Arabesk Anarşi Türk usulü post-modernizmdir

İnternet fenomeni, tespit insanı, post-modern romancı, ekşi sözlüğün duayen madde yazarı, mektepli bir edebiyat karşılaştırmacısı, Oral Çalışlar ve İpek Çalışlar'ın mahdumu Reşat Çalışlar, Türk usulü post-modernizmin adını koydu

Ertan Altan
Arabesk Anarşi Türk usulü post-modernizmdir

Reşat Çalışlar, bir internet fenomeni, okuyanların, tanıyanların üzerinde birleştiği tanımlamayla bir tespit insanı. İnternet alemini kasıp kavuran, dünyada olup biten her şeyle ilgili tespitin kralını yapan ekşi sözlüğün duayen madde yazarı. “Beni Kalbimden Vuranlar Var Ya” adlı bir hayli değişik romanın sahibi. Bilgi Üniversitesi'nden diplomalı bir “edebiyat karşılaştırmacısı.” Bunlardan başka, Gazeteci Oral Çalışlar'la Yazar İpek Çalışlar'ın mahdumu. Reşat Çalışlar geçtiğimiz aylarda Türk popüler kültürü üzerine internette, orda burda yaptığı tespitleri “Arabesk Anarşi” adlı bir kitapta topladı.

Sosyal bilimciler derler ki, kültür en yavaş değişime uğrayan şeydir, analizini yapmak için uzun bir süre beklemek gerekir. Ancak 80'lerin sonu 90'ların başında kendini bilen şanslı bir kuşaktan olan Çalışlar, Arabesk Anarşi'de öyle tespitler yaptı ki, adeta “sosyal bilimciler de kim oluyor” diyerek içinden geçtiğimiz dönemin kültürel kodlarını ortaya çıkardı.

Şimdi okuyacaklarınız, günlük konuşmaların arasına “herılt yani”, “intresting” gibi ünlemlerin yerleşmeye başladığı ilk evreden “Deeeermişim” aşamasına geçen, sonra da zincirlerini hepten kıran bir Türkiye'de ortaya çıkan insan türüne ait analizlerdir. Bu analizler leblebi tozu yiyerek büyümüş, özel televizyonların kuruluşuna ve Hakan Peker'in yükselişine şahit olmuş Reşat Çalışlar tarafından tam da olayların yaşandığı anda yani sıcağı sıcağına yapılmıştır.

İÇİMİZDEKİ ARAP'LA RÜYAMIZDAKİ İSVEÇLİ

Çalışlar 1980 doğumlularla 1990 doğumluların etkileşimi sonucu ortaya çıkan Arabesk Anarşi'nin etkisi altındaki Türkiye'yi şöyle tanımlıyor: “Sade Türkçe'yle İngilizce katkılı Türkçe'nin, rockçılıkla tikiliğin, içimizdeki Arap'la rüyamızdaki İsveçlinin, Facebook'la, Bizimsivas.net'in, sokak kültürüyle, yüksek kültürün yarıştığı ve karıştığı yepyeni bir Türkiye.” Çalışlar'a göre, “Arabesk Anarşi” karmaşık, renkli ve gürültülü bir Türkiye tablosu ortaya çıkarsa da aslında kendi içinde bir düzen var. Kalitesiz, bayağı ve seviyesiz gibi görünse de aslında özgün ve yaratıcı yanları var. Çalışlar paradoks gibi görünen bu durumu şöyle tanımlıyor: “Üst sınıflarla alt sınıflar arasında bir yakınlaşma var. Eskiden Cumhuriyeti sembolize eden burjuvazi gerçekten de halktan kopuktu. Mesela Nişantaşı eliti. Ancak şimdi bakın o Nişantaşı'na eskiye göre çok daha halka yakın.

'ÇAKMA' BURJUVALAR DİYARI

Eskiden üst sınıflar gibi yaşamak için basbayağı zengin olmak gerekirdi. Elitlerin kullandığı markaları, aksesuarları kullanmak için çok paraya ihtiyaç vardı. Ancak şimdi her şeyin taklidi, Arabesk Anarşi'nin diliyle söylersek “çakması” var. Bu yolla herkes bedavaya sınıf değiştirebiliyor. Yalnızca alt sınıfların üst sınıfları değil, elitlerin de sokak kültürünü taklit ettiğini söyleyen Çalışlar şöyle diyor: “Artık elitler de alt sınıfların küfürlü argo esprilerini, eğlence anlayışını, delikanlılığını, maçoluğunu benimsiyor. Karşılıklı bir öykünme durumu var. Bu şekilde toplumun zıt kutupları birbirine yaklaşıyor. Merkezde yeni bir enerji doğuyor. Sokak kültüründeki enerjinin geldiği ana damar orta ve alt sınıflar. Buradan yükselen kültürel değerler topluma özel televizyon kanallarıyla ulaşıyor. Bu şekilde sokak kültürü ile burjuva kültürü arasında orijinal bağlar oluşuyor.”

