Arkadaşları Birand için ne dedi?

Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta gazeteci Mehmet Ali Birand'ı arkadaşları canlı yayında anlattı.

Yenisafak.com.tr / Aktüel
Arkadaşları Birand için ne dedi?

NTV Televizyonu'na telefon bağlantısıyla katılan gazete arkadaşları Mehmet Ali Birand'ı anlattı.

Cengiz Çandar: Çok yakın bir arkadaşımdı. Öğleden sonra belli bir saate kadar hastanedeydim. Bir mucize bekliyorduk. Maalesef mucize gerçekleşmedi. Çok ama çok üzgünüm. Bizim ve bütün ülkemizin hayatı onsuz zor geçecek. Rutin bir operasyon için dün hastaneye yatmıştı. 32. Gün programına kimleri çağıracağına dair benimle görüşmüştü birkaç gün önce. 32. Gün Perşembe günüydü biliyorsunuz, onu kaybedeceğimiz gündemde yoktu. Çok üzgünüm, söyleyecek birşey yok.

Nazlı Ilıcak: Mehmet Ali benim çok sevdiğim bir arkadaşımdı. Yakın arkadaşımdı. Adım adım onun ilerlemesine şahit oldum. Hırslıydı. Herşeyi başarır gibi görünüyordu. Böyle insanlar kolay yetişmiyor. Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum.

Murat Yetkin: Türkiye'nin gazetecilik standartını yükselten bir isim oldu Mehmet Ali Birand. Hem mutluyum, hem gururluyum onu tanıdığım için ama kaybettiğimiz için de çok üzgünüm. Ölüm hepimizi buluyor. Allah rahmet eylesin.

Ahmet Hakan: Mehmet Ali Birand Türk medyasında benim kendime en yakın bulduğum, benim açımdan öncü olan bir isimdi. Çok üzgünüm. Türk medyası çok büyük bir rengini, değerini kaybetti. Baştan ayağa bir gazeteciydi. Kendisini tamamen gazetecilik misyonuna adamış bir isimdi Birand. Hem yakın bir dostumuzu kaybettik, hem Türk medyası önemli bir değerini kaybetti. Ben Diyarbakır'daydım bugün, herkes Mehmet Ali Birand'ı merak ediyordu. Burada da herkes çok üzgün. Bunları söyleyebilirim şimdilik. Hastalığından önce işine nasıl bağlıysa sonra da bağlıydı. Onun gazeteciliğe olan merakı hastalıkla ilintili bir düşkünlük değildi. Merak duygusu, gazetecilik hissi onun ruhunda vardı. Hastalık onun gazeteciliğe olan tutkusunu bitirmedi. Mehmet Ali Biranf kafa dengi bir insandı. Yanında her türlü şakanın yapılabildiği bir gazeteciydi. Bizim meslekte hem işinizde iyi olacaksınız hem de komplekslerinizden arınmış olacaksınız, bu zor bulunur birşeydi. O ikisini de birarada götürebiliyordu. Çok üzgünüm.

İsmail Küçükkaya:

Birand hepimizin hayatına etki etmiştir. Onunla çalışmamış gazeteciler bile onun sıcaklığını almıştır. Herkesin Birand'la yaşadığı bir anı mutlaka vardır. İlk kez bir haberde karşılaşmıştık. Herkese yardımcı oluyordu, diğer muhabirlere notlarını veriyordu. İnanılmaz mutevazi bir kişiydi ki bizim meslekte bu zor bulunan bir özellik. Yaptığı yorumlarla Türkiye'nin tam da ihtiyacı olduğu barıştan yana bir biçimde cesurca ortaya koyardı. Türk televizyonculuğunun da temel taşlarından bir tanedir. Görgüsünü, bilgisini, tecrübesini düşünmeden arkadaşlarıyla, meslektaşlarıyla paylaşan birisiydi.

Oğuz Haksever:

Çok üzgünüm. Çok büyük bir kayıp. İsmail Küçükkaya da anlatıyordu. Hayatımda mesleğine bu kadar aşık, işini bu kadar seven başka birini de görmedim. Kendi bültenini, programını sunarken başka kanallara da konuk oluyordu. Toplu akıl için lokomotifti. Daima sağduyuluydu. Bir zamanlar Öcalan'la röportaj yaptı, çok çok önemliydi o zamanlar. Elbette 32. Gün bir okuldu. Can Dündar, Mithat Bereket gibi çok güzel isimler oradan çıktı. 32. Gün ruhunu ayakta tutuyor şimdi bizimle birlikte olmasa da. Birçok yurtdışı haberlerinde birlikteydik. Birbirimizi atlatıyorduk. Mehmet Ali Birand, akşam iş bittiğinde de belki insanlarımızın gözünün önüne gelecek bir dosyası koşturur dururdu. Yatıncaya kadar haberin peşinde koşardı. Sempatikti, herkese sıcak bakardı.

Hasan Cemal:

40 yıllık dostumu kaybettim yeri doldurulamayacak gazeteyi kaybettik. Hayat böyle bir varsın bir yoksun hiç beklemiyordum. Çok rekabet içinde de olduk. Ben onu çok kıskandım hep ilklere imza attı. Kürt meselesinde hep taşın altına soktu. Onu çok özleyeceğim.