Hatay'da üniversitede ney yapımı dersleri de vermiş. Kenarda “Ney bir kamıştır ancak kamıştan çok ötedir. Bana göre F 16 uçağı yapımı ney yapmaktan daha kolaydır. Kamışın neye uygun olması, ses aralıklarının doğru açılması, açılan seslerin boğumlardaki dengelerin gözetilmesi gerekiyor. Fakat dengeli kamış bulmak her yerde mümkün değil. Bir de sayısı çok azdır” diyor. Anatomisi düzgün neyleri bulmak zor olduğundan, eklemeli ney yapımına başlayan Kenarda, yaklaşık sekiz yıldır ney yapımına uygun olmayan kamışları kesip birbirine ekleyerek ney yapıyor.