TİKİ DİLİ VE EDEBİYATI

Arabesk Anarşi'nin hüküm sürdüğü yıllar boyunca en çok tartışılan konu Türkçe oldu. İnternet devrimi noktalı harfleri iptal ederken, MSN'nin yaygınlaşmasıyla sesli harfler de ortadan kalkmaya başladı. Sonuç olarak üzerine titrenen Türkçe'den geriye Çalışlar'ın “Tiki dili ve edebiyatı” olarak tanımladığı garip bir lisan kaldı. Türkçe'deki kelime haznesinin giderek azaldığının doğru olduğunu söyleyen Çalışlar, ilginç bir tespitte bulunuyor: “Kullanılan kelime sayısı azalsa da yeni nesil kendini ifade etme konusunda bir hayli zengin bir dil dünyasına sahip.” Çalışlar, “Türkçe zaten ifade gücünü kelime haznesinin zenginliğine değil, gramerinin karmaşıklığına ve kelimelerin bir araya getirilişi sırasında doğan zengin kombinasyonlara, argosuna, deyimlerine en çok da sezgisel anlam çağrışımlarına borçlu. Yeni nesil Türkçe'nin güçlü yönünü daha güçlü güçsüz yönünü daha güçsüz bir hali getiriyor.” Ayrıca Çalışlar'a göre artık günümüz Türkiye'sinde yaşam bir zamanlar Yaşar Kemal, Sait Faik ve diğerleri gibi edebiyatçıların Türkçe'siyle anlatılabilecek bir yaşam değil. Hiç kimse şairane bir yaşam sürmüyor.”

Arabesk Anarşi'nin öncü kadrosu

Reşat Çalışlar'ın Arabesk Anarşi olarak tanımladığı post modern alaturkalık kendi kendine mi gelişti yoksa bu işin ideolojik öncülüğünü yapan bir kadro var mıydı? Bu durum Batılıların başımıza sardığı bir bela mı yoksa kendimiz ettik kendimizi mi bulduk. Kendisini Arabesk Anaraşi'nin yanında tanımlayan Çalışlar, bu sürecin bilinçli bir liderliğinin olmadığını söylese de köşe taşlarını belirleyen bazı isimler olduğu kanısında:

“Müzikte Serdar Ortaç bir örnek olarak verilebilir onun şarkı sözlerinde ve dil kullanımında kasıtlı olarak yapılan bozukluklar ve yanlışlıklar vardır. Serdar Ortaç'ın Dadaist denilebilecek bir yanı var. Tabii İsmail YK, Kont Adnan, Ajdar, Esra-Ceyda Ersoy, Gençkan gibi örnekleri de anmadan geçmek olmaz.

Edebiyat alanında basılı kitap olarak karşılığı yok ama internetteki yazılar var. Leman Dergisi, Sosyomat diyebiliriz, Ekşi sözlük diyebiliriz, Cezmi Ersöz, Nihat Genç, Ahmet Hakan diyebiliriz... Sinemada tam karşılığı olduğunu düşünmüyorum, çünkü Türk sinemacıları toplumun absürd ve kaotik ruhunu yakalamakla uğraşmak yerine “yüksek sanat” ya da “yüksek gişe” yapmaya çalışırlar. Gene de, Recep İvedik'in yaklaştığı söylenebilir.

İnternet dünyasında İnternet Mahir'i ve Peder Zickler'i örnek verebiliriz.

Siyaset dünyasında Arabesk Anarşi'nin en popüler karşılığı Süleyman Demirel'dir. Bunun yanı sıra, MHP'nin genç tabanı da Arabesk Anarşi'ye yakındır. Arabesk Anarşi'ye en uzak olan parti de CHP'dir.

Resim dünyasında kesinlikle Bedri Baykam'dır.”