Altın Boynuz hareketlendi

Haliç''in temizlenmesinde son adım Boğaz suyunun verilmesi oldu. Haliç berraklaşırken kıyılarındaki sosyal yaşam da gittikçe renkleniyor. Üniversite kampüslerinin gelmesiyle gençlerin zaman geçirdikleri bir bölge haline gelen Haliç''te ardı ardına yeni mekanlar açılıyor.

.
Altın Boynuz hareketlendi

Geçtiğimiz ay, temiz ve oksijenli Boğaz suyunun Haliç''e taşınma projesinin açılışı yapıldı. Günlük 260 bin metreküp su, 2 bin 200 milimetre çapındaki dev borularla Sarıyer Çayırbaşı''ndan alınarak 5 kilometrelik tünelle Ayazağa''ya, oradan Kağıthane Deresi''ne ve sonunda Haliç''e ulaşıyor. Boğaz suyu Haliç suyunun içindeki çözünmüş oksijen miktarını yükselterek biyolojik çeşitliliğin artmasını sağlayacak. Uzun süredir test çalışmaları yapılan proje şimdiden işe yaramış görünüyor. Haliç berrak ve temiz bir görüntü veriyor.

HALİÇ ALTIN GÜNLERİNE DÖNÜYOR

Haliç''in kirlenmesi sanayi tesisleri nedeniyle olmuştu. Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Haliç''in çehresi, 19. Yüzyılda Rumeli''den gelen göçmenlerin kıyılarına yerleştirilmeleriyle değişti. Zamanla nüfus arttı, tersaneler genişledi, sanayi tesisleri çoğaldı. Haliç''in çevresi Mensucat, briket, kontrplak, lastik, yağ fabrika ve atölyeleri ile doldu. Atıklar Haliç''e bırakıldı. Mezbaha da cabasıydı. Haliç, kokusundan yanından geçilmeyen bir bataklık haline dönüşmüştü. 1980''li yıllarda başlanan ıslah çalışmaları bugüne kadar devam etti. Haliç''in hem dibi hem çevresi temizlendi. İş yerleri şehir dışına taşındı, atıkların dökülmesi engellendi. Kanal sistemleri ve kolektörlerle temizlenen Haliç'in kenarına parklar yapıldı. 2000''li yıllarda Haliç''te balık yaşar hale gelmiş, sadece temiz sularda görülen yunuslar bile Haliç''i ziyaret etmişti. Şimdi yapılan çalışmada, Boğaz suyunun Haliç''e verilerek sudaki çözünmüş oksijen miktarının arttırılması hedefleniyor.

THAMES NEHRİ GİBİ OLACAK

Haliç''in suyunun temizlenmesi çevre açısından olduğu kadar sosyal açıdan da önem arzediyor. Eskiden koktuğu için kaçılan Haliç ve kıyıları şimdi bir cazibe merkezi haline geldi. Ardı ardına müzeler, sanat merkezleri açıldı. Eski Cibali Tütün Fabrikası''nın Kadir Has Üniversitesi Merkez Kampüsü yapılması, eski Cengerhane''nin Miniatürk ve Rahmi Koç müzesi olarak değerlendirilmesi, Silahtarağa''daki elektrik santralinin Bilgi Üniversitesi''nin kampüsü olarak kullanılması, mezbahanın yerine Sütlüce Kültür Merkezi''nin inşaa edilmesi Haliç''in çehresini değiştirdi. Üniversiteler için semte gelen gençler, burada zaman geçiriyor. Haliç kıyısındaki yeşil alanlar piknik için tercih edilen bir bölge haline gelirken, sahil boyunca yer alan halı saha ve basketbol sahaları spor için, sahil kenarı ise sabah yürüyüşleri için kullanılmaya başlandı. Koku nedeniyle keyfi kaçan Piyer Loti yeniden huzurla çay kahve yudumlanacak bir mekan oldu. Sonrasında ardı ardına açılan kafe ve restoranlar da Haliç''i keyifle zaman geçirilebilecek bir hüviyete büründürdü. Büyükşehir Belediyesi Kasımpaşa ve Haliç Sosyal Tesisleri, Tarihi Haliç İşkembecisi, Safiye Sultan Kafe, Mehreb Kafe, mangalda kuru fasulye yapan Çanak, Sütlüce kıyılarındaki uykulukçular, Yunus Gösteri merkezi üzerinde hizmet veren İstanbul Haliç Restaurant bir çırpıda sayılabilecekler. Feshane''deki lunapark da ailecek eğlenilebilecek mekanlardan biri. Haliç''in kısa bir süre sonra çevresindeki kültür ve yaşam alanlarıyla İngiltere''nin Thames nehrine benzeyeceği konuşuluyor.

Kültür sanat da Haliç''te

Haliç''te kültür sanat faaliyetleri de oldukça yoğun. Santralistanbul''da sık sık sergiler ve konserler düzenleniyor. Miniatürk, Türkiye''nin dört bir yanındaki tarihi binaları görüp tanıyabileceğiniz ve ailece zevkli zaman geçirebileceğiniz bir mekan. Sabancı Bilim Müzesi yaptığı faaliyetleriyle ziyaretinizi bekliyor. Sütlüce Kültür Merkezi konserler, tiyatro gösterileri, özel programlarla kültür sanat dünyasını takip edebileceğiniz bir merkez olma yolunda. Kadir Has Üniversitesi ise gerek düzenlediği sergiler gerekse paneller, konferanslar ile dikkat çekiyor.

Nargilede de kahvede de iddialı

Gençlerin uğrak mekanlarından biri de yaklaşık 9 ay önce açılan Mehreb Kafe. Mehreb kelime anlamı ile sığınılacak yer anlamına geliyor. Kafe dekorasyonu ve manzarası ile adının hakkını vererek huzurla vakit geçirebileceğiniz bir ortam sunuyor. Kadir Has Üniversitesi yanında bulunan Mehreb Cafe nargilesi ile iddialı ve bu konuda övgüyü de hak ediyor. Tütünü ve hizmetinin kalitesi ile nargile severlerin takdirini kazanmış olan kafede yirmiden fazla nargile çeşidi var. Nargile tek başına gitmez diyenler için Türk kahvesi de iddialı seçeneklerden. Kahve günlük olarak öğütülüyor, kömürde ağır ağır pişiriliyor ve bol köpüğüyle, Osmanlı geleneğine uygun zarflı fincanlarda, estetik bir şekilde servis ediliyor. Her yaş gurubunun ama daha çok gençlerin rağbet gösterdiği kafenin orta kattaki şark köşesi rahatça oturmak isteyenler için iyi bir alternatif. Çatı katı ise nargilenizi içerken maç izleme şansı veriyor. Mehreb''in menüsü ise geniş. Türk mutfağının geleneksel tatlarının yanı sıra, İtalyan mutfağının farklı lezzetleri de usta aşçıların ellerinden sunuluyor. 20 çeşit içeren kahvaltı tabağı yanı sıra omlet ve tost çeşitleri, menemenle kahvaltı yapabilirsiniz. Mantar güveç, elma dilim patates, sigara böreği, paçanga böreği gibi ara sıcakların yanı sıra pizza, makarna çeşitleri, şeifn kömür ızgarasından köfte çeşitleri, kanat, tavuk külbastı gibi seçenekler de var. Yani Mehreb''den aç gitmeyeceğiniz garanti. (0212) 531 03 61 Cibali Mah. Hisaraltı Sk. No: 7/A Fatih/İstanbul