Artık sanat para ediyor

Sanat piyasası son on yılda oldukça hareketlendi. İş adamları artık paralarını ticaretin yanı sıra sanata da yatırıyorlar. İstanbul Antik Sanat Müzayede Evi'nin sahibi Mehmet Çebi, eskiden 5 koleksiyoncunun ancak olduğunu fakat son yıllarda bu sayısının arttığını söylüyor. Çebi, muhafazakar camiada da sanat eseri koleksiyoncularının çıkmaya başladığını söylese de, imkanlarının arttığı ölçüde ilgilerinin artmadığını ifade ediyor.

Emeti Saruhan
Artık sanat para ediyor

Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi o ülkedeki kültür sanat etkinlikleriyle ölçülür. Kültür sanat alanındaki hareketlilik bu yüzden önemlidir. İstanbul Antik Sanat Müzayede Evi'nin sahibi Mehmet Çebi, kültür sanat alanındaki kıpırdanmaları yeterli bulmasa da son zamanlarda 'iyi şeyler' olduğu görüşünde. Buna da örnek olarak büyük firma sahiplerinin son beş yıldır önemli koleksiyonlara yaptıkları yatırımları, açtıkları özel müze ve sanat galerini gösteriyor. Eczacıbaşı, Sabancı, Demirören gibi Türkiye'nin sayılı şirketlerinin kültür sanat alanında yaptığı yatırımlarla dikkat çeken Çebi, her geçen gün bu isimler arasına yeni isimlerin katıldığını söylüyor. Bunda en önemli etken ülkenin ekonomik şartlarındaki iyileşme. Çebi, Ülker, Ramsey, De Facto gibi firmaların da yeni yeni kültür sanat alanında adını duyuracak işler yapmaya başladıklarını belirtiyor ve son on yılda koleksiyoner işadamlarının arasına önemli isimlerin katıldığının altını çiziyor.

EN ÖNEMLİ ALICI ÇETİNDOĞAN

Bu sayının artmasında Çebi'ye göre Tophane'de açılan İstanbul Modern'in önemli bir payı var. Çebi, İstanbul Modern'e kabul edilen sanatçıların eserlerini daha yüksek fiyatla satmaya başladığını ve bu resimlere ilgi gösteren koleksiyonerlerle de birlikte çok sayıda resim koleksiyoncusunun oluştuğunu söylüyor. Bu da piyasayı genişletmiş. On yıl önceye göre çok sayıda koleksiyoner olduğunu ifade eden Çebi, 'On sene önce Türkiye'de toplasanız 5 tane koleksiyoncu ancak çıkardı fakat sanat piyasasının gelişmesi yeni yeni koleksiyoncuların ortaya çıkmasına sebep oldu.' diyor. Örnek olarak borsacı Kerem Kıyak ve DeFacto'nun sahibi Zeki Cemal Özen'i gösteriyor ve her ikisinin de çok güzel bir hat koleksiyonu yaptıklarını söylüyor. Eski hatırı sayılır koleksiyoncular olarak işadamları Sakıp Sabancı ve Erdoğan Demirören'i sayan Çebi, Erdoğan Demirören'in hala Türkiye'nin önemli birkaç koleksiyoncusundan biri olduğunu ve İslam eserleri Osmanlı eserlerinin her çeşidiyle çok iyi bir koleksiyonu olduğunu anlatıyor. Son beş yılın en önemli koleksiyoncusu olarak da Demsa Group'un sahibi Cengiz Çetindoğan'ın adını veriyor. Çetindoğan'ın şu an sanat piyasasındaki en önemli alıcı olduğunu anlatan Çebi, 'Hem klasik, hem modern resim alır, hem de Osmanlı hat sanatının en güzel eserlerini, en güzel fermanları alır. Son beş senedir hemen hemen bütün müzayedeler ağırlıklı olarak Cengiz Bey'e eser satmıştır' diyor. Kendisinin de eline gelen eserleri başta Cengiz Çetindoğan olmak üzere koleksiyonerlere teklif ettiklerini ifade ediyor.

PİYASAYI HAREKETLENDİRDİ

Mehmet Çebi, Cengiz Çetindoğan ve Erdoğan Demirören'den sonra büyük koleksiyonerler olarak, resim sahasında Can Has, hat alanında Kerem Kıyak ve Zeki Cemal Özen, tespih koleksiyonu olarak da Ali Demirel'in isimlerini sayıyor. Muhafazakar camiada henüz geniş çaplı koleksiyon yapan kimsenin olmadığını söyleyen Çebi, Murat Ülker'in Burhan Doğançay'ın mavi Senfoni eserini almasıyla sanat camiasında büyük sükse yaptığını söylüyor. Çebi, 'Sanat piyasasında tarihimizin en pahalı satılan çağdaş sanat eserlerinden biri Doğançay'ın. Bu çağdaş sanat piyasasında hareketlenmeye neden oldu. Murat Bey'in işin içine girmesi piyasaya ekstra bir canlılık getirdi. Hat sanatı eserleri de toplamaya başladı. Bir çok önemli sanat etkinliğine sponsor oldu.' diyor. Muhafazakar camianın koleksiyonerleri olarak Murat Ülker dışında şu isimleri sayıyor Çebi: 'Ramsey'in sahibi Remzi Gür Bey'in bir ferman koleksiyonu var. DeFacto'nun sahibi Zeki Cemal Özen de bu camianın insanıdır. Yaklaşık 5 senedir güzel bir hat koleksiyonu yaptı. Almaya devam ediyor. Önümüzdeki 5 sene zarfında çok ciddi bir koleksiyonu olacak. Bunların dışında bildiğimiz ciddi bir isim yok. Maalesef muhafazakar camia sanat meselelerine olması gerektiği kadar ilgili değil. İmkanlarının artması nispetinde sanata ilgileri artmadı' diyor.

HEPSİ MÜZE AÇACAK

Mehmet Çebi, sanat koleksiyonu yapmanın yüksek meblağlara karşılık geldiğini ve bu nedenle koleksiyonerlerin hepsinin ilk yüze giren Türkiye'nin önemli işadamları olduğunu ifade ediyor. Cengiz Çetindoğan'ın müze açma hazırlığı içinde olduğunu bu nedenle çok alım yaptığını söylüyor Çebi. 'Cengiz Bey, dünyaca ünlü mimar Zaha Hadid'e projesini çizdirdiği bir müze hazırlığı içinde. Birkaç yıla kadar inşaatı bitecek ve Türkiye'nin en önemli özel müzesi olacak. Aslında Mehmet Çebi, Erdoğan Demirönren'in de müze açacağını düşünüyor. Hatta koleksiyon yapan herkesin aklında bir müze fikrinin olduğunu düşündüğünü söylüyor.

AVRUPA'DAN GÜVENİLİRİZ

Müzayede şirketlerinin eksperlerle çalıştığını anlatan Mehmet Çebi, eser güvenirliği konusunda Avrupa'dan daha iyi durumda olduğumuzu söylüyor. Çebi, 'İşin içindeyseniz ve merakınız da varsa bir meleke gelişiyor. Karşınıza gelen bir eserin sahte olup olmadığını yüzde doksan, doksan beş anlayabiliyorsunuz. Fakat bu yalnızca kendi koleksiyonunuza aldığınız bir şey değil, ticari bir meta olduğu için, bu eseri alacak insanların da gönül rahatlığıyla alabilmesi için o sahadaki uzmanlara mutlaka eser gösterilip gerekirse yazılı bir rapor alınır. Türkiye'de bu işi profesyonel manada yapan uzmanlar var. Türk resmiyle ilgili bir eser geldiği zaman o eserin uzmanının kim olduğunu bilirsiniz ve ona başvurursunuz. O uzman belli bir ücret karşılığında önce gözle bakar, daha sonra bazı kimyasal testlere tabi tutar ve o eserle ilgili kanaatini verir. Böyle bir eksperden rapor alırsanız, bu eseri tüm müzayedelere rahatça koyabilirsiniz' diyor.

Müzayede şirketleri iki kaynaktan besleniyor; eserin sahipleri ve müzayede şirketleri dışında sanat eseri alıp satan esnaf. Mehmet Çebi bu esnafların Nişantaşı, Kadıköy, Üsküdar, Aksaray Hor Hor gibi yerlerde öbek öbek toplandığını söylüyor. Çebi 'Müzayede şirketlerini besleyen bu esnaflardır. Birinci derecede evlerle muhatap oluyorlar. Müzayedeler belli aralıklarla yapılır ve müzayedeye konulan eserlerin parası satıldıktan sonra ödenir. İnsanların büyük çoğunluğu da böyle eserleri ihtiyaçtan dolayı sattığı için nakit paraya ihtiyacı oluyor. Direk bu esnaflara satıp eserin parasını alıyorlar. Bu esnaflar eserlerin bir kısmını kendi koleksiyoncularına aldıkları gibi satar. Bir kısmını da müzayede şirketlerinde değerlendirir' sözleriyle anlatıyor esnaf müzayedeci ilişkisini. Zaman zaman bu esnafları gezdiklerini de ifade eden Çebi, müzayedeye gelen eserlerin yüzde 60'ının esnaftan geldiğini söylüyor. Müzayede şirketlerinin eline geçen bütün eserler de müzayedeye gitmiyor. Çebi, eline geçen eserlerin yüzde doksanını koleksiyoncularına sattığını söylüyor.

SANATSEVERLER ARTTI

"15- 20 kişinin aldığı eserle sanat camiası dönmez" diyen Mehmet Çebi, orta derecede gelire sahip sanatseverlerin katkısının büyük olduğunu ifade ediyor. 'Sanatseverlerin bir kısmı evinde bir tane hilye olsun istiyor. Bir hilye alıp evine asıyor. İkinci üçüncü Hilyeye bakmıyor. Evinde bir tane İstanbul yağlıboya peyzaj olsun istiyor, onu alıp asıyor. 2 güzel gümüş obje olsun istiyor. Bir imkan buluyor gidip alıp evine koyuyor. Artık böyle binlerce insan var. İstanbul'da 3- 5 senede bir milyon nitelikli konut oluştu. Bu insanlar bu piyasayı döndürüyor. İleride bu sayının çok ciddi şekilde de artacağını düşünüyorum. Bir milyon dolar verip daire alan insan, 2 bin dolar verip evine bir hat eseri bir resim sanatı alıp asıyor' diyor.

Bugüne kadar yapılan en yüksek satışlar

Murat Ülker- Burhan Doğançay / Mavi Senfoni / 2.777.000 lira

Zafer Yıldırım- Erol Akyavaş / En-el Hak / 2.780.000 lira

Mehmet Ali Aydınlar/ Osman Hamdi / Vazo yerleştiren

kız /3.280.000 TL

Nezih Barut / Kazasker Mustafa İzzet Efendi hilyesi / 800.000 Dolar

Kaya Turgut / Bakkal Arif hilyesi / 850.000 Dolar

En çok hangi eserler aranıyor

Hat sanatında en çok eseri aranan hattatlar; Ahmet Karahisari, Şeyh Hamdullah, Yakup el Muhtasimi, Hafız Osman, Mahmut Celaleddin, Kazasker Mustafa İzzet, Şefik Bey, Şevki Bey, Nazif Bey, Sami Efendi. Klasik resimde ise en yüksek meblağa satılan Osman Hamdi'nin eserleri. Ondan sonra Şeker Ahmet Paşa, Hüseyin Zekayi Paşa, Süleyman Seyyit, Hoca Ali Rıza, Nazmi Ziya'nın eserleri geliyor. Bu eserlerde milyon dolarlık satışlar gerçekleşti. Burhan Doğançay ve Erol Akyavaş ise çağdaş Türk resminin en yüksek fiyata satılan eserlerinin sahipleri. Milyon dolarların üzerinde fiyatlara alıcı buluyor.

Tereke, evden müzayedeye taşındı

qMehmet Çebi bizdeki müzayede kültürünün gelişimini şöyle anlatıyor: 'Müzayede aslında bizim kültürümüzde vardı ama evlerde yapılırdı. Biri rahmetli olduğunda, çocukları ilgisizse terekesini satardı. İlgililer eve çağırılır ve müzayede yapılarak eserler satılırdı. 90'ların başında ise müzayede işi daha profesyonel olarak yapılmaya başlandı ve 5 yıldızlı otellere taşındı'

En büyük Hilye-i Şerif sergisi

Aynı zamanda koleksiyoner olan Mehmet Çebi, özellikle İslam sanatı çağdaş hat sanatı eserlerinin dünyadaki en önemli koleksiyoneri olarak biliniyor. Büyük sergilere imza atan Çebi, 26 Ocak''ta da şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı ve en büyük Hilye-i Şerif sergisini açmaya hazırlanıyor.