Anlayana ‘SU’da çok mesaj var anlamayan ‘H2O’da kalır

10 yılı aşkın bir zamandır suyu araştıran sanatçı Silvia Bener, ilk kişisel sergisini Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nde açtı. Geleneksel ebru sanatından ilham alan ancak ondan çeşitli biçimlerde farklılaşan çalışmasında, su üzerine boyalarla bir teknik uyguluyor. Anlayana suda çok mesaj olduğunu söyleyen sanatçı “Anlamayan ‘H2O’da kalır” diyor.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Silvia Bener-Sevda Dursun

Geleneksel ebru sanatından ilham alan ancak ondan çeşitli biçimlerde farklılaşan, su üzerine boyalarla çalıştığı bir teknik uygulayan Silvia Bener, ilk kişisel sergisini Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nde (KTSM) sanatseverlerle buluşturdu. “Yüzeyin Ötesinde: Su” başlığıyla tasarlanan sergi, Bener’in her şeyin özü ve varoluşun kendini görünür kıldığı bir kavram olarak suyu araştırdığı çalışmalarından bir seçki sunuyor. Bener’la 10 yılı aşkın süren suyu tanıma macerasını ve bu serginin çıkışını konuştuk.

Bener’in suyla yolculuğu Almanya’da orman içinde yaşadığı evinden geliyor. Doğanın içinde, dere kenarında, kendi yüzme havuzlarını dereden topladıkları taşlarla yaptıkları bir ortam hayal edin, böyle bir ortamda yaşayan bir insanın suya ilgi duyması kadar doğal bir şey olamazdı. O yüzden doğadaki her türlü yapı küçüklükten beri ilgi alanında. İçinde kaos ve düzenin olduğu, fizik kanunlarının da bulunduğu yapılarla ilgilenmesi, onu ünlü fizikçilerin fizik kongrelerine kadar sürüklemiş. Evrenin nasıl oluştuğu ve içindeki devinimi anlamak ise en büyük meselesi.

TÜRKİYE’DE SONSUZ İLHAM VAR

  • Üniversiteyi bitirip Türkiye’ye tatile geldiğinde eşiyle tanışıyor. Hem eşine hem de bu ülkenin güzel nimetlerine aşık oluyor. Bener “Türkiye’de bir sanatçı için dünyanın hiçbir yerinde olmayan sonsuz ilhamlar var. Hiç kimse bunun üzerine çalışmadı. Almanya’da da bir sanatçı olarak yapabileceğim çok fazla bir şey yoktu. Çünkü her şey bir düzen içinde gidiyor orada. Bir sanatçı düzende bir şey yapamaz, keşfedeceği ve kendinden bir şeyler katabileceği alan lazım” diyerek anlatıyor Türkiye’ye yerleşme kararını.

Türkiye’ye yerleştikten sonra deniz kenarında oturup resim çizmeye, fotoğraf çekmeye başlıyor. Mimar Sinan’ın yaptığı su kemerleri, bentler, çeşmeler, hamamlar, özellikle sarnıçlar üzerine araştırmaya götürüyor onu bu incelemesi. Ne kadar araştırma yaparsa, hayranlığı da o kadar artıyor. Suya olan hayranlığı elbette onu ebru sanatıyla buluşturuyor. Ebru çalışmalarını gördüğünde, yıllardır araştırdıklarının burada olduğunu anlıyor. Ardından ebru dersleri almaya başlıyor, ama ebrunun ötesine geçerek kendi sanatını oluşturuyor.

EBRUYLA ARADAKİ FARK

  • Sanatçı, bulduğu tekniği ‘Aqua Materia Sanat’ olarak adlandırıyor. Geleneksel ebru sanatından farkını ise şu ifadelerle anlatıyor: “Bedensel hareketlere imkân sağlayan büyük teknelerde çalışıyorum ben. Ebru sanatçısı mümkün olduğu kadar belli bir şekil içerisinde kalır. Benim çalışmam ise bu şekilleri kırmak üzerine. Ebru sanatçısı bir nokta yapıyor, ben bu noktayı parçalıyorum. Benim ilgim tamamen evrene yönelik. Kâğıt veya tuval her türlü malzemenin üzerine baskı yapabiliyorum. Alıştığımız malzemeyi farklı bir şekilde kullanarak insanları şaşırtıyorum. Orada üç boyutlu bir küp var ama duvardakiler de üç boyutlu gibi duruyor. Hayatımızda da öyle, bir şeyler görüyoruz ama onların arkasında da bir şeyler var.”

ANLAMAYAN ‘H2O’DA KALIR

“Suda çok mesaj var ama anlayana, anlamayan ‘H2O’da kalır” diyen sanatçı, sudan anlamak için de onunla yeterince vakit geçirmek ve saygıyla yaklaşmak gerektiğini söylüyor. Asma katta bir deneyim alanı yaratan ‘Tözün Akışı’ isimli video-yerleştirme ve farklı mecralarda üretilmiş eserlerin yanı sıra, yıllara yayılan araştırma sürecinden fotoğraflar, eskizler, not defterleri ve doğal nesneler sanatçının zihin dünyasına bir bakış sunuyor.

Küratörlüğünü Rana Kelleci’nin üstlendiği sergi, KTSM’nin giriş ve asma katlarında 30 Haziran’a kadar sanatseverleri suyun keşfine davet ediyor.

HAYAT
Su ve renkler ruhuma dokunuyor

Van Gogh ebru sanatıyla buluştu
Hollandalı ressam Van Gogh'a ait yağlı boya tablosunu ebru sanatıyla birleştiren Türk sanatçı Garip Ay, ortaya mükemmel bir eser çıkardı.