Beşi Bir Yerde albümüyle 90'yıllardaki şarkılarını bir araya getiren Yonca Evcimik'le yeni albümünü, hayvan hakları aktivisti olmayı ve İstanbul'u konuştuk.
Yeni albüm hayırlı olsun… Beşi Bir Yerde'yi konuşalım biraz…
Teşekkür ederim. 'Beşi Bir Yerde' bir arşiv, koleksiyon çalışması. Sadece 90'larda çıkan albümlerimin bir arşivi. Konsepti 90'ların Yonca Evcimik şarkıları.
Neden yeni şarkılar değil de 90'ların şarkıları?
2 senedir 90'lar çok popüler. Her şey 90'lar üzerine dönüyor. Ama eylül ya da ekim ayında yeni şarkılardan oluşan bir albüm de geliyor.
Ne buluyorlar insanlar o yıllarda?
Bir kere her bir şarkı birbirinden farklı bir saundda. Özgünlük var. Elektronik ağırlıklı değil. Şarkılarda ruh var. Sözleri güzel. Melodileri güzel. Bugün çok elektronik olmuş her şey. Elektronik biraz işin doğasını bozmuş. İşte bu yüzden 90'lara bir özlem var.
Bir de sinema projeniz var sanırım
Evet. O da eylülde vizyona girecek. Türkiye'ni ilk çocuk filmi: Kral Yolu. Orada Yoncimik'i oynayacağım. Kültür Bakanlığı destekli. Türkiye'deki arkeolojik kazılardan çıkan tarihi değerleri çocuklara tanıtmayı amaçlıyor. Mersin'de çekildi. Çok güzel bir proje. Ama bütün bunların dışında daha farklı bir hayalim var ve ben onun üzerinde çalışıyorum.
Nedir?
Bir televizyon projesi. İçinde hayvan haklarını da barındıran çok farklı bir yarışma formatı. Türkiye genelinde gerçekleşecek zor bir proje. Bu yüzden devletin de içinde olması gerekiyor . Tek başına altından kalkamayabiliriz. Detay veremiyorum çünkü önce her şeyin elime avcuma gelmesi lazım.
BENİM BU YOLCULUĞU YAPMA NEDENİM HAYVANLAR
Bugün kariyerinizde geldiğiniz noktayı, hayvan hakları için kullanıyorsunuz
Ben bugün Türkiye'de ne yaparsam yapayım daha fazla Yonca Evcimik olamam. En fazla daha çok para kazanırım. Ama hayvan haklarıyla ilgili çalıştığımdan beri şunu düşünüyorum. Benim bu dünyaya gelme ve bu yolculuğu yapma nedenim hayvanlar. Yonca Evcimik olup hayvanlar için bir şeyler yapmak üzere bu dünyaya geldiğimi düşünüyorum. Yonca Evcimik olarak normal bir insanın çalamayacağı kapıları çalabiliyorsunuz.
Başbakan'la da görüştünüz. Ondan randevu almak da o kadar kolay olmasa gerek…
Valla sağ olsun. Kısa sürede isteğimize cevap verdi. Üstelik verilen 40 dakikalık süre 2.5 saate uzadı.
Verimli oldu mu?
Şahane bir görüşmeydi. Sayın Başbakan'ımız 'Ne gerekiyorsa yapılsın' dedi. Hemen akabinde Kadir Topbaş Bey beni çağırdı ve bütün imkanlarını verdi. 4 Ekim Hayvan Hakları Günü'nden 26 Aralık'a kadar 39 belediyenin 26'sını dolaştık. 12 bin tane çocukla yüz yüze görüştük. Onlara kitapçıklar verdik. Oyunlarla farkındalık çalışması yaptık. Eğitimler verdik. Ben şarkılar söyledim. Çok iyi geçti. Şimdi daha büyük kitlelerle buluşmak istiyoruz. Ne bize yetti bu, ne de Kadir Başkan'a.
TÜRKİYE'Yİ BİLMEYEN İNSANLAR İSTANBUL'U BİLİYOR
İstanbul'da doğmuşsunuz…
Evet. Kadıköylüyüm. Doğduğumdan beri yani 40 yıldır Fenerbahçe'de oturuyorum.
İstanbul kadar sevdiğiniz başka bir yer var mı?
New York'ta benim şehrim. Çok özlerim orayı da. Ama İstanbul hele hele Kadıköy başka.
İki şehrin ortak yönleri var mı?
İstanbul yaşayan bir şehir. New York da öyle. New York'ta her tenden, her dilden, her ırktan, her dinden insan birbirine saygı duyarak özgürce yaşayabiliyor. İstanbul da böyle bir yer olma yolunda. Koşuyor İstanbul. Belki ayak uydurmak zor ama her renkten her tondan, her dokudan insanı barındırıyor. Sokaklarında köpeği, kedisi, kuşu kargası var. Sadece Türkiye'de değil dünyada da çok şey ifade ediyor. Bazen Türkiye dediğiniz zaman bilmeyip, İstanbul dediğiniz zaman biliyorlar biliyor musunuz? Çok rastladım yurtdışında. Artık 'İstanbulluyum' diye bir şey var. Dünyadaki marka değeri giderek artıyor.
Sizin için ne ifade ediyor?
İstanbul her şey demek. Hayatımın yüzde 90'ı İstanbul'da geçti. 40 yıldır hep aynı muhitte oturuyorum. Annem ortada, ablam biraz ileride ben biraz beride. Okulum da oradaydı. Bütün hayatım orada geçti. Başka yerde yaşayamam. Çünkü bence Kalamış'tan daha güzel bir yer yok. Herkes 'Bir tatlı huzur almaya geliyor', ben niye gideyim başka bir yere? Münir Nurettin Selçuk Caddesi'nde oturuyorum bir de. Kalamış bir tarafımda, Fenerbahçe bir tarafımda.
Bu şehrin yorgunu mu aşığı mısınız?
Aşığıyım. Daha yorulmadım. Ben de İstanbul gibi hızlı yaşamayı seviyorum.
Yurtdışından bir misafiriniz geldiğinde nerelere götürüyorsunuz?
Önce camiler ve Kapalıçarşı. Sonra Boğaz. Bağdat Caddesi ve Fenerbahçe. Sonra bir de Bodrum'a indikleri zaman iyice kendilerinden geçiyorlar.
Bu şehri temsil eden en önemli mimari yapı hangisi size göre?
Topkapı Sarayı, Sultan Ahmet Camii, Kız Kulesi... Yeni jenerasyon olarak köprülerimiz… Boğaz zaten başlı başına bir olay…
Nesini seviyorsunuz en çok?
İstanbul vatanım benim. Her şeyini seviyorum…
Sevmediğiniz hiçbir tarafı yok mu?
Çarpık yapılaşmayı sevmiyorum. Göç eden insanlara karşı hiçbir önyargım yok. Bilakis her yer herkesin bence. Ama geldikleri yere uyum sağlayamamalarından çok rahatsız oluyorum. Hala İstanbul'un orta yerinde yere tüküren insan varsa bundan nefret ediyorum.
İSTANBUL'DA HAYVANLARA YAŞAM ALANI YOK
İstanbul hayvanlar için nasıl bir şehir?
İstanbul demek Türkiye demek. Türkiye'nin renkli yüzü burası. Kozmopolit bir şehir. İnsanlar yaşamak için buraya geldikçe, bir yandan da binalar, gökdelenler yapılıyor. O büyük evler nerede yapılıyor? Hayvanların yaşam alanları olan ormanlarda, yeşil alanlarda yapılıyor. Ve bunu yapan insanlar hayvanların ellerinden aldıkları yaşam alanlarının yerine yeni bir yaşam alanı koymuyor. Şehir yeniden planlanırken yaşam alanları ellerinden alınan hayvanlar hiç düşünülmüyor. Sokaklarda yaşamalarına izin yok. Evlerde yaşamalarına izin verilmiyor. Barınaklar da bir bakıma hapishane. Şimdi büyükşehir belediyemiz hakikaten çok güzel çalışıyor. Çok şahane bir veteriner müdürü geldi. Mustafa Ün. Harıl harıl çalışıyorlar ve doğal hayvan parkları oluşturuluyor her iki yakada da. Ama aslolan sokakta yaşayan hayvanları alıp, kısırlaştırıp alındıkları yere bırakmak. Çünkü onlar oranın canlısı. Kimsenin onları yaşadıkları yerden koparmaya hakkı yok.
Şan şöhret hikâye...
Yonca Evcimik, "Ben star edasıyla ortalarda dolaşamam. Bu hayat egoları tavan yaptırabiliyor. Ama ben bunları tıraşladım. Şan şöhret hikaye. Bundan sonra en fazla daha çok para kazanırsınız. Ama etrafınızdakilere bir faydanız olmadıkça, iyi ve kalıcı bir şeyler yapmadıkça ne anlamı var, neye yarar" diyor.