Ara kanamalar rahim uru belirtisi olabilir

Kadınlarda adet kanamasının fazla olması, ara kanamalar ve ağrıların tıp dilinde 'miyom' adı verilen rahim urunun habercisi olabileceğini belirten uzmanlar, her 4 kadından birinde görülen rahim orunun yüzde 1 -3 oranında kanserleştiğini belirtiyor.

Cihan
Ara kanamalar rahim uru belirtisi olabilir

Acıbadem Kocaeli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yıldız Tunçay, "Bazı miyomlar rahmin dışında olabilir ve hiç belirti vermez. Hastalar da bu yüzden fark edemez. Ancak düzenli kontroller sırasında tespit edilebilir. Bu nedenle kadınların her yıl kontrole gitmesi gerekiyor" dedi.

Miyomların rahim içinde ve dışında farklı büyüklüklerde gelişebildiğini, rahmin dışında yerleştiği zaman hiçbir belirti vermediğini belirten Tunçay, bu nedenle kadın doğum muayenesi sırasında ultrason ile tespit edilebildiğini kaydetti. Tunçay, karnın içi boş olduğu ve rahim de bu boşluğun alt kısmında bulunduğundan, miyomun şikayet vermeden büyüyebildiğini vurguladı.

Şikayet olmasa da miyom büyüdükçe, sert bir kitle olarak ele gelebildiğini belirten Tunçay, "Büyüdüğü zaman, karnın alt bölgesinde, ona komşu olan idrar torbası ve barsakları sıkıştırıyor. Hastada bu nedenle sık idrara çıkma sorunu ortaya çıkıyor, uzun süre idrarını tutamıyor. Barsaklara baskı yaptığı için de kabızlık oluşuyor ve şişkinlik görülebiliyor. Miyom rahmin iç tabakasında büyümesi halinde düzensiz vajinal kanama ve ağrı görülebilir Hasta adet kanamasındaki artışı ve ara kanamaları önemseyip mutlaka doktora başvurmalıdır. Adet sırasında veya devamlı olalabilen ağrılar da ortaya çıkabilir. Kanama fazla olduğundan kansızlık oluşur. Bunlar olunca gebelik dışında akla öncelikle miyom olabileceği gelir" diye konuştu.

MİYOMLARIN YÜZDE 50'SİNE AMELİYAT GEREKEBİLİR

Miyomların yüzde 50'sinin ameliyatla alınmasının gerekebileceğini belirten Dr. Tunçay, bazı miyomların çok küçük olması ve takiplerde de büyümediğinin saptanması nedeniyle alınmasına gerek olmadığını söyledi. Dr. Tunçay, "Eğer üç- altı aylık miyom kontrollerde hızla büyüyorsa, miyom içindeki kanama varsa, kanserleşme olup olmadığını tespit etmeye çalışıyoruz. Kanserleştiği takdirde (sarkom), ameliyat gerekebilir" şeklinde konuştu.

Hastada kanamaların uzun sürmesi veya fazla olması kansızlığa da yol açtığını belirten Tunçay şöyle devam etti: "Kansızlık zaman içinde halsizlik ve çarpıntıya yol açacağından, hasta eforla nefes nefese kalabiliyor. Baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü yaşanabiliyor. Küçük ve rahim iç yüzüne yerleşmiş miyomlar vajinadan girilerek hiç kesi yapmadan histereskopi yöntemiyle alınır. Daha büyük miyomların ise açık cerrahi teknikle çıkarılır. Bazı miyomlar yerleşim yeri uygunsa laparoskopik yöntemle de çıkarılabilir."

Miyomun kanserleşmesi halinde rahmin tamamının yumurtalıklar ve lenf düğümleriyle beraber alınmasının gerekebileceğini belirten Dr. Tunçay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şikayet veren ve kanser şüphesi olmayan miyomlar için hastanın yaşına, çocuk isteyip istemediğine bakarız. Genç bir hastaysa, çocuk istiyorsa, sağlık durumu da uygunsa yalnızca miyom çıkarılabilir ve rahmin tamamını almayabiliriz. Hasta 40 lı yaşlarda ve çocuk arzusu yoksa rahmin tamamı alınabilir."

Sağlık durumu iyi olmayıp operasyonu riskli olanlarla, yerleşim yeri çıkarılmasına uygun olmayan miyomlarda; radyoloji uzmanıyla beraber anjio yapar gibi miyoma giden damara tıkayıcı madde verildiğini, böylece kan yoluyla beslenmesi bozulan miyomun küçülebildiğini söyleyen Dr. Tunçay bu yöntemin son zamanlarda cerrahiye alternatif olarak uygulanmaya başladığını sözlerine ekledi